bir kadın 8 stil

Bir kadın 8 stil Bir kadın, her stilde farklı duruş… İşte bu haftaki yıldız stilimiz Charlize Theron… Charlize Theron, 7 Ağustos 1975″te Güney Afrika”nın Benoni adlı küçük bir köyünde doğdu.

Çocukluk yılları, ailesinin çalıştığı çiftlikte geçti. Altı yaşında baleye başladı. İlk gençlik yıllarında fiziği ile dikkat çekiyordu. En büyük hobisi ise küçük yaşlarda büyük merak saldığı Amerikan sinemasıydı. Aldığı bir filmi en az 50 kere izlemesi bütün arkadaşları tarafından biliniyordu.

Babasının ölümünden sonra annesinin tavsiyesiyle Amerika”ya gitti ve bale eğitimine orada devam etti. Para kazanmak için ise modelliğe başladı. 1994 yılında John Hurt ve Rence Uusso gibi oyuncularında menajerliğini yapan John Crosby tarafından keşfedildi ve oyunculuk hayatına başladı. Dünyanın en güzel kadınlarından biri olan Theron, Monster filmi için çirkinlestirildi ve başarılı oyunculuğuyla Oscar”ın sahibi oldu. İşte tercihlerinde cesur davranan, moda bağımlısı olmayan, hep ışıldayan ve şu sıralar yeni filmi Hancock”da büyüleyen Theron”un baş döndüren stili…

genç kalmak takıntı haline mi geliyor

Genç kalmak takıntı haline mi geliyor? Henüz herkesi etkisi altına alan bir rüzgar olamasa bile, genç kalmak Türkiye’deki ve dünyadaki ünlülerin en büyük takıntısı haline gelmiş durumda… Öyle ki estetik operasyonlarla gençleşmeye çalışan ünlüler sayılamayacak kadar fazla… İşte en çok dikkat çeken yerden, Hollywood’dan birkaç örnek… Madonna bu şubat ayında Berlin Film Festivali’nde boy gösterdiğinde bir anda dedikoduların merkezi oldu. Ama yönetmenliğini üstlendiği Filth and Wisdom (Pislik ve Bilgelik)filmiyle değil (kİ eleştiriler de oldukça ilgi çekiciydi), görünüşü nedeniyle. Madonna çok heyecan verici görünüyordu. Kırışıksız, kusursuz, yanaklar gergin ve başarılı bir şekilde doldurulmuş, göz kapaklarında hiçbir sarkma belirtisi yok… Popun Kraliçesi’nin filmin gösterildiği günün akşamında yemek yediği ünlü restoran “Entrecote”un şefi Thomas Frede, daha sonra “Tagesspiegel” adlı Alman gazetesine şöyle dedi: “Dürüstçe söylemek gerekirse çok iyi gözüküyordu. Diğer genç kadınlardan hiçbir farkı toktu.” Genç mi? Madonna 16 Ağustos”ta 50 yaşına basacak. Ama şu sıralar ancak 30″larının ortasındaymış gibi görünüyor ve yaşıtlarını imrendirecek kadar güzel, o ayrı bir konu…

Tabii ki sorarsanız bir dizi estetik müdahaleden geçtiğini itiraf etmeyecektir. Ünlü şarkıcı bir keresinde, “Estetik operasyonlara karşı değilim; karşı olduğum hakkında konuşulması… Ayrıca ben sadece uzaktan genç gözüküyorum” demişti. Yanında çalışanlardan birinin açıklaması ise şöyleydi: “İki metreden fazla yaklaşırsanız neler yaptırdığını görürsünüz, cildi o kadar gerginleşti ve inceldi ki, makyajsız olduğunda neredeyse şeffaf gibi.” Tabii biraz insafsız bir açıklama bu… Madonna 30″lanndan itibaren genç görüntüsüne takviye yapmaya başladı. Önceleri kimyasal peeling”ler ve doğal dolgular, sonra Botox iğneleri. Birkaç yıldır klasik “facelift” yani yüz germe ameliyatlarıyla gençliğini koruyor.

Sessizlik yemini
Hollywood’daki “sonsuz genç kalma” baskısı artık anlamsız bir boyuta geldi. Los Angeles Times gazetesi geçenlerde “Bu şehirde kırışık bir alın, bakımsızlık anlamında neredeyse kirli tırnaklı bir elle bir tutuluyor” yazdı. Birkaç istisna dışında bütün ünlüler güzelleşmek için estetik cerrahlara başvuruyor. Hatta tıbba tamamen karşı olan “scientologİst”ler bile bu uğurda bıçak altına yatmayı kabul ediyor. Onlardan biri olan Dr. Edward Terino neredeyse seri halde operasyon yaptığını itiraf ediyor. Elbette bu “düzeltmeler” katı bir gizlilik içinde yapılıyor. “Bu konuda kimse doğruyu söylemez” diyor bizzat bu hayatın içinde olan biri.

En iyi örnekse Jessica Simpson. Burun, göz, göğüs ve dudak operasyonları geçirdi. 2006 Ağustos”unda sadece “Evet, dudaklarımı biraz dolgunlaştırdım, ama hoşuma gitmedi” dedi. Ancak sanırız dudaklarına enjekte edilen madde hafızasını da etkilemiş olacak ki Temmuz 2007″de “Estetiğe ihtiyacım yok, görünüşümü seviyorum” şeklinde yeni bir açıklama yaptı. Ünlüler arasında estetik operasyonlar hakkında konuşmak neredeyse tabu kabul ediliyor.

Neştersiz estetikte en yeni yöntemler!

Açıklama ihtiyacı
Cameron Diaz (35) bir buçuk yıl önce burnunu düzelttirdiğinde durumu açıklama ihtiyacı hissetmiş ve bunun bir güzellik operasyonu olmadığını söylemişti: “Burnum dört kez kırıldı ve artık rahat nefes alamaz hale gelmiştim.” Tabu bu arada dişlerin beyazlatılması ve birkaç Botox iğnesi standart servise dahil olduğundan güzel yıldız onlardan bahsetmeye gerek görmedi.

Geçen zamanın bıraktığı izlere teslim olanları ise büyük bir tehlike beklemekte: rol kapamamak. Yine bu sektörde çalışan biri şöyle anlatıyor: “Baskı daha ön görüşmede başlıyor. Eğer size gözleriniz biraz yorgun gözüküyor” deniyorsa, bu göz kapaklarınızı kaldırtmanız ve gözaltı torbalarınızı aldırtmanız anlamına geliyor. Eğer “Bu rol tam size göre ama çekimlerde nasıl görüneceğinize de bakmalıyız” diyorlarsa kesinlikle göğüslerinizi büyütmeniz gerekiyor demektir. Eh, Norma Jean Baker çenesini ve burnunu düzelttirmeseydi asla Marilyn Monroe olamazdı değil mi?”

En seksi operasyon: Vajinoplasti!
Riskli iş
Tabii yanlış bir bıçak darbesi, yanlış bir iğne bir anda kariyerin sonu da olabiliyor. Tıpkı Meg Ryan”a (46) olduğu gibi… 2001 yılında dudaklarını kalınlaştırdığında “tatlı kız” imajı bir anda yok oldu ve rol teklifleri kesiliverdi. Ya da Britany Murphy (30), o şanssız, dudak müdahalesinden sonra ancak bir balık rolü için uygun olabilirdi. Bu yüzden başarılı estetik operasyon geçirmiş olan yıldızlara kıskanılarak bakılıyor. Herkes Demi Moore ve Madonna”nın doktorunu öğrenmek istiyor. Ama bu acımasız rekabet ortamında bu bilgiyi açıklayacaklarını sanmıyoruz. Genç oyuncularsa estetik operasyonlara sıcak bakıyor. Örneğin Scarlett Johansson (23) asla karşı olmadığını belirtiyor ve “İhtiyar bir kadın olmak istemiyorum” diyor. Keira Knightley ise beş yıl sonra Botox”a başlamaya kesin kararlı. George Clooney bile “Göz kapaklarımı kaldırttım, artık daha uyanık bakıyorum” diye itirafta bulundu.

aşırı terleme sona eriyor

Aşırı terleme sona eriyor Özellikle el ve ayakların sürekli terlemesi sosyal hayatı bile kabusa çevirebiliyor. Artık 15 dakikada bu dertten kurtulabilirsiniz. Ellerinizin terlemesinden dolayı tokalaşmaktan çekiniyorsanız, sürekli terleyen ayaklarınızdan dolayı başkalarının yanında ayakkabılarınızı çıkartamıyorsanız, hiperhidroz (aşırı terleme) hakkında bilgilenmeniz gerekiyor demektir.

Hiperhidrozlu insanların vücudu ısı kontrolü için gerekenden çok daha fazla ter salgılar. Bu durum her 100 kişiden birinde görülür. Genellikle ergenlikte ve 20″li yaşlarda başlayan hiperhidroz iki şekilde görülür: Birincisi, genel hiperhidroz, bütün vücudu etkileyen, daha seyrek görülen ve başka bir hastalıkla ilişkili olan türüdür. Diğer tipi ise bölgesel hiperhidrozdur. Koltuk altı terlemesi, şikayetlerin yüzde 30-40″ını oluşturur. Daha sonra el ve ayak terlemesi, en nadir görülen de yüz terlemesidir.

Bölgesel hiperhidrozun nedeni, bir tür ter bezinin aşırı çalışması veya sorunlu olan bölgede fazla miktarda bulunmasıdır. Bu ter bezleri vücudun her yerinde olmakla birlikte, sıklıkla el, ayak ve koltuk altında bulunur. El, ayak, göğüs veya koltuk altının sürekli olarak ıslak olması anlamına gelen hiperhidroz, kişilerin sosyal hayatını olumsuz etkileyebilir ve günlük aktivitelerini zorlaştırabilir.

İşte bu nedenle bölgesel aşırı terlemede bir tedavi şekli olarak kullanılan botoks ilacı, deri altına enjekte edilerek uygulanıyor. Bu şekilde ter bezlerine ulaşan sinirlerin çalışmasını geçici süre bloke ederek ter bezlerinin ter üretimini engelliyor. Botoks, yapıldığı bölgedeki duyu hislerini değil sadece ter bezlerini etkiliyor.

Nasıl uygulanır?

Terlemenin en yoğun olduğu bölgeyi görmek için renk veren bir solüsyon sürülür. Botoks, çok ince uçlu iğnelerle terleyen bölgeye sık aralıklarla uygulanır. Uygulama yaklaşık yarım saat sürer. Enjeksiyon yapılan bölgede ağrı olmaması için sıklıkla lokal anestezik krem kullanılabilir veya enjeksiyon bölgesi kısmi olarak uyuşturulabilir. Uygulamadan hemen sonra kişilerin günlük aktivitesine geri dönebildikleri botoks tedavisinde, uygulamadan sonraki iki hafta içinde iyileşme gözlendiği belirtiliyor. Etkisi 8-10 ay süren botoksun etkisi geçmeye başladığında ikinci uygulama yapılır.

çapkın erkeği tanıma kılavuzu

Çapkın erkeği tanıma kılavuzu! Size sunduğumuz bu rehberin yardımıyla odanın diğer ucundan bile sizi hayal kırıklığına uğratacak erkeği tespit etmeniz mümkün olacak. Siz şimdiye dek böyle biri ile deneyim yaşamadıysanız bile, bu tiplerin ortalıkta dolaştığını biliyorsunuzdur: Süper etkileyici, kadının ayaklarını yerden kesen, flörtçü, “Bu dünyada gördüğüm en güzel kadın sensin” türünden iltifatlar eden, belki de müthiş bir cinsellik yaşatan ve bir anda ortadan kaybolan erkeklerden söz ediyoruz. Ya da daha kötüsü bir müddeti ortalıkla olan, sonra kovalamaca bitince, gerçek sevimsiz yüzlerini gösteren tipler.

Peki ya bu uzman çapkınları, henüz konuşmadan bile belirlemenize yardımcı olacak bir yöntem olsaydı nasıl olurdu? Uzmanlara göre bu tipleri kalabalığın içinde bile teşhis edecek bazı işaretleri okumayı bilmeniz gerekiyor. Bu ip uçları hiç de az sayıda değil, uzaktan belirleyebileceğiniz işaretler ve ya daha yakından görebileceğiniz ufak detaylar var.

Sadık erkeklerin, çapkınların ve hatta antropoloji, vücut dili, sorgulama uzmanlarının da bulunduğu bir grup erkekle görüşerek hazırlanmış gizli kadın tavlama hareketlerini bilmek ister misiniz?

Bu haberi beğendiyseniz, bunlara da bir göz atın!

Birbirinize ne kadar bağlı olduğunuzu öğrenmek istiyorsanız buraya tıklayın! Testi çözün, aşkınızı ölçün!
15 metre uzaktan anlamanın yolları
Hedefe kilitlenen erkeğimizin, kızın konuştuğu diğer erkeğe nasıl da aldırış etmediğini görüyor musunuz? Onun felsefesi: “Yüzük yoksa kural da yoktur!” Bu tipler çok ısrarcı olur; ya kızın karşısındaki diğer erkeği savuşturmaya ya da ona rağmen kızı etkilemeye çalışırlar. Tabii bunu da kendini göstermeye çalışan her erkek gibi, göğüslerini kabartıp dik duruşları ile boy gösterisi yaparak değil, omuzlarını daha önde, kalçalarını daha dışarıda tutarak göstermeye çalışırlar. Bu tavırlarla kendini komik duruma düşürmekte olan birini gördüğünüzde aman dikkat! Bu, erkeğin, kendince süper erkeksi bir görünüm elde etmeye çalıştığının işaretidir.

Bir erkek çenesini yukarıda tutarak başını hafif eğmiş bir şekilde bakıyorsa, bu onun kendini ortamdan daha üstün tutarak etrafı izlediğini göstermektedir. Bir kadına veya aynada kendi aksine bu tavırda bakan birini gördüğünüzde dikkat edin; muhtemelen o geçe için bir macera arayışı içindedir ve aynada nasıl göründüğünü kontrol ediyordur.

Belli bir mesafeden bile baktığınızda bir erkeğin yürüyüşü size onun hakkında çok fikir verebilir. Bizim tip, muhtemelen kasıntılı bir yürüyüşe sahiptir; bacaklarını genişçe açarak, rahat yumuşak hareketlerden uzak, burnu havada bir yürüyüş tarzına sahiptir. Gerçekten biriyle samimi bir bağ kurmak isteseydi, yaklaşacağı kadının gözünü korkutmamak için daha yumuşak bir yaklaşım içinde olurdu.

İlgi çekmeye çalışan bu çapkınlar, sanki dikkati belli bir yere toplamak istermiş gibi bacaklarını normalden çok daha fazla açık tutarlar. Ellerini ceplerine asla tam olarak sokmazlar, başparmakları ceplerinde, diğer parmakları ise penisini işaret edercesine pantolonunun üzerinde durur. Bu onun kabalığının ve dikkati o malum noktaya çekmeye çalıştığının işaretidir.

3 metre uzaktan anlamanın yolları
Gülümsemek illa ki bir samimiyet göstergesidir. Fakat büzülmüş dudaklar kendini beğenmişliğe işaret eder… Ve bir insanın yüzünde gülümseme çizgileri yoksa inanın bu gerçek bir gülümseme değildir.

İnsanların normal bakışması yaklaşık 3 saniye sürer. Eğer sizin gözlerinize daha uzun süre bakıyorsa, isterse 5 saniye bile olsun, bu sizi elde etmek istediğinin işaretidir.

Birinden mesaj ya da arama beklermiş gibi cep telefonunu hiç elinden bırakmayan erkeğe karşı tetikte olun. Büyük olasılıkla oraya arkadaşlarıyla geldiği için kimden telefon bekliyor olabilir?

Bir çapkını tanımanın iyi yollarından biri de kıyafetlerine bakmaktır. Son moda pantolonu ve kaslarını ortaya koyan tişörtü, onun uzak durmanız gereken erkeklerden olduğunu ortaya koyar, bir kadın tarafından seçildiği aşikar olan saat ve kolyesi de cabası…

Evlilik size göre mi? Testi çözün, öğrenin!
1 metre uzaktan anlamanın yolları
Bu aşamada gergin davranışlarına dikkat edin. Genellikle, erkekler bir bağ kurabilmek için kadının hareketleri ile uyum sağlamaya çalışırlar. Ama karşısındaki kadında ilgilenmeyen bir erkek daha durağan davranacak ve kendini uyum içinde olmaya zorunlu hissetmeyecektir.

Muhtemelen tanışma gerçekleşene kadar avına odaklanmış olarak kalacaktır. Bir soru sorulduğunda dikkat edin. Bu tipler sizinle konuşurken de etrafa karşı antenlerini açık tutarlar. Siz soruyu cevaplarken birkaç saniye sonunda gözleri sizin yada başka bir kadının göğüslerine kayabilir.

Artık çapkın delikanlımız özel alanınıza girmeyi başardı ve diyaloğun gereğinden çok daha fazla samimi davranıyor. Size doğru eğilerek ve kulağınıza fısıldayarak konuşuyor, büyük ihtimalle bir ayağını da oturmakta olduğunuz bar taburesinde sabitliyor. Bu kendine güvenli davranıştan daha çok aşırı güvenli, hatta tacize kaçan bir davranış biçimi… Kafasında bir hedefi var ve hiç vakit kaybetmiyor.

erkeklerin aklını okuyabiliyor musun

Erkeklerin aklını okuyabiliyor musun? Erkekler genelde pek konuşkan değillerdir ama onların ketum yaratılışları duygularını çözememenize neden olmamalı… “Sevgilinizin konuşmadan gönderdiği mesajları deşifre etmeyi başarırsanız, onun karakterini ve sizin için ideal seçim olup olmadığını anlayacaksınız.” diyor “The Science of Influence: How To Get Anyone to Say Yes in 8 Minutes or Less!” (Etkilerne Bilimi: 8 Dakika veya Daha Az Sürede Herkesten Evet Cevabını Nasıl Alırsınız?) adlı kitabın yazarı Kevin Hogan.

Erkekleri okuma becerinizin olup olmadığını anlamak için aşağıdaki sorulara cevap verin.

1- Barda görüştüğünüz erkek, bar sandalyesinde ayak parmakları içe doğru oturuyor. Bu ne anlamına gelir?

a. Onu sinirlendiriyorsunuz.
b. Sizden bir şey saklıyor.

2- Buluşmanın sonunda ayrılmak üzere, kapınızın önünde duruyorsunuz. Sizi öpmek istediğini nasıl anlarsınız?

a. Başını sağa veya sola yatırır.
b. Dudaklarına dokunmaya başlar.

3- Uzun zamandır birlikte olduğunuz sevgilinize başka kadınlarla birlikte olma fantezileri olup olmadığını sordunuz. Cevap vermeden önce başınızın üstünden bir yere baktı. Bu ne anlama gelir?

a. Size doğruyu söyleyecek.
b. Size yalan söyleyecek.

4-Bir partidesiniz ve sizi biriyle tanıştıracaklar. Onun için odanın en güzel, en enteresan kadını olup olmadığınızı nasıl bilirsiniz?

a. Vücudunun üst tarafı size doğru eğiktir.
b. Yüzü tam size dönüktür.

5- Bir buluşmada, bir aydır birlikte olduğunuz sevgiliniz: “Son zamanlarda işlerim çok kötü gitmeye başladı” diyor. Bu kelimeler ne zaman bir ayrılık mesajı içerir?

a. Bunları buluşmadan sonra, iyi geceler öpücüğüyle birlikte söylerse…
b. Sizi dışarı çıkarmak için almaya geldiği anda…

6- Birlikte bir kafede oturuyorsunuz ve sevgiliniz, ellerini avuçları yerde, masanın üzerinde tutuyor. Bu duruş ne anlama gelir?

a. Kontrolü elinde tutmak istiyor?
b. Konuşmak istemiyor.

7- Orlando Bloom”a tıpatıp benzeyen biri yan masanızda oturuyor. Sizden etkilendiğini gösteren ipucu ne olabilir?

a. Ne zaman bardağınızı masadan kaldırırsanız, o da bardağını masadan kaldırıp, ağzına götürür.
b. Bakışlarını yakaladığınızda size gülümser.

8- Yeni sevgilinize onunla bir hafta sonu kaçamağı yapmak istediğinizi söylediniz. Fikrinizi beğenmediğini gösteren ipucu ne olabilir?

a. Yüksek sesle: “Olabilir, iyi fikir” demesi.
b. “Aaa…” diyerek evet demeden önce ayaklarını oynatması.

9- Bir barda bir yakışıklıyla sohbet ediyorsunuz ve aranız iyi olmaya başladı. Yarım saatlik bir sohbette, isminizi en az on kez söylediğini fark ettiniz. Bu neyi gösterir?

a. Sizi kullanmaya çalışıyor.
b. Size doyamıyor.

Değerlendirme

Cevaplarınızın çoğu a ise:

Erkekleri iyi okuyabiliyorsunuz. Erkeklerin mesajlarını o kadar iyi yorumlarsınız ki, bir erkek radarı olabilirsiniz. Örneğin, ayrılmadan önce bir dahaki buluşmanız hakkında konuşurken, işlerinin yoğunluğundan ve karışıklığından bahseden bir erkeğin, sizinle görüşmeye niyeti olmadığını anlarsınız.

Buluşmadan sonra, kapının önünde dikilirken başını bir yana yatırarak size bakan erkeğin de mesajını açıkça alırsınız. Bir şey istediklerinde başlarını aynı şekilde tutan çocukları hiç unutmadığınız için, sevgilinizin de sizden duygusal anlamda bir şey beklediğini bilirsiniz, Vücut Dili Araştırma Enstitüsü Başkanı David B. Givens”a göre, hayattaki değişik durumlar arasında çok kolay bağlantı kurarsınız, o yüzden sevgilinizin mesajlarını okumak sizin için zor değildir.

Aynı şey olumsuz davranışlar için de geçerlidir: Eğer bir erkek sohbet sırasında isminizi defalarca tekrarlarsa, şunu hatırlarsınız: “Son defa ismimi bir iş arkadaşımın ağzından bu kadar fazla duymuştum. Bana uzun bir hikaye anlatıp, beni kandırmaya çalışmıştı.” Bunu anlamanız, değerli zamanınızı yanlış erkeklerle harcamanıza engel olur.

Cevaplarınızın çoğu b ise:

Erkekler tarafından kolayca kandırılıyorsunuz. Erkekleri anlama sisteminizi gözden geçirmeniz gerekir. Çoğunlukla yanlış cevap verdiğiniz için kendinizi kötü hissetmemelisiniz. Vücut dili yorumunun zekayla hiç alakası yok. En mantıklı kişiler bile, vücut dilini doğru yorumlamakta zorlanır” diyor Givens. Sessiz ipuçlarına dikkat etmeye çalışın: Kadınlar genelde konuşkandır, onlar bir erkeği dinlediklerinde kelimelere dikkat edip, vücut dilini pek dikkate almazlar. Örneğin hafta sonu bir teklifle geldiğinizde sevgilinizden “evet” cevabını almakla o kadar meşgul olursunuz ki, bu “evet”i nasıl söylediğine dikkat etmezsiniz. Buna dikkat etmek için sesini duymamaya çalışın. Bu, sessiz TV seyretmeye benzer. Ses gelmeyince, cevabı jestlerden ve mimiklerden anlamaya çalışırsınız, ki gerçek cevap odur.

Aynı şekilde, bazı durumlarda karşınızdaki erkeğin belli bir şey düşünmesini istersiniz, örneğin sizi seksi bulmasını… O zaman daha çok belli olan jestlere dikkat edersiniz, gülümsemesi gibi. Ama gülümsemenin iki anlamı olduğunu unutursunuz ve sizin almak istediğiniz mesaja uyan anlamı algılarsınız. Halbuki bir gülümseme rahatsızlık belirtisi ve bazı şeyleri centilmenlik adına yaptığını da gösterir. Kontrol altında tutulabilen davranışlara değil, her zaman kontrolsüz olarak yapılan hareketlere dikkat etmelisiniz; bardağı aynı zamanda sizinle kaldırması gibi.

kadınların seks soruları

Kadınların seks soruları Kadınların, seks hakkında rahatça konuşamadığı ve en çok merak ettiği sorulara uzmanlar cevap verdi… Konu seks olduğu zaman en çok kiminle konuşmak sizi rahatlatıyor? Arkadaşlarınız mı, aileniz mi, psikoloğunuz mu yoksa jinekoloğunuz mu? Yapılan bir araştırmaya göre kadınların yüzde 70″i seks ve vajinal bölge sorunları hakkında tüm merak ettiklerini sadece jinekologlarıyla paylaşıyorlar. Hal böyle olunca da günümüzde birçok doktor seks hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için bu konuda eğitim almaya başladı. Zira akıl almaz sorularla karşılaştıkları bir gerçek. Eğer onlara dahi sormaya cesaret edemediğiniz sorular varsa; ülkemizin önde gelen seks uzmanları en çok sorulan on soruyu cevapladı.

1. Seks hakkında aslında neler düşünüyorum?

21. Yüzyılda kadınlar birçok konuda erkekler ile eşit seviyede… Özellikle istedikleri gibi bir hayat kurmak ve sürdürmek söz konusu olduğunda! Kariyer yapmak, kişisel banka hesabı açtırmak, oy vermek, hatta seks hayatında ne istediğine karar vermek de buna dâhil. Ancak seksin ulu orta konuşulmaması gerektiğini düşünen bir ailede yetişenler, doğru karar vermekte güçlük çekebiliyorlar. Zira seksin çekinilecek bir konu olduğu düşüncesi, yetişkinlikte dahi bilinçaltında kalmaya devam ediyor. Bu yüzden de ne yazık ki, yatak odasında sorunlar yaşanabiliyor.

Eğer daha mutlu bir cinsel hayata sahip olmak istiyorsanız, öncelikle size bu konuda tekrarlanan tabuları listeleyin ardından da pozitif yanlarını sıralayın. Böylece; “Sadece kötü kadmlar seksten zevk alır” cümlesini, “Her kadın seksten zevk alma hakkına sahiptir” ile değiştirebilirsiniz. Yine de yatağa girdiğinizde bu düşünceler yine sizi etkisi altına almaya devam ediyorsa, hemen seksten ne kadar zevk alabileceğinizi düşünün. Bu sizin en büyük kişisel haklarınızdan biridir çünkü…

Seks sorunları

2. Sevgilimin vücudunu tanıdığım kadar kendi vücudumu tanıyor muyum?

Kadınlar çoğunlukla jinekologlarına, sevgililerinin klitorislerini bulamadıklarını dile getiriyorlar. Nedense erkeklerin her zaman söz konusu bölgemizi iyi tanıması gerektiğini düşünürüz. Labium”un yani cinsel bölgenizin dudakları arasında kalan bölgede yer alan bezelye tanesi büyüklüğünde olan dokunuz aslında buzdağının doruk noktası. Klitorisinizin tamamı leğen kemiğinizin iç kısmında bir yelpaze gibi yayılmakta. Bu konuda çok az bilgiye sahip olan kadınlara günümüzde bazı jinekologlar klitoris bulma ve tanıma dersi dahi veriyor. Temel dayanak noktası ise o küçük bezelye taneciğine tüm suçu yüklememek… Zira klitorisinizin birden çok siniri olduğu için farklı bölgelere temasla da orgazm olmanız mümkün. Labim ya da vajinanın kenarı da bu bölgeler arasında yer alıyor. Hatta bu sinirler size daha güçlü bir orgazm yaşatabilir.

3. En kısa yoldan nasıl orgazm olunur?

En çok hangi bölgenize dokunulmasından hoşlanıyorsunuz? Sizi zirveye çıkaran özel bir fantezi var mı? Bu iki sorunun cevabını biliyorsanız, orgazm olmanın en kısa yolunu da keşfetmişsiniz demektir. Eğer bilmiyorsanız, öğrenmeniz o kadar da zor değil! Kendi üzerinizde yapacağınız birkaç test, kısa sürede keşfetmenize yardımcı olacaktır. Örneğin bazı kadınlar mastürbasyon yaparak üçlü bir ilişkiyi hayal ettiğinde daha kuvvetli orgazm olduklarını dile getirirken; bazıları da kann üstü yattığı zamanlarda kendine dokunduğunda orgazm olma süreçlerinin hızlandığını dile getiriyorlar. Ancak tüm bunlar her kadında farklı yaşanıyor. Keşfetmek ise size kalıyor… Bir gün sizi en hızlı orgazma götüren noktanızı keşfederseniz, bunu sevgilinizle paylaşmaktan çekinmeyin.

Seks dersleri!

4. Seks sırasında hakimiyeti bazen ona mı vermeliyim?

Kesinlikle! Oysa günümüzde birçok kadın erkeğin tatmin olmasının daha önemli olduğunu düşünüp, kendi isteklerini göz ardı ediyor. Evet, kadınlar bir hareketi yaparken o ana konsantre olmaları gerekirken; “Onu tatmin etmek için daha sonra hangi hareketi yapmalıyım?” diye sorarlar kendilerine. Siz tüm hakimiyeti üstünüze aldığınız zaman sevgiliniz nasıl zevk alıyorsa; ara sıra da olsa sizin de onun kadar zevk almanız şart. Cinsel ilişki sadece tek tarafı tatmin ediyorsa, orada duygular hiçe sayılıyor demektir.

10 büyük seks hatası

5. Cinsel ilişkiye girmek için vücudumla barışık olmam şart mı?

Vücudunuz hakkındaki düşünceleriniz, siz ne kadar engel olmaya çalışsanız da ne yazık ki cinsel ilişkinizi derinden etkiliyor. Bu sorun genellikle hamilelikten sonra meydana geliyor. Çocuğunu doğurduktan sonra kalçaların genişlemesinden, göğüslerinin iki beden birden büyümesinden memnun olmayan kadınlar, eşlerinin onları bu şekilde görmesinden rahatsız
Oluyor. Hatta bazıları kendilerine dokunulmasını dahi istemiyor. “Bu düşüncenin modası çoktan geçti” diye düşünseniz de, günümüzde birçok kadın tarafından yaşanmakta… Uzmanlar seks hayatınızın eskisi kadar iyi olması için bir günlük tutmanızı ve bu deftere her gün vücudunuzla ilgili olumlu bir not düşmenizi öneriyorlar. Göreceksiniz ki bir ay sonra vücudunuzu sevmeye ve başkaları tarafından aslında ne kadar çekici bir hal aldığını fark etmye başlayacaksınız.

3. En kısa yoldan nasıl orgazm olunur?

En çok hangi bölgenize dokunulmasından hoşlanıyorsunuz? Sizi zirveye çıkaran özel bir fantezi var mı? Bu iki sorunun cevabını biliyorsanız, orgazm olmanın en kısa yolunu da keşfetmişsiniz demektir. Eğer bilmiyorsanız, öğrenmeniz o kadar da zor değil! Kendi üzerinizde yapacağınız birkaç test, kısa sürede keşfetmenize yardımcı olacaktır. Örneğin bazı kadınlar mastürbasyon yaparak üçlü bir ilişkiyi hayal ettiğinde daha kuvvetli orgazm olduklarını dile getirirken; bazıları da kann üstü yattığı zamanlarda kendine dokunduğunda orgazm olma süreçlerinin hızlandığını dile getiriyorlar. Ancak tüm bunlar her kadında farklı yaşanıyor. Keşfetmek ise size kalıyor… Bir gün sizi en hızlı orgazma götüren noktanızı keşfederseniz, bunu sevgilinizle paylaşmaktan çekinmeyin.

Seks dersleri!

4. Seks sırasında hakimiyeti bazen ona mı vermeliyim?

Kesinlikle! Oysa günümüzde birçok kadın erkeğin tatmin olmasının daha önemli olduğunu düşünüp, kendi isteklerini göz ardı ediyor. Evet, kadınlar bir hareketi yaparken o ana konsantre olmaları gerekirken; “Onu tatmin etmek için daha sonra hangi hareketi yapmalıyım?” diye sorarlar kendilerine. Siz tüm hakimiyeti üstünüze aldığınız zaman sevgiliniz nasıl zevk alıyorsa; ara sıra da olsa sizin de onun kadar zevk almanız şart. Cinsel ilişki sadece tek tarafı tatmin ediyorsa, orada duygular hiçe sayılıyor demektir.

10 büyük seks hatası

5. Cinsel ilişkiye girmek için vücudumla barışık olmam şart mı?

Vücudunuz hakkındaki düşünceleriniz, siz ne kadar engel olmaya çalışsanız da ne yazık ki cinsel ilişkinizi derinden etkiliyor. Bu sorun genellikle hamilelikten sonra meydana geliyor. Çocuğunu doğurduktan sonra kalçaların genişlemesinden, göğüslerinin iki beden birden büyümesinden memnun olmayan kadınlar, eşlerinin onları bu şekilde görmesinden rahatsız
Oluyor. Hatta bazıları kendilerine dokunulmasını dahi istemiyor. “Bu düşüncenin modası çoktan geçti” diye düşünseniz de, günümüzde birçok kadın tarafından yaşanmakta… Uzmanlar seks hayatınızın eskisi kadar iyi olması için bir günlük tutmanızı ve bu deftere her gün vücudunuzla ilgili olumlu bir not düşmenizi öneriyorlar. Göreceksiniz ki bir ay sonra vücudunuzu sevmeye ve başkaları tarafından aslında ne kadar çekici bir hal aldığını fark etmye başlayacaksınız.

3. En kısa yoldan nasıl orgazm olunur?

En çok hangi bölgenize dokunulmasından hoşlanıyorsunuz? Sizi zirveye çıkaran özel bir fantezi var mı? Bu iki sorunun cevabını biliyorsanız, orgazm olmanın en kısa yolunu da keşfetmişsiniz demektir. Eğer bilmiyorsanız, öğrenmeniz o kadar da zor değil! Kendi üzerinizde yapacağınız birkaç test, kısa sürede keşfetmenize yardımcı olacaktır. Örneğin bazı kadınlar mastürbasyon yaparak üçlü bir ilişkiyi hayal ettiğinde daha kuvvetli orgazm olduklarını dile getirirken; bazıları da kann üstü yattığı zamanlarda kendine dokunduğunda orgazm olma süreçlerinin hızlandığını dile getiriyorlar. Ancak tüm bunlar her kadında farklı yaşanıyor. Keşfetmek ise size kalıyor… Bir gün sizi en hızlı orgazma götüren noktanızı keşfederseniz, bunu sevgilinizle paylaşmaktan çekinmeyin.

Seks dersleri!

4. Seks sırasında hakimiyeti bazen ona mı vermeliyim?

Kesinlikle! Oysa günümüzde birçok kadın erkeğin tatmin olmasının daha önemli olduğunu düşünüp, kendi isteklerini göz ardı ediyor. Evet, kadınlar bir hareketi yaparken o ana konsantre olmaları gerekirken; “Onu tatmin etmek için daha sonra hangi hareketi yapmalıyım?” diye sorarlar kendilerine. Siz tüm hakimiyeti üstünüze aldığınız zaman sevgiliniz nasıl zevk alıyorsa; ara sıra da olsa sizin de onun kadar zevk almanız şart. Cinsel ilişki sadece tek tarafı tatmin ediyorsa, orada duygular hiçe sayılıyor demektir.

10 büyük seks hatası

5. Cinsel ilişkiye girmek için vücudumla barışık olmam şart mı?

Vücudunuz hakkındaki düşünceleriniz, siz ne kadar engel olmaya çalışsanız da ne yazık ki cinsel ilişkinizi derinden etkiliyor. Bu sorun genellikle hamilelikten sonra meydana geliyor. Çocuğunu doğurduktan sonra kalçaların genişlemesinden, göğüslerinin iki beden birden büyümesinden memnun olmayan kadınlar, eşlerinin onları bu şekilde görmesinden rahatsız
Oluyor. Hatta bazıları kendilerine dokunulmasını dahi istemiyor. “Bu düşüncenin modası çoktan geçti” diye düşünseniz de, günümüzde birçok kadın tarafından yaşanmakta… Uzmanlar seks hayatınızın eskisi kadar iyi olması için bir günlük tutmanızı ve bu deftere her gün vücudunuzla ilgili olumlu bir not düşmenizi öneriyorlar. Göreceksiniz ki bir ay sonra vücudunuzu sevmeye ve başkaları tarafından aslında ne kadar çekici bir hal aldığını fark etmye başlayacaksınız.

Spor yapmadan zayıf kalacaksınız

kadinssABD’de yapılan bir araştırma, kaslara egzersiz yapıyormuş hissi veren bir maddenin, fareler üzerinde olumlu sonuç verdiğini ortaya koydu.

California’da bulunan Salk Biyoloji Çalışmaları Enstitüsü ile Howard Hughes Tıp Enstitüsü tarafından yapılan ve Cell dergisinin internet sitesinde yayımlanan çalışmaya göre, AICAR adı verilen madde, egzersizden sağlanacak sonuçların, egzersiz yapılmadan elde edilmesine yarıyor.

Bir ay boyunca bu maddenin verildiği farelerin, verilmeyenlere göre, daha fazla kalori yaktığı ve daha az yağa sahip oldukları gözlenirken, AICAR verilenlerin koşma hızlarının da diğerlerine göre belirgin şekilde arttığı görüldü. Çalışmayı kaleme alan Ron Evans, söz konusu maddeyle egzersiz yapmadan, kasların, kimyasal etkiyle egzersizin etkilerini taklit ettiğini ifade etti.

İnsanlar üzerinde nasıl sonuç vereceği henüz netlik kazanmasa da uzmanlar, maddenin, insanlar üzerinde kullanılmaya hazır hale gelmesinden sonra, aşırı şişmanlık ve şeker hastalığı tedavisinde faydalı olabileceği görüşünü belirtirken, çeşitli rahatsızlıklar sebebiyle egzersiz yapamayanların da bundan faydalanabileceğini ifade ediyor.

AA