en ünlü 10 güzellik masalı

En ünlü 10 güzellik masalı Doğru bildiğiniz ama aslında yanlış olan güzellik sırlarını okuduğunuzda siz de şaşıracaksınız. İşte 10 güzellik masalı… 1- ‘Saçları günde 100 kez taramak, onları daha sağlıklı ve parlak yapar”: Yanlış

Saçlarınız, düzenli tarandıklarında daha sağlıklı olacaklar diye bir kural yok. Üstelik, düşük kaliteli fırçalar saç uçlarının kırılmasına yol açabiliyor.

Öneri: Saçlarınızı taradıktan sonra parmak uçlarınızla saç derinize masaj yaparsanız, bu şekilde kan dolaşımınız hızlanacak ve saç kökleriniz daha çok beslenecektir.

2-‘Karbonat, dişleri beyazlatır”: Doğru

Karbonat, bize ışıltılı dişler sağlar. Bunun için, diş fırçasına biraz karbonat döküp dişlerinizi 2-3 dakika fırçalayın, sonra ağzınızı suyla iyice çalkalayın.

Öneri: Dişleri karbonatla sık sık fırçalamak, dişin en üst tabakası olan minesini incelteceğinden, bu işlemi haftada bir kez yapmak yeterlidir.

Bembeyaz dişler hayal değil

3-‘Çay, gözdeki şişkinlikleri hemen indirir”: Doğru

Yorgun gözlerinize uygulayacağınız rahatlatıcı bir çay kompresi, kendinizi harika hissetmenizi sağlar. Çünkü, çayın dinlendirici ve şişkinlik giderici etkisi var.

Öneri: İki tane çay poşetinin üzerine sıcak su dökün ve biraz demlenmesini bekleyin. Soğuduktan sonra, gözlerinizin üstüne koyup beş dakika bekleyin.

Şiş gözler için pratik tavsiyeler

4-‘Limon suyu saçın rengini açar”: Doğru

Doğal kumral olan saçlarınızın rengini, limon ve güneş ışınlarıyla daha da sarartabilirsiniz. Limon suyunu, üçte bir oranında normal suyla seyreltip saçınıza sürün ve güneş altında bir saat bekleyin.

Öneri: Bu işlem sadece doğal sarışınlarda ve kumrallarda işe yarar. Öte yandan, bu işlemi çok sık yapmamalısınız. Çünkü, limonun içeriğindeki asit, saçınızın tel tel olmasına ve mat görünmesine yol açabilir.

5-‘Vücudumuzdaki tüylerin jiletle alınması, onların daha gür çıkmalarına neden olur”: Yanlış

Tıraş edilmiş tüyler, kimi zaman ele daha gürmüş gibi gelir. Ama bunun nedeni, jiletle kesilmiş tüylerin uçlarının, jiletle kesilmemiş tüylerdeki gibi sivri değil de küt olmasıdır. Tüyler bir süre uzadıktan sonra, bu sertlik de ortadan kalkar.

Öneri: Tüylerinizi jiletle aldıktan sonra, o bölgeye nemlendirici bir krem sürerseniz, cildinizin kurumasını ve kaşınmasını önlemiş olursunuz.

6-‘Diş macunu, uçuk ve sivilcelere iyi gelir”: Yanlış

Diş macununun sivilceyi iyileştirdiği söylenir. Ama, macunun kurutucu özelliği olmasına rağmen, içerdiği ‘flor” cildi tahriş edebilir.

Öneri: Uçuklar ve sivilceler için, bu konuda özel olarak geliştirilmiş ürünleri tercih etmelisiniz.

Sivilce mitleri

7-‘Havuç yemek, cildi güneş yanığına karşı korur”: Yanlış

Havuç yiyerek güneşin zararlı ışınlarından korunmamız mümkün değil. Güneşten zarar görmemek için, güneş ışınlarından ölçülü yararlanmalı ve yüksek koruma faktörlü güneş yağları kullanmalıyız.

Öneri: Havuç tek başına yeterli olmasa da, güneş kremiyle birlikte kullanıldığında harikalar yaratır. Çünkü, havuçtaki ‘beta-karoten”, bronzlaşmayı hızlandırır.

8-‘Dudak bakım kremleri bağımlılık yapar”: Yanlış

Dudak bakım kremlerine karşı bir bağımlılık gelişmez. Dudakların hassas derisinin kendi başına yağ üretme yeteneği yoktur. Dolayısıyla, düzenli olarak dudak bakım kremi kullanmanızda hiçbir sakınca yok.

Öneri: Güneşli havalarda, koruma faktörlü dudak bakım kremlerinden birini tercih edin ki, dudağınız zararlı ışınlara karşı da korunsun.

9-‘Limon suyu, çilleri ortadan kaldırır”: Yanlış

Limon suyu zaten ince olan cildi tahriş edebilir. Yüzünüzde çilleriniz varsa, yüksek koruma faktörüne sahip güneş kremleri kullanabilirsiniz.

Öneri: Limon suyunu, diz ve dirseklerinizdeki sertleşmiş bölgeleri yumuşatmak için kullanabilirsiniz.

10-‘Selülite karşı kahve için”: Doğru

Kahve, iki tarafı keskin bir bıçağa benzer: fazla içtiğiniz takdirde, cildinizin portakal kabuğu görünümü artabilir. Öte yandan, selülit önleyici kremlerin pek çoğunda bulunan kafein, zehirli maddeleri vücudumuzun problemli alanlarından atar ve bu can sıkıcı görünümden de kurtulmamızı sağlar.

Öneri: Kahve keyfiniz, günde iki fincanı aşmamalı. Uzmanlar, fazlasının selülite neden olabileceğini söylüyorlar.

tehlike ayağınızda

Tehlike ayağınızda Ayakkabı ilgisi bazı insanlarda saplantı halini alacak şekilde büyüktür. Çeşit çeşit ayakkabıları giyerken ayaklarımızda oluşabilecek deri hastalıkları ve şekil bozuklukları neler? Nasıl korunabiliriz? İnsan vücudunda en büyük yük ayaklar üzerindedir. Yürürken bu yük daha da artar. Düşünün ki saatte altı kilometre hızla yürüyen bir insan gün boyunca toplam bin ton yük basar.

Ayakkabının icadının aslında bu yükü en aza indirgeyip, eşit şekilde yayılmasını sağlamaya dayandığını, artık ayakkabının sosyal konumu gösteren bir araç halini aldığını ekliyor. Sivri burunlu, uzun ve ince topuklu ayakkabıların seksi olduğu bir gerçek. Hiçbir dönem modası geçmeyecek olan bu ayakkabıların gelecek yıllarda da egemenliğini sürdüreceği kesin görünüyor. İçinde bulunduğumuz mevsimin modası dolgu topuklular da şıklığın vazgeçilmez tamamlayıcıları. Uzun boy, daha ince görünümlü bacaklar, kıyafetin daha göz doldurucu olması uğruna seçilen yüksek topuklu ayakkabılar, doktorlara göre ayak sağlığı açısından sorun yaratabilecek nesneler.

Uzmanlara göre, 5 cm yüksekliğindeki topukta normal yürüyüş bozulur. 7,5 cm”lik topuk yüksekliği, ayaktaki yük ve basınç miktarını yedi kat artırır. Günlük aktivitelerde yüksek topuklu ayakkabı giyenler, gün içinde 6 km”den fazla yürüyüş yapmış kadar ayaklarına ek yük bindirirler.
Ayakkabı seçme kılavuzu

Yüksek topuktan dolayı oluşabilecek sorunları şöyle sıralanıyor:

Nasır: Ayakkabı ile ayak arasındaki sürtünme sonucu derinin sertleşip kalınlaşmasıyla oluşur. Daha çok parmak altında ve parmak aralarında görülür. Yüksek topuklu ayakkabıda ayağın öne doğru kayması veya dar ayakkabının belirli noktalara basınç uygulaması sonucu gelişir.

Hafluks valgus: Baş parmağın dışa doğru anormal derecede açılanmasıdır.

Tırnak problemleri: Yüksek topuklu ayakkabıda ayağın öne doğru kayması sonucu ayak parmakları ayakkabının ucuna doğru itilerek parmaklar ve tırnak yataklarına sürekli basınç uygulanarak tırnaklarda şekil bozukluğu, tırnak batması ve mantar oluşumuna neden olur.

Yüksek topuk tehlikesi!

Çekiç parmak: Parmaklar ayakkabının ucuna doğru itildiğinde parmaklar biçimsiz olarak kıvrılır ve parmağın orta eklemi bükülerek oluşan deformite, ayakkabının üst kısmına baskı sonucu ağrıya neden olur.

Kas ve bağlarda problem: Denge çabuk bozulduğu için ayakta burkulma riski artar, ayak bileğindeki bağ ve eklemlerde zedelenmelere yol açar. Bacak arkasındaki kas ve bağların kasılması, bacak ön ve yan bağlar ile kasların gerilmesi ve zorlanmasına neden olur.

Ayağınıza göre ayakkabı!

Topuklu ayakkabı giymenin püf noktaları

Tüm bu rahatsızlıklar gözünüzü korkutmasın. Yüksek topuklu zevkinizden kendinizi sonsuza dek mahrum bırakmak zorunda değilsiniz. Uzmanların önerilere kulak verin yeter:
• Yüksek topuklu ayakkabıyı mümkün olduğunca az giyin, ise giderken giymek zorundaysanız ya da giymek istiyorsanız, yanınızda topuksuz bir ayakkabı götürüp oturduğunuz zaman değiştirin.
• İş yerinde topuklu ayakkabıyla olma zorunluluğunuz varsa işe gidiş gelişlerde topuksuz ayakkabı kullanmaya çalısın.
• İş yerinizdeki molalar esnasında bacak kaslarınızı esnetin.
• Akşamlan ayaklarınızı ılık suda 5-10 dakika dinlendirin, masaj uygulayın. Bu, ayağınızdaki dolaşımın düzenlenmesine yardımcı olur.
• Ayak, bacak, uyluk ve bel kaslarınıza yönelik esnetme ve germe egzersizleri yapın.

Ayakkabı deyip geçmeyin!

Stiletto egzersizi

Stiletto olarak tanımlanan sivri topuklu ayakkabılarla güven içinde yürüme yetisi kazandıran, hem de bacaktan şekillendirmeye yardımcı olan bir egzersiz türü var “Stiletto strength”. ABD menşeili bir egzersiz türü olan stiletlo strength, henüz Türkiye”de uygulanmıyor.
Sporun illa ki spor ayakkabıyla yapılmayacağını kanıtlamak istercesine kadınlara hem spor yaptıran hem de topuklu ayakkabıyla nasıl yürümeleri gerektiğini öğreten Stiletto strength”te, dersin 30 dakikalık ilk bölümünde spor ayakkabıyla vücudun alt kısmı ve karın kaslarını çalıştırmak üzere egzersizler, 15 dakikalık ikinci bölümde ise sivri topuklu ayakkabılarla devam ediliyor. Yani baldırların güzel görünmesine yardım eden, bucakları güçlendiren egzersizler ve ardından eğlence, güven kazanma egzersizleri… Stiletto ile yürürken:

Ayakkabı alırken dikkat!

• Mümkün olduğunca küçük adımlar atma,
• Adım atarken topuk ve burna aynı zamanda ağırlık vererek basma,
• Adım atarken ayakkabının içinde parmakları yayarak yürüme (yere sağlam tutunmayı sağlar),
• Karnı içeri çekerek, dik durma öneriliyor.

Spor giyim modası

Hayatınızın büyük bölümünde salaş giyim altı Converse modası ya da eşofrnan-Louis Vuitton çanta-fönlü saç-spor ayakkabı modasının ugulayıcılarındansanız,”ayakkabı hastalıkları”ndan tam yırtmış sayılmazsınız.

Zira topuklu ayakkabı hiç tarzım değil zaten, ne şanslıyım ki hep spor ayakkabı giyiyorum” diyenlere de söyleyecek bir çift sözü var doktorların.

Topuklu ve dar ayakkabılara bakılınca en rahatı spor ayakkabı gibi görünse de herkesin dikkatinden kaçan bir nokta var.Uzmanlara göre, her gün giyilen bir spor ayakkabı, bir tuvaletten 75 kat daha fazla mantar üreme hücresi taşıyor. Bir yandan topuklu ayakkabı giymeyi en aza indirgeyip nasır gibi problemleri engellerken, diğer taraftan mantar gibi havasızlıktan oluşan rahatsızlıklara yakalanmamak gerek. Bu nedenle spor ayakkabılarının bakımının çok iyi yapılması, her gün kullanıldıktan sonra mutlaka havalandınlması, dolaba hapsedilmemesi gerektiğini belirtiyor. Aynca uzmanlara göre, spor ayakkabı, mutlaka pamuklu çorap her gün değiştirilerek kullanılmalı.

Açılır diyen satıcıya kanmayın

Ayakkabı seçerken dikkat etmeniz gereken hususlar şöyle sıralanıyor:
• Gün boyu ayaklara yük bindiği için ayaklar şişer ve genişler. Bu nedenle ayakkabılarınızı akşama doğru alın. Akşam alınan ayakkabı rahat ise gün boyu giydiğinizde rahatsız etmez. Yaş ilerledikçe ayak tabanında çökme sonucu ayaklar uzar ya da genişler, bu nedenle ayak numaranızı aralıklı olarak kontrol edin. Ayakkabınızın uzunluğu ve genişliğinin ayağınızla orantılı olmasına dikkat edin.
• Yük bindiğinde ayak genişleyip uzadığından, ayakkabıyı ayakta, üzerine basarak denemek gerekir.
• Ayak bileği burkulmalannı önlemek için daha geniş ve daha kısa topuklu ayakkabılan tercihedin. Geniş topuklular dengeyi daha iyi korur.Tercihen ayakkabının topuk yüksekliği 2,5 cm”yi aşmamalı.
• Sivri burunlu ayakkabılar parmaklarda şekil bozukluğu yaratacağından ön kısmı geniş olanayakkabılan tercih edin.
• Ayakkabı seçerken altının esneme özelliği olmasına dikkat edin. Tahta ve benzeri çok kalın
ve esnek olmayan ya da çok ince olan ayakkabılar ayak bağ ve eklemlerine aşın yük
bindirerek ağnya neden olur.
• Ayakkabının iç kısmı çok kaygan ve sert olmamalı, ayak kavislerine destek verecek
biçimde olmalı.
• Ayakkabının üst kısmı, içinde parmaklarınızı kıvıracak kadar yüksek ya da esnek olmalı.
• Kesinlikle satıcının ayakkabının açılıp ayağınıza uyacağı sözlerine kanmayın. Düzgün ayakkabıda böyle bir şey olamaz.
• Ayağınızın hava almasına izin veren materyalleri, örneğin köseleyi tercih edin,
naylon benzeri maddeden yapılan ayakkabılardan kaçının.

Ünlü isimler ve ayakkabıları…

hamileyken bunları giydiler

Hamileyken bunları giydiler Karşınızda stil sahibi dört ünlü hamile, tarzlarını anlatıyor. Anne olmaya hazırlanırken bile nasıl bu kadar şık olduklarını merak ediyorsanız, doğru yerdesiniz… Jessica Alba
Bu özel röportajda Alba, imzası haline gelen stiline nasıl sadık kaldığını anlatıyor.

Hamile kaldıktan sonra giyim tarzınızı değiştirdiniz mi?
Göbeğimi çok sıkmayan şeyler giymem gerekiyor. Bu yüzden yeni elbiseler aldım. Hamileyken giydiğiniz elbise rahat değilse çok sıkıntı çekiyorsunuz. Ben aynı zamanda uzun gömlekler ve taytlar giydim, çünkü daha rahat hareket edebiliyordum. Elastik belli hamile jeanleri de hamile olduğum dönemde oldukça rahat etmemi sağladı.

Hamilelik döneminde en beğendiğiniz tasarımcılar kimlerdi?
Hamileyken aldığım kıyafetler arasında Vince’in kazaklarını çok seviyorum. Qi Cashmere’den de birkaç trikom var.

Moda konusunda en önemli başarınız ne oldu?
Aslında en sevmediğim şey dolabımı baştan düzenlemek. Ama kabul etmek lazım, bu aynı zamanda çok eğlenceli bir şey, oldukça heyecanlı.

Hollwood’da birçok kadın hamile, stilinden etkilendiğiniz birileri oldu mu?
Bence herkes şahane görünüyor. Moda dünyasında her şeyin en güzeline ve rahatına kolaylıkla erişebiliyoruz, bu yüzden ölçülerimiz ne olursa olsun hepimiz güzel görünüyoruz.Halle Berry her zaman sade ve büyüleyici. Anne oldunuz diye ışıltınız kaybolacak değil ya, Jennifer Lopez bunu kanıtladı mesela…

Bir süre önce bir davette tek omuzlu bir elbise giydiniz, neden o elbise?
Onu seçtim çünkü üzerime tam oldu. Biraz tanrıçamsı bir elbise, omzundaki taş işlemeleri ile rahat ve şıktı. Gucci’nin imzası haline gelen bir çiçeği de vardı.

Anjelina Jolie
Havaalanı koşuşturmamalarında veya kırmızı halı davetlerinde, Jolie’nin gardırobunun ilk tercihi siyah oluyor.

Jolie, birkaç ay önce gittiği bir promierde “Siyah benim rengim” demişti.2000’de Oscar gecesinde giydiği gotik görünümlü Versace elbisesi Jolie’nin simgesi haline gelmiş ve vamp görünümüyle çok konuşulmuştu. Ama bu seneki bağımsız film festivali için L.A.’deki Western Costume’dan kesik kollu vintage bir elbise seçti ve modacıların bir kez daha takdirini kazandı.Ünlü oyuncu siyahı sevse de, arada sırada annelik coşkusunu pekiştiriyor.

Dört çocuk annesi aktris siyahın ince gösterme avantajını çok iyi kullanıyor. Bir prömiyer için giydiği Max Mara paltosu ve ya şeffaf çiçekli Malo elbisesi bunun kanıtı. Giydiği ince askılı daracık elbiselere rağmen, Jolie siyahın gizemiyle karnını gizlemeyi çok iyi başarıyor.

İstanbulda stil adresleri
Nicole Kidman
Güzel oyuncu hamilelik döneminde daha da romantik bir tarza büründü.

Avustralya kökenli aktris kalem eteklerini ve diz hizası eteklerini bir süreliğine rafa kaldırdı. Oscar gecesinde giydiği L’wren Scott mücevherli Balenciaga’sı CMT ödüllerindeki şarap rengi Ywes Saint Louren’i ve bir galaya katıldığı beyaz Balenciaga’sıyla peri kızlarını andırıyor.

İncecik fiziğini hamileliği boyunca koruyan Kidman, büyüyen karnını elbiselerinin göbek kısmındaki drapeler sayesinde daha küçük gösteriyor. Derin göğüs dekoltesinden de kaçınmıyor.

Seksi olmak için modayı kullanın
Gwen Stefani
Stil ikonu adayı ve rock yıldızı, etnik bir tarzı benimsiyor.

Globalleşme stilisti ve LAMB markasının danışmanı Andrea Lieberman, “Gwen’in stili onun Orange Country köklerinin Paris, Londra ve Japonya’yla güzel bir karışımı” diyor. Haritadaki her yerden ilham alan Stefani, kırmızı halıda olsun olmasın Ortadoğu desenlerinden, folklorik detaylardan vazgeçemiyor.

Stefani ilk hamileliginden sonra, hamileyseniz vücudunuz her hafta değişiyor demişti. Kalem etekler ve mini elbiseler gardırobunda baş rolde olsalar da, uzun ve rahat elbiseler büyüyen karnının kurtarıcıları.

Ünlü tasarımcıların yaz takıları

yaşınızın starını tanıyın

Yaşınızın starını tanıyın Söz konusu kişisel stilse örnek alınacak mükemmel adres: Hollywood… İşte her yaşta modayı takip edenler ve onların taktikleri… Sizin için biraradalar!

Sienna Miller

20″ler
Neden harika?
Bu oyuncu, lisenin en havalı kızı gibi. Artık lisede olmasa da bir insanın doğal haliyle nasıl şık görünebileceğinin bir kanıtı…
Sandaletler, ceket ve Ray-Ban gözlükler, baby-doll elbisenin fazla şirin görünmesini önlüyor.

Rahat adımlara davet!

Ondan neler öğrenebilirsiniz?
Miller kadar özellikli giyinmek için denge ve orantı çok önemlidir. Bu nedenle bir boy aynası edinip kendinize bakmanız gerekiyor. Farklı görüntüleri bir araya getirirken korkmayın. Ayrıca Miller”ın “denemekten ne çıkar” tavrını benimseyin. Hiçbir zaman mükemmel olmaya çalışmayın çünkü gençken mükemmel olmamak daha ilgi çekicidir.

Miller”ın tarzı
Gündüz:Şirin bir elbise
Gece: Pırıltılı bir tunik
Jean: Hug”larla erkeksi bir hava
Aksesuarlar: Şapka ve platformlar…
Kırmızı halı: Grace Kelly saç modeli ve bu elbise gerçekten çok seksi bir seçim…

Sienna Miller stili

STİL NOTLARI
Ne sever Sokak stili, dar jeanler, seksi elbiseler,
bilekte biten botlar, fötr ve diğer şapkaları
Favori tasarımcıları Marchesa, Vera Wang
Kendi Markası Tasarımlarını kız kardeşi Savannah Miller ile birlikte yaptığı Twenty&Twelve isimli giysi markası.

30″lar
Penelope Cruz
Neden harika?
Bir zamanların sempatik kızı, şimdilerde dünya prömiyerlerinin vazgeçilmezi.
Penelope Cruz, çarpıcı güzelliğini, gözlerinin, saçının ve gülümsemesinin önüne geçmeyen iyi kesim elbiselerle süslüyor.

Ondan neler öğrenebilirsiniz?
Kadınsı yönünüzü kucaklayın. Cruz, vücut hatlarını ön plana çıkarırken bunu aşırıya kaçmadan yapıyor. Baskılı giysileri, kalın kumaşları ve kıvrımlarını kapatacak şeyleri kesinlikle giymiyor. Aktris, ihtişamlı görüntüsünün lüks giyinmekle ilgili olmadığının kanıtı gibi.

STİL NOTLARI
Ne sever: Açık renkler, spor elbiseler, şık trençkotlar ve kırmızı halıda giyilebilecek gösterişli elbiseler
Favori tasarımcıları Chanel, Marchesa, Oscar de la Renta, Valentino, Giambattista Valli
Kendi Markası Kız kardeşi Monica Cruz ile birlikte MNG by Mango markası için bir seri hazırlıyor.

Sarah Jessica Parker
40″lar
Neden harika?
Eminiz çoğunuz Sarah Jessica Parker”la arkadaş olmak isterdiniz. Böylece elbise değiş-tokuşu yapabilirdiniz.

Ondan neler öğrenebilirsiniz?
20″li yaşlar keşif yaşlarıdır. 30″larda biraz klasikleşmeye başlarsınız. 40″lar ise hepsinin bir araya geldiği yaşlardır, Görünümünüz baştan aşağı değiştirin. Şık görünmekten korkmayın.
STİL NOTLARI
Ne sever?
Feminen parçalar, baskılı elbiseler, net çizgiler, zarif montlar, havalı ayakkabılar
Favori tasarımcıları Oscar de la Renta, L”Wren Scott, Giambat-tista Valli
Kendi Markası Steve&Barry”s için tasarladığı Bitten isimli uygun fiyatlı moda-aksesuar koleksiyonu

Iman
50″ler
Neden harika?
Orjinal süper modellerden biri olan bu büyüleyici güzellik, gülümsediginde adeta yıllara meydan okuyor. Geride kalan yıllar onu dalı; da güzel leştiriyor. İman güzelliğin yaşla ilgili olmadığının en güzel kanıtı.
Ondan neler öğrenebilirsiniz?
Doğum günlerinizi sevin, olgunlaşmaktan kaçmayın ya da üzülerek yaşlanmayın. Bunu büyük bir keyifle yapın. 50 yaşınızı geçtiğinizde yapmanız gereken şey her gün özel bir şey varmış gibi giyinmek. Bunu deneyin: Haklı olduğumuzu göreceksiniz.

STİL NOTLARI
Ne sever ?
Göz alıcı renkler, gösterişli elbiseler, hacimli bluzlar, dar pantalon ve kürkler
Favori tasarımcıları Azzedine Alaia, John Galliano, Donna Karan, Calvin Klein
Kendi Markası HSN (Home Shopping Network) için ürettiği The Global Chic koleksiyonu

ünlülerin takıntılı olduğu kıyafetler

Ünlülerin takıntılı olduğu kıyafetler Herkesin çok sevdiği ve giymekten sıkılmadığı birkaç kıyafeti ya da aksesuarı mutlaka vardır; ünlü kadınların da öyle… Onlar film başına milyon dolarlar kazanıyor, albüm anlaşmaları için sponsorlarından onlarca bedava kıyafet alıyor olabilir; ama bazen hep aynı kıyafeti giymekte ısrar ediyorlar ya da günlerce aynı çantayı kullanıyorlar!

Eva Longoria doğum günü olan hafta üzerinden neyi çıkarmadı? Jessica Simpson neyi elinden düşürmüyor? Fergie kendi koleksiyonundan hangi parçayı çok seviyor? Natalie Portman hangi küpesini her davette takıyor? Rihanna”nın hem sahnede hem sokakta giymekten hoşlandığı şey ne? Victoria Beckham, farklı modellerinden onlarca sahip olup da hep aynısını kullandığı şey ne?

Bu da paparazzilerin gözünden kaçmıyor ve ortaya ilginç görüntüler ortaya çıkıyor…

fit ünlülerin form sırları

Ebru Şallı, Tülin Şahin, Deniz Berdan, Begüm Şen…Onlar her zaman formda ve sağlıklılar. Şimdi formda kalmanın “inceliklerini” bizlerle paylaştılar! EBRU ŞALLI

“Diyet yapmıyorum ama spor vazgeçilmezim”

Manken Ebru Şallı, bir çocuk annesi olmasına rağmen fit ve sağlıklı bir kadın! Formda kalmasının en büyük sırrını ise “spor yapmak” olarak açıklıyor.

• Önemli olan zayıf değil, sağlıklı ve fit kalabilmek! Yani kas oranı yüksek, yağ oranı düşük, güçlü ve sağlıklı bir bedenden bahsediyorum. Ben yıllardır aynı kilodayım. Günde 8 öğün yemek yerim.
• Her gün 2 fincan yeşil çay içerim.
• Suyu daha çok taze sebze ve meyvelerden alıyorum. Her besini mevsiminde tüketirim. Ana öğünlerimde sebze, karbonhidrat ve protein olmasına önem veriyorum.
• Pilates, şu sıralar favori sporum. Bedeninizin nasıl daraldığına ve inceldiğine inanamıyorsunuz. Onun dışında kışları kayak ve snowboard yaparım. Haftada 2 kez de yürüyüş yapıyorum.
• Her şeyi dozunda yiyorum. Yasaklarım yok. Mantı çok severim ama soyalı olanı tercih ediyorum, çünkü vejetaryenim. Çikolataya bayılırım. Simite asla hayır diyemem ama yarım simit yerim!

Bunlara dikkat!

• Şok diyetlere karşıyım. Kısa sürede kilo vermek için bu diyetleri yapmayın. Şok diyetler, kas erimelerine ve yüzde çökmelere neden oluyor. Ben hiç diyet yapmıyorum!
• Sık sık yemek metabolizmayı hızlandırıyor. Ben günde 8 öğün yemek yerim.

DENİZ BERDAN

“Felsefem her şeyden yemek”

İş kadını Deniz Berdan hep formda olmasının sırrını, sofrasında tüm besin gruplarına yer vermesine bağlıyor.

• Hayat boyu kalıcı inceliğimin en önemli sırrı, sağlıklı ve dengeli beslenmem ve hiçbir besinin yasak olmadığını bilmem. Öğün atlamam, günde 8-10 öğün yerim. Benim beslenme mantığım, az yemek değil, yediklerimi yakmak üzerine…
• Gün içinde canımın ne istediğini sorgularım, çünkü canım o sırada bir kiş veya pizza çekiyorsa, 2-3 porsiyon ızgara tavuk yesem de tokluk hissi yaratmaz. Önden bir malzemesiz yeşil salata söylerim, arkasından yarım pizza yerim. Ancak, öğle saatlerinde olmasını tercih ederim.
• Kan şekerimin hassas olması sebebiyle beyaz un yerine kepekli, basit şeker yerine ise doğal şekerden üretilmiş tatlandırıcı kullanıyorum.
• Besinleri doğal ve net bir şekilde tüketmeyi severim. Örneğin tavuk, balık veya et yiyeceksem ızgara olarak sossuz yerim.
• Gün içinde sık sık çok açık ve sütlü çay içerim.
• Son öğünüm, yatmadan önce biraz tatlandırdığım bir kase yoğurttur. Hem rahat uyumamı sağlıyor, hem de gece boyunca metabolizmamın çalışmasına yardımcı oluyor. Böylece sabah kalktığımda kan şekerim düşmemiş, gözüm de dönmemiş oluyor.

Bunlara dikkat!

• Aşırı egzersizin zararlı olduğu söyleniyor. Ben de hafif aktiviteleri tercih ediyorum. Haftada 3 gün yarım saat yürüyorum.
• Metabolizma hızınızı öğrenmeniz işinizi kolaylaştırabilir. Ben, günlük 1300 kalori hiç aktivitesiz yakıyorum. Buna ek olarak günlük hareketlerim ve spor aktiviteleriyle birlikte bu rakam artıyor.

TÜLİN ŞAHİN

“Onun sapını, bunun çöpünü kaynat tarzı sırlarım yok”

Modellik ve stil danışmanlığı yapan Tülin Şahin”in spor, diyet, trendler ve sağlıklı beslenme konularında yazdığı 3 kitabı var, şu sıralar ise 4″üncü kitabını hazırlıyor.

• Sağlıklı yaşamak bir hayat tarzıdır ve bunu benimsemektir. Sırrı en başta buradan geliyor. Beş gün sağlıklı beslenip sonra abur cubur yiyerek yaşanmaz. Sağlıklı yaşamak sadece ot ile beslenmek de değildir, insanlar bir türlü bunu anlamıyor, daha doğrusu anlamak istemiyor.
• Haftanın beş günü spor yapıyorum. Sahilde yürüyüş yapıyor, bisiklete biniyorum. Ardından 15 dakika Power Plate yapıyorum. Böylece, sadece bir günlük sporum yaklaşık 3,5 saat sürüyor. Su jimnastiği yapmayı seviyorum. Ata biniyorum, yakında eskrime başlayacağım.
• Öyle kiraz sapı kaynat, onun kabuğunu bununla karıştır, kaynat, ez, pişir, dondur gibi yorucu ve zaman kaybı sırlarım yok. Ben dolabımdan asla süt ürünlerini eksik etmem. Light peynirler, sütler, yoğurtların yanı sıra, her türlü sebze ve meyve, kepekli ekmek de mutfağımda mutlaka bulunur.
• Küçüklüğümden beri her akşam yatmadan önce kocaman bir bardak süt içer öyle uyurum. Yetmez, küçük paket sütleri hep çantamda taşırım!
• Günde 5 çeşit meyve yerim.
• Sağlıklı beslenme programımda öğlenleri her zaman bir pizzaya veya makarnaya yer var, ardından 3 top dondurmaya da… Ama bu tür şeyleri tüketmenin de zamanı var. Gece mantı yerseniz, kusura bakmayın ama ne ben, ne kimse size yardımcı olabilir. Ama öğlen yerseniz bu mantıyı, pizzayı, makarnayı tabii ki kalorileri daha kolay yakarsınız.

Bunlara dikkat!

• Ben 25 kilo fazlamı vermek için bir yıl boyunca “sağlıklı” bir diyet yaptım. Ama bir ömür boyu diyet de yapılmaz. Şimdi kilomu korumak için, günde altı öğün yiyorum. Güne çok sağlam başlayan ve akşama doğru aşağıya inen bir çizgide besleniyorum.
• Kahve ve çayda kullandığınız şeker miktarını azaltın. Ben ne kahveye ne çaya şeker kullanmam.

BEGÜM ŞEN

“Zeytinyağlı yemekleri tercih ediyorum”

Şu sıralar kozmetik sektörüne atılan Begüm Şen, güzelliği ve zarafetiyle dikkat çekiyor. Ancak, rejim yapmaktan hiç hoşlanmıyor.

• Formda kalmayı her şeyden önce sağlığım için tercih ediyorum. Tabii ki her kadın gibi zayıf olup, istediğim gibi giyinebilmek de çok önemli…
• Zayıf olmak uğruna ölüm rejimleri yapanlardan değilim. Yaptığım şey, yediklerime dikkat edip, sporu ihmal etmemek.
• Spor salonuna gitmek yerine, vakit buldukça evde yürüyüş bandını kullanıyorum.
• Ağır yemekleri tercih etmiyorum. Egeli olduğum için zaten daha çok zeytinyağlı yemekleri tercih ediyorum.
• Herkesin zararlı görüp de yemediği çikolata, benim için büyük bir tutku, gerçekten vazgeçemiyorum! Ancak aşırıya kaçmadığım sürece, bana büyük bir mutluluk verdiği için, çok faydalı olduğunu düşünüyorum.
• Normalde her şeyden azar azar tadıyorum, bol meyve yiyip, su içiyorum.
• Zayıflama ürünleri de kullandım bir dönem. Bu biraz da işim gereği! Tamamı doğal maddelerden oluşan ve hiçbir yan etkisi bulunmayan zayıflama haplarıyla, bel bölgesine yapıştırılan zayıflama patchlerinden çok memnun kaldım. Yeni kurduğum kozmetik markası adı altında, bu ürünlere de yer verdik!
• Güvenilen markaların ürünlerinden yardım alınsa da, en önemlisi sağlıklı ve hafif şeyler yiyerek, spor yapmak…

Bunlara dikkat!

• Doğumdan sonra hepimizin ortak sorunu, bel etrafındaki simitler ve karın bölgesindeki yağlar… Bu problemlerin bir nedeninin de giydiğimiz düşük belli pantolonlar olduğu yönünde bir rivayet var. Galiba giyim tarzımızı da değiştirmemiz gerekiyor.
• Formda olmanın biraz da genlerle etkisi var! “Su içsem yarıyor” diyenler, mutlaka bir diyetisyene başvurmalı.