enerjinizi meditasyonla dengeleyin

Enerjinizi meditasyonla dengeleyin! Eğer mazeretlerinizi bir kenara bırakıp, meditasyon yapmayı başarırsanız, hem ruhsal hem de bedensel enerjinizi dengeleyebilirsiniz. Araştırmalar, meditasyonun kan basıncından stres düzeyine kadar hemen her konuda fayda sağladığını ortaya koyuyor. Düzenli olarak meditasyon yapan kişiler, yapmayanlara kıyasla daha uzun yaşıyor ve bu kişilerin kalp-damar hastalıklarına yakalanma oranları daha düşük oluyor. Sağladığı bunca yarara rağmen birçok kişi çeşitli nedenlerle bu terapi yönteminden uzak duruyor. Oysa meditasyon yapmak için sanıldığı gibi bir köşede gözleriniz kapalı saatler boyu, sessiz sessiz oturmanız gerekmiyor! Bazı kuralları farklılaştırarak, pekala bu işi de kendinize ve kişiliğinize uygun hale getirebilirsiniz. Üstelik bunun için çok fazla zaman ayırmanız da gerekmiyor. Araştırmalar, bu iş için günde sadece 20 dakika ayırmanın fayda sağlamak için yeterli olduğunu ortaya koyuyor.

Biz de. Özellikle meditasyon yapmayı isteyen ama bir türlü başlayamayanları düşündük ve insanları meditasyon yapmaktan alıkoyan en önemli 6 mazereti araştırdık. Ve uzmanlara danışarak, bu mazeretlerin üstesinden gelmeyi kolaylaştıracak çözüm yollarını derledik…

Mazeret 1:
Gözlerimi kapatmaktan hoşlanmıyorum
Hayır; kesinlikle kapatmak zorunda değilsiniz! Sessiz bir köşede, rahat bir pozisyonda oturun ve çevrenizdeki herhangi bir objeyi seçin. Şimdi o objeye sanki onu ilk defa görüyormuş gibi bakın. Sadece bakın, hepsi bu.., Kuşkusuz o objeye bakarken aklınıza birçok başka şey gelebilir, düşünceler akabilir, ancak siz yine de tüm dikkatinizle seçtiğiniz şeye odaklanın. Odaklanmak için nede karar kılacağınızdan pek emin değil misiniz? Mum alevini, bir demet çiçeği ya da bir ağacı seçebilirsiniz,., Bunu meditasyon sırasında da devam ettirebilirsiniz.

Mazeret 2:
Düşüncelerimin akışına hakim olamıyorum
Bu, meditasyon sırasında en sık dile getirilen sorunlardan biri, Düşüncelerin birbiri ardına akmasına engel olamıyorsanız bir de bu yöntemi deneyin: Sessiz bir köşeye oturun ve düşüncelerinize odaklanın. Aklınızdan geçenleri sanki dışarıdan bakıyormuşçasına gözlemleyin. Bu akan düşünceler arasında küçük bir boşluk yakalamaya çalışın. Ve düşünceler arasında yakaladığınız bu boşlukları uzatmaya, bu boşluklarda zihninizi dinlendirmeye çalışın.

Mazeret 3:
Sessiz bir yer bulamıyorum
Hayır, bu da sizi meditasyon yapmaktan alıkoyacak bir mazeret değil, bize göre… Günlük yaşamınızı geçirdiğiniz mekanlardaki sesleri dinleyerek, bu eylemi meditasyonun farklı bir formu haline getirebilirsiniz. Rahat bir pozisyonda oturun ve sesleri kulağınızı tırmalayan bir gürültü gibi değil de biraz daha farkına vararak dinleyin. Normalde dikkatinizden kaçacak kadar uzak olan sesleri, zar zor duyulacak kadar alçak olanları dinleyin… Ardından bu egzersizin sonuçlarını gözden geçirmelisiniz. Kendinizde bit farklılık gözlemlediniz mi? Ya da daha iyi bir dinleyici olmanın ne kadar büyük bir efor gerektirdiğini? Hiç fark etmediğiniz ne kadar çok ses olduğuna ve bu kadar çok sesi nasıl duyabildiğinize şaşırdınız mı? İşte size harika bir meditasyon deneyimi!

Mazeret 4:
Dikkatimi odaklamak imkansız görünüyor
Meditasyonun amacı dikkatinizi toplayarak, içinde bulunduğunuz ana yüzde yüz odaklanmanızı sağlamaktır. Zen üstadıyla öğrencisi arasında geçen ünlü bir diyalog vardır. Öğrenci üstadına sorar; “Usta, aydınlanmışlığı yaşamıma nasıl geçirebilirim? Onu günlük yaşamımın her anında nasıl deneyimleşebilirim?” “Yemek yiyerek ve uyuyarak” diye yanıtlar üstat. “Ama herkes yemek yiyor ve uyuyor” der öğrencisi, “Herkes yemek yerken sadece yemez, uyurken sadece uyumaz” diye yanıtlar üstat. Anlamı gayet açık, hayatın her anının farkında olun…

Mazeret 5:
Huzursuz biriyim, sabit duramıyorum!
Meditasyonda en önemli şey, başlamadan önce rahat bir pozisyon bulmaktır, insanlar nedense meditasyon yapmak için çalışırlar, bunun sonucunda da tabii ki bu pozisyonda rahat edemezler. Rahatlayıp uygun pozisyonu bulduysanız şimdi kıpır kıpır, yerinde duramayan yapınızla baş etmeye çalışabilirsiniz. Bunun için nefesinize odaklanın ve sakin bir şekilde nefes alıp verin. Birkaç dakika sonra dikkatinizi vücudunuza yönettin. Vücudunuzda herhangi bir ağrı, rahatsızlık ya da zevk veren bir şey hissediyorsanız bu duygulara yoğunlaşın ve keyfine varın, ama sabit bir şekilde durmaya da devam edin. Böylece bu duyguların dikkatinizi dağıtmasına izin vermek yerine onları kabul etmeyi öğrenirsiniz. Bir sonraki aşamada organlarınız ve fonksiyonları üzerine düşünün. Kalbiniz, akciğerleriniz, böbrekleriniz, mideniz,., Kanınızın bir nehir gibi akıp çevresindeki tarlaları yani organlarınızı beslediğini hissedin… Vücudunuzdaki tüm organlarının birbirlerine bağlı olduğunu ve birbirlerine ihtiyacı olduğunu hatırlayın…

Mazeret 6:
Düşüncelerimle baş başa kalınca moralim bozuluyor
Bazılarına meditasyon zor gelir, çünkü bu onları iç dünyalarına odaklanmaya zorlar. Oysa iç dünyanın deşifresi gerçekten çok yararlı olabilir. Deneyeceğiniz bu yöntemle negatif duygulardan kurtulup daha pozitif ve kendine güvenli biri olabilirsiniz: Sakin bir köşeye oturup gözlerinizi kapatın ve diğer insanların size yakıştırdığı etiketleri analiz edin. Asi, kurban, altın kız, soğuk, ukala vs vs.. Bunları bilinç üstüne çıkarmak size biçilen bu giysilerden kurtulmanın ilk adımıdır. Başkalarının size giydirdiği giysileri, sizi soktuğu kalıpları düşünün ve onları daracık, sizi sıkan bir elbise gibi hayal edin. Hazır olduğunuzda bu giysinin fermuarını açın ve ondan kurtulun ve bir dakika boyunca çıplak kaldığınızı düşünün… Eğer yeni bir kimlik istiyorsanız kişiliğinizi daha iyi ifade eden ve size daha yakışan bir giysi seçin, Kırmızı halıya layık, şık bir elbise ya da uçuşan ipeklilere ne dersiniz?

Mudra ve Mantra
Meditasyon yapmaya karar verdiyseniz, o zaman biraz da meditasyon terminolojisinden haberdar olmanız gerekiyor. Mudra ve Mantra meditasyonda en fazla telaffuz edilen iki sözcük. Mudra, el pozisyonları anlamına geliyor. En sık kullanılan şekli ise başparmak ve işaret parmağı birleştirilerek yapılan şekil. Mantra ise sürekli tekrarlanan söz olarak tanımlanabilir. Kendinize Hindu dilinde herkesin bildiği bir mantra seçebileceğiniz gibi, Türkçe sizi anlatan bir sözcük de söyleyebilirsiniz.

23 adımda enerjinizi arttırın

23 adımda enerjinizi arttırın! Günlük yaşantınız bütün enerjinizi alıp götürüyorsa ve kendinizi zinde hissetmek için yeterli zamanı bulamıyorsanız, kendinizi yeniden enerjik hissetmeniz için birkaç önerimiz var… İşte bilim adamlarının enerjinizi zirvede tutmak için sıraladığı 23 öneri…

1-Cardiff Üniversitesi’ndeki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday, mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi artırıyor ve stresi azaltıyor.

2- Sabahları çıkarken bir soğuk bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5–6 dakika bunu tekrarlarsanız, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.

3- Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.

4- Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz… Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini harekete geçiriyor.

5- Günde 2 ya da 3 litre su içmelisiniz. Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre bu oranlarda su içmek dayanıklılığı artırıyor, stresin azalmasına yardımcı oluyor. Ancak aklınızda bulunsun; fazlası da zararlı.

6- Dik durun. Kambur durmak kasların daha hızlı çalışarak yorulmasına sebep olur. Nefes almanızı zorlaştırır. Dik konumdayken daha rahat nefes alınır, oksijen akciğerlere dolar ve böylece kanın daha rahat dolaşması sağlanır…

7- Yapılan araştırmalara göre en sevdiğiniz müzikleri dinlemek stresi hafifletiyor ve yorgunlukla daha rahat savaşmamızı sağlıyor.

8- Dışarı çıkın. Sabah kalkınca yapacağınız ilk iş dışarı çıkmak olsun. Amerikalı bilim adamları doğal ışığın beyni harekete geçirdiğini ve seratonin salgılamasına yardımcı olduğunu söylüyor. Bu da mutluluğunuzu artıracaktır.

9- Mutlaka gün içerisinde şekerleme yapın… Amerika’daki beyin sağlığı araştırmacılarına göre, 30 dakikalık kısa bir uyku bile insanları performanslarını olumlu etkiliyor.

10- Vücudun asit oranını dengelemeniz gerekir. Gereğinden fazla şekerli yiyecekler ve peynir aside sebep olur ve enerjiyi emer. Bu yüzden sebze ve meyve salatalarını bolca tüketin.

11- Doktorlar sizi mutlu eden şeyleri hatırlamanız için sizi mutlu eden şeyleri bir deftere yazmanızı öneriyor. Bunları okudukça sizi neyin mutlu ettiğini daha iyi bulabilirsiniz.

12- Düzenli yemek yiyin. Yemekler arasındaki uzun aralıklar şekerin düşmesine, dolayısıyla enerjinizin azalmasına neden olur. Günde üç kez mutlaka yemek yiyin.

13- Kaslarınızı hissederek enerji sağlayın. Mesela iki elinizi göğüs hizasında birleştirin ve birbirine doğru itin. Ardından başınızın üstüne kaldırın ve bunu 5-10 defa tekrarlayın.

14- Güne iyi bir kahvaltıyla başlayın. Süt, 150 gr yoğurt, 1 muz, tereyağı, bal, fındık ve cevizi karıştırıp yiyebilirsiniz.

15- Nefes alıp vermenin önemini mutlaka kavrayın. Derin nefes alıp vermek, nefes yolunuzu açacak ve daha çok enerji almanızı sağlayacaktır. Her saat üç ya da dört kere derin nefes alıp verin.

16- Cep telefonunuzu kapatın. Bırakın günün birkaç saatinde kimse size ulaşamasın. Gerekli oluğunda iş ve aileniz için kullanın.

17- Düzenli olun. Dağınıklık sizi strese sokacaktır. Gereksiz yere panik yaparsanız, bu stresle işleriniz yolunda gitmeyecektir. Bu kaosu yaşayıp stresinizi artırmayın…

18- Adımlarınızı artırın. Daha fazla yürüyüş yapın, bol bol merdiven çıkın. Olabildiğince hareketli olmaya özen gösterirseniz, kanın hızlı hareket etmesini, kaslara ve organlara giden oksijenin artmasını sağlarsınız. Bu da sizi rahatlatacaktır.

19- Magnezyum almaya dikkat edin. Sebzelerde, fındıkta ve tahıllı ekmeklerde bulunan bu vitamin size zindelik kazandıracaktır.

20- Yiyeceklerdeki enerjinin hızlı emilimini sağlayan Co-enzim Q10, vücudun ürettiği bir antioksidandır. Bu enzimin oluşmasını sağlayan yiyeceklere de brokoli, kahverengi şeker, kepekli ürünler, soya ve fındıktır.

21- Çok kafein ve alkol uykuyu engeller ve enerji veren B vitaminini emer. Haftada birkaç kez 1 ya da 2 kadeh şarabı geçmemeye, çay ve kahve tüketimini en aza indirmeye özen gösterin.

22- Bilgisayarla çalışırken mutlaka aralar verin. Japon araştırmacılar, bilgisayar önünde çok oturan insanların endişeli olma halinin arttığını, gözlerde problem yaşandığını ve beden ağrılarının çoğaldığını söylüyor.

23- Ve son olarak beyinsel anlamda rahatlamak ve yenilenmek için kendinize 20 dakika ayırın ve yukarıdaki önerileri yapmaya çalışın…