mide şişkinliği

Kendinizi neredeyse patlayacakmış gibi hissettiğinizde rahatlamak için birçok şey yapabilirsiniz.Midenizdeki doluluk hissini azaltmanın kolay yolları:

Karnınızda şişkinlik hissettiğinizde kemerinizi gevşetmeniz gerekebilir ve daha rahat bir pantolon giyme ihtiyacını hissedebilirsiniz. Bunun nedeni çok fazla yemek yemeniz olmayabilir. Devami..

On yanlış

İstemediğimiz durumlarla sıklıkla karşılaşıyorsak bunun nedeni, değiştirmediğimiz tutum ve davranışlarımızdır… Devami..

enerjinizi meditasyonla dengeleyin

Enerjinizi meditasyonla dengeleyin! Eğer mazeretlerinizi bir kenara bırakıp, meditasyon yapmayı başarırsanız, hem ruhsal hem de bedensel enerjinizi dengeleyebilirsiniz. Araştırmalar, meditasyonun kan basıncından stres düzeyine kadar hemen her konuda fayda sağladığını ortaya koyuyor. Düzenli olarak meditasyon yapan kişiler, yapmayanlara kıyasla daha uzun yaşıyor ve bu kişilerin kalp-damar hastalıklarına yakalanma oranları daha düşük oluyor. Sağladığı bunca yarara rağmen birçok kişi çeşitli nedenlerle bu terapi yönteminden uzak duruyor. Oysa meditasyon yapmak için sanıldığı gibi bir köşede gözleriniz kapalı saatler boyu, sessiz sessiz oturmanız gerekmiyor! Bazı kuralları farklılaştırarak, pekala bu işi de kendinize ve kişiliğinize uygun hale getirebilirsiniz. Üstelik bunun için çok fazla zaman ayırmanız da gerekmiyor. Araştırmalar, bu iş için günde sadece 20 dakika ayırmanın fayda sağlamak için yeterli olduğunu ortaya koyuyor.

Biz de. Özellikle meditasyon yapmayı isteyen ama bir türlü başlayamayanları düşündük ve insanları meditasyon yapmaktan alıkoyan en önemli 6 mazereti araştırdık. Ve uzmanlara danışarak, bu mazeretlerin üstesinden gelmeyi kolaylaştıracak çözüm yollarını derledik…

Mazeret 1:
Gözlerimi kapatmaktan hoşlanmıyorum
Hayır; kesinlikle kapatmak zorunda değilsiniz! Sessiz bir köşede, rahat bir pozisyonda oturun ve çevrenizdeki herhangi bir objeyi seçin. Şimdi o objeye sanki onu ilk defa görüyormuş gibi bakın. Sadece bakın, hepsi bu.., Kuşkusuz o objeye bakarken aklınıza birçok başka şey gelebilir, düşünceler akabilir, ancak siz yine de tüm dikkatinizle seçtiğiniz şeye odaklanın. Odaklanmak için nede karar kılacağınızdan pek emin değil misiniz? Mum alevini, bir demet çiçeği ya da bir ağacı seçebilirsiniz,., Bunu meditasyon sırasında da devam ettirebilirsiniz.

Mazeret 2:
Düşüncelerimin akışına hakim olamıyorum
Bu, meditasyon sırasında en sık dile getirilen sorunlardan biri, Düşüncelerin birbiri ardına akmasına engel olamıyorsanız bir de bu yöntemi deneyin: Sessiz bir köşeye oturun ve düşüncelerinize odaklanın. Aklınızdan geçenleri sanki dışarıdan bakıyormuşçasına gözlemleyin. Bu akan düşünceler arasında küçük bir boşluk yakalamaya çalışın. Ve düşünceler arasında yakaladığınız bu boşlukları uzatmaya, bu boşluklarda zihninizi dinlendirmeye çalışın.

Mazeret 3:
Sessiz bir yer bulamıyorum
Hayır, bu da sizi meditasyon yapmaktan alıkoyacak bir mazeret değil, bize göre… Günlük yaşamınızı geçirdiğiniz mekanlardaki sesleri dinleyerek, bu eylemi meditasyonun farklı bir formu haline getirebilirsiniz. Rahat bir pozisyonda oturun ve sesleri kulağınızı tırmalayan bir gürültü gibi değil de biraz daha farkına vararak dinleyin. Normalde dikkatinizden kaçacak kadar uzak olan sesleri, zar zor duyulacak kadar alçak olanları dinleyin… Ardından bu egzersizin sonuçlarını gözden geçirmelisiniz. Kendinizde bit farklılık gözlemlediniz mi? Ya da daha iyi bir dinleyici olmanın ne kadar büyük bir efor gerektirdiğini? Hiç fark etmediğiniz ne kadar çok ses olduğuna ve bu kadar çok sesi nasıl duyabildiğinize şaşırdınız mı? İşte size harika bir meditasyon deneyimi!

Mazeret 4:
Dikkatimi odaklamak imkansız görünüyor
Meditasyonun amacı dikkatinizi toplayarak, içinde bulunduğunuz ana yüzde yüz odaklanmanızı sağlamaktır. Zen üstadıyla öğrencisi arasında geçen ünlü bir diyalog vardır. Öğrenci üstadına sorar; “Usta, aydınlanmışlığı yaşamıma nasıl geçirebilirim? Onu günlük yaşamımın her anında nasıl deneyimleşebilirim?” “Yemek yiyerek ve uyuyarak” diye yanıtlar üstat. “Ama herkes yemek yiyor ve uyuyor” der öğrencisi, “Herkes yemek yerken sadece yemez, uyurken sadece uyumaz” diye yanıtlar üstat. Anlamı gayet açık, hayatın her anının farkında olun…

Mazeret 5:
Huzursuz biriyim, sabit duramıyorum!
Meditasyonda en önemli şey, başlamadan önce rahat bir pozisyon bulmaktır, insanlar nedense meditasyon yapmak için çalışırlar, bunun sonucunda da tabii ki bu pozisyonda rahat edemezler. Rahatlayıp uygun pozisyonu bulduysanız şimdi kıpır kıpır, yerinde duramayan yapınızla baş etmeye çalışabilirsiniz. Bunun için nefesinize odaklanın ve sakin bir şekilde nefes alıp verin. Birkaç dakika sonra dikkatinizi vücudunuza yönettin. Vücudunuzda herhangi bir ağrı, rahatsızlık ya da zevk veren bir şey hissediyorsanız bu duygulara yoğunlaşın ve keyfine varın, ama sabit bir şekilde durmaya da devam edin. Böylece bu duyguların dikkatinizi dağıtmasına izin vermek yerine onları kabul etmeyi öğrenirsiniz. Bir sonraki aşamada organlarınız ve fonksiyonları üzerine düşünün. Kalbiniz, akciğerleriniz, böbrekleriniz, mideniz,., Kanınızın bir nehir gibi akıp çevresindeki tarlaları yani organlarınızı beslediğini hissedin… Vücudunuzdaki tüm organlarının birbirlerine bağlı olduğunu ve birbirlerine ihtiyacı olduğunu hatırlayın…

Mazeret 6:
Düşüncelerimle baş başa kalınca moralim bozuluyor
Bazılarına meditasyon zor gelir, çünkü bu onları iç dünyalarına odaklanmaya zorlar. Oysa iç dünyanın deşifresi gerçekten çok yararlı olabilir. Deneyeceğiniz bu yöntemle negatif duygulardan kurtulup daha pozitif ve kendine güvenli biri olabilirsiniz: Sakin bir köşeye oturup gözlerinizi kapatın ve diğer insanların size yakıştırdığı etiketleri analiz edin. Asi, kurban, altın kız, soğuk, ukala vs vs.. Bunları bilinç üstüne çıkarmak size biçilen bu giysilerden kurtulmanın ilk adımıdır. Başkalarının size giydirdiği giysileri, sizi soktuğu kalıpları düşünün ve onları daracık, sizi sıkan bir elbise gibi hayal edin. Hazır olduğunuzda bu giysinin fermuarını açın ve ondan kurtulun ve bir dakika boyunca çıplak kaldığınızı düşünün… Eğer yeni bir kimlik istiyorsanız kişiliğinizi daha iyi ifade eden ve size daha yakışan bir giysi seçin, Kırmızı halıya layık, şık bir elbise ya da uçuşan ipeklilere ne dersiniz?

Mudra ve Mantra
Meditasyon yapmaya karar verdiyseniz, o zaman biraz da meditasyon terminolojisinden haberdar olmanız gerekiyor. Mudra ve Mantra meditasyonda en fazla telaffuz edilen iki sözcük. Mudra, el pozisyonları anlamına geliyor. En sık kullanılan şekli ise başparmak ve işaret parmağı birleştirilerek yapılan şekil. Mantra ise sürekli tekrarlanan söz olarak tanımlanabilir. Kendinize Hindu dilinde herkesin bildiği bir mantra seçebileceğiniz gibi, Türkçe sizi anlatan bir sözcük de söyleyebilirsiniz.

yiyeceklerinizin kişiliğinize etkileri

Yiyeceklerinizin kişiliğinize etkileri Yoga felsefesi beslenmesi olan Yogik diyet ve gereklilikleri… Yoga iç dünyamızı saflaştırarak geliştirir. Yediğimiz yiyecekler bu bağlamda büyük rol oynar.Yiyecekler eski yogik yazıtlarında üç şekilde ele alınmıştır.

Bunlar: saf veya arınmış – sattvik yiyecekler, tahrik yada uyarıcı özelliğe sahip rajasik yiyecekler, saf olmayan veya bozulmuş, çürümüş – tamasik yiyecekler olarak belirtilmiştir.

Yogik diyet sattvik yiyecekler üzerine kuruludur.

Aşırı hırs ve ihtiras hali – Rajasik yiyecekler ve Davranışlar

Yogik diyet, aşırı hırs, ihtiras ve öfke hali yaratan yiyecekleri yemeyi reddeder.Soğan, sarımsak, kahve, çay, sigara, puro, aşırı baharatlı, aşırı yağlı, aşırı tuzlu, cips, hafif içecekler(gazlı vs..), işlenmiş şeker, çikolata, vb yiyecekler rajasik (aşırı enerji veren gıdalar) olarak bilinir.Bu tür yiyeceklerle hayvansal güdüler desteklenir. Aklın karmaşık ve huzursuz olmasına neden olurlar. Bu tür yiyecekleri sık tüketen kişilerde, aşırı aktiflik, aşırı hırs, aşırı düşkünlük,aşırı ihtiras halleri görülür. Rajasik yiyecekler vücut, akıl, ruh dengesinin bozulmasına neden olur. Kişiyi mutsuzluğa sürükler.

Rajasik davranış şekli

Rajasik yiyecekler vücudu, aklı olumsuz yönden uyarır yada etkiler.Bunun sonucunda fiziksel ve zihinsel problemler ortaya çıkar.Başta stres olmak üzere dolaşım sistemi ve sinir sisteminde bozukluklara neden olurlar.

Rajasik yiyecekler

“Çok acı, ekşi, tuzlu, baharatlı, keskin kokulu, kuru ve yanık yiyecekler rahatsızlık, dert, ve hastalığa sebep olur.”(Gita-Upanişad)

Tembellik-uyuşukluk – Tamasik yiyecekler ve Davranışlar

Tamasik yiyecekler de yogik diyet içerisinde bulunmaz. Çünkü bu tür yiyecekler kişide uyuşukluk, tembellik, bezginlik gibi etkiler yaratır. Et, balık, yumurta, uyuşturucu, alkol, uzun süre pişirilmiş yiyecekler(neredeyse yanmış), yağda kızartılmış yiyecekler, barbekü, defalarca ısıtılmış yiyecekler, bayatlamış ürünler, katkı maddesi içeren yiyecekler, mantar, tamasik yiyecekler olarak bilinirler.

Tamasik davranış şekli

Tamasik diyet ne vücuda ne de akla fayda sağlar. Kişiyi sıkıcı, tembel, uyuşuk, bezgin, hedefsiz hale getirir. Ayrıca kişinin ihtiyaç duyduğu enerjinin çoğunu absorbe eder.Bu tür diyetle beslenen kişilerde kronik rahatsızlıklar ve depresyon gözlenir. Aşırı yemek yeme tamasiktir.

Tamasik yiyecekler

“Üç saatten fazla bir zaman önce hazırlandıktan sonra yenilen, tatsız, çürümüş, bozulmuş artıklar ve iğrenç şeylerden yapılmış yiyecekler tamasiktir.”(Gita-Upanişad)

Saf – Arınmış – Sattvik

Yogik diyet sattvik yiyecekleri içerir.Çünkü bu tür yiyecekler zihnin ve aklın sakin, huzurlu olmasını sağlarken zekayı da olumlu yönde etkiler. Sattvik yiyecekler hiç bir katkı maddesi içermez, doğal olarak lezzetlidir. Taze ve kuru meyveler, dut, taze sıkılmış meyve suları, çiğ veya kısa süre pişirilmiş sebzeler, salata, hububatlar, baklagiller, fındık, çekirdek, işlenmemiş ekmek, bal, taze yeşillikler, bitki çayları, süt, tereyağı sattvik olarak bilinir. Sattvik diyet sindirim sistemimizce kolayca hazmedilir ve yüksek oranda enerji verir. Yaşam enerjimizi olumlu yönde destekler, yükseltir, kuvvet ve dayanıklılık sağlar. Yorgunluk ve bitkinliğin giderilmesine yardımcı olur. Yogikler “arınmış bir zihin, yediğimiz yiyeceklerden geçer” felsefesine inanır ve bu bağlamda ruhsal yolda ilerlemenin ilk şartı olarak bu ilkeyi benimserler.

Sattvik davranış şekli

Sattvik diyet aklın sakin, huzurlu ve saf olmasını destekler.Kişiye mutluluk, neşe, sevinç verirken kişiyi teskin eder ve yatıştırır.Gün boyu enerjik ve dengeli olmanıza yardımcı olur.Sinir sistemine olumlu yönde etkiler.

Sattvik yiyecekler

“Sattvik yiyecekler yaşamı uzatır ve arıtır, ve insana kuvvet, sağlık, mutluluk, ve tatminiyet verir.Bu gibi yiyecekler; sulu, normal yağlı, sağlığa yararlı ve kalbi memnun edicidir.”(Gita-Upanişad)

Yemek yerken nelere dikkat etmeliyiz

“Aklı arındırmanın en zahmetsiz yolu sattvik yiyeceklerden geçer.”
-Alex Apostolov

• Öğünleri zamanında yemeyi alışkanlık haline getirmek. Açlık hissetmediğin durumlarda öğün atlamak, yani bir sonraki öğüne kadar oruç tutmak.

• Yemeği yavaş ve çiğniyerek yemeye çalışmak. Sindirimin ağızda başladığını unutmamak.

• En fazla beş çeşit yemek öğünlerinde bulundurmak. Karışık menü sindirim sistemini zorlayacaktır. Yemek aralarında atıştırmamaya çalışmak.

• Gereğinden fazla yemek yiyerek sindirim sistemini zor durumlara sürüklememek.Midenin yüzde 50’sini katı yiyeceklere, yüzde 15’ni sıvı yiyeceklere, geri kalan kısmı boş bırakmaya çalışmak.

• Yemeği huzurlu bir ortamda yemeğe çalışmak. Yemek sırasında sessizliği benimsemek ve yediğin yemeğe konsantre olmaya çalışmak.

• Diyetini değiştirmeyi düşünüyorsan bunu yavaş yavaş yapmalısın.

• Yemek yemeden önce Krishnayı düşünmeye çalışmak veya mantra (Tibet veya ranja yazısı ile yazılmış dualar, iyi dilekler) okumak.

• Haftada bir oruç tutmaya çalışmak.

• Hergün yeşili bol salata tüketmeye çalışmak.

• Yaşamak için yemek yemek, yemek için yaşamamak…

6 adımda zayıflayın

6 adımda zayıflayın! Her yolu deneyip bir türlü istediğiniz kiloya ulaşamadıysanız, yazımızdaki altın kurallar çok işinize yarayacak… 1. Arkadaş desteği alın
Bazı insanlar hedeflerine, başarılarını konuşacak veya fikir edinebilecek arkadaş, terapist, es, sevgililer sayesinde ulaşır. Eğer bu tip biriyseniz zayıflama problemlerinizi aşarken, yargılamayan, koşulsuz destek veren birileriyle olun. Arkadaşlarınızın desteğiyle iyiye gittiğinizi düşünüyorsanız onlara danışmayı sürdürün.

2. Yavaş yiyin
Yemeğin tadını alın. Yumuşaklığının veya sertliğinin tadını çıkarın… Her iki çiğnemede çatalınızı bir kenara koyun, yemeğin tadını çıkarın ve yemek boyunca su yudumlayın.

3. Yanınızda her zaman şekersiz sakız bulundurun
Sekersiz sakız, canınız tatlı istediğinde ağzınızı meşgul etmenizi sağlar. Bu nedenle daha az atıştırma ihtiyacı hissedersiniz. Dişlerinizi fırçalamadığınız zaman dişlerinizin temiz kalmasını sağlar.

4. Dilinizi şok edin
Yemek yerken özgür olun. Acı, acılı ve baharatlı yemeklerden tadın. Acı ve düşük kalorili içecekler doymuş hissetmenizi ve yeterince su almanızı sağlar. Acı sonra yanma hissi olduğunda, yeşil çay veya bitkisel çay için. Sıcak diyet kakao atıştırmadan daha uzun süre sizi tok tutar.

5. İyi uyuyun
Uyku sırasında vücudunuz dinlenir ve enerji depolar. Eğer besleyici ve hafif yemekler yerseniz gün boyu daha zinde düşünür ve güçlü oluruz. Ayrıca uyku, kilo almanıza neden olan hormonal dengesizlikleri, iştah artıran leptini düzenler. Yeterince uyumazsanız, kilo almaya neden olan veya açlık hissi veren hormonlar düzensiz çalışır. Bu nedenle kilo alır veya çok acıkırsızınız. Bunun nadir olduğunu düşünmeyin ve beslenme planı yapın.

6. Büyük beden kıyafetlerinizi bağışlayın
Başarıyla kilo verdiyseniz, ilk iş eski kıyafetlerinizi birilerine verin. Eğer dolapta saklamaya devam ederseniz, bilinçaltınıza onları yeniden giyebileceğiniz yerleşir ve kilo alırsınız.

Bu haberi beğendiyseniz, bu haberlere de göz atın!

Bu galerilere de bir göz atın!

yaz meyveleriyle şifa bulun

Yaz meyveleriyle şifa bulun Yazın bitmesine az kaldı, mevsim meyvelerinden faydalanmak için son haftalar. İşte Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kaleminden yaz meyvelerinin şifaları! Sağlıklı beslenme adına size önerilen yiyecekleri yaz aylarında daha kolay bulursunuz, üstelik yaz meyveleri genellikle daha tazedir, doğaldır, hormonsuz ve lezzetlidir. Çoğunun fiyatları diğer mevsimlere göre daha makul düzeye inmiştir. Yaz meyvelerinin neredeyse tamamı doğal eczanenin bir birinden güçlü ilaçları gibidir. Hem yazın tadını daha çok çıkarmak, hem de vücudunuzu önümüzdeki kışa ve daha sağlıklı bir geleceğe hazırlamak istiyorsanız yaz meyvelerinden daha çok yararlanmayı unutmayın.

Yaz meyveleri deyince aklınıza ilk önce hangileri gelir bilmiyorum ama benim aklıma hemen karpuz geliyor. Karpuz yüksek su içeriği, likopen ve betasterol zenginliği, düşük kalorisi ve mineral-vitaminden zengin yapısıyla yaz aylarının favori meyvesi. Bu mükemmel antioksidan kaynağının tam bir C vitamini deposu olduğu bir büyük dilim karpuzun günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 80’ini, beta-karoten ihtiyacının ise yüzde 30’unu karşıladığı biliniyor. Beta-karoten ve likopen sayesinde karpuz tam bir cilt yenileyicisi gibi çalışıyor.

Bu iki antioksidan hem cildi besleyip destekliyor, hem de güneş ışınlarından daha az zarar görmenizi ve cildinizin mükemmel bir şekilde bronzlaşmasını sağlıyor. Karpuzdaki betasterol isimli maddenin ise cinsel gücü desteklediğini birkaç hafta önce yazdık. Bu mükemmel yaz meyvesi ciddi bir potasyum ve posa kaynağı. Karpuz aynı zamanda düşük kalorili bir yiyecek. Yani diyet yapanlar da onu çok seviyor.

Peki karpuzun hiçbir kusurlu yanı yok mu? Elbette ki var. Her güzel şeydeki gibi bazı ufak tefek kusurlar karpuzda da mevcut. Örneğin karpuz glisemik yükü fazla meyvelerin başında geliyor. Yani kana hızla karışan bir şeker gücüne sahip. Bu nedenle abartılmadan tüketilmesinde fayda var.

Şeftali potasyum ve kiraz antioksidan deposu

Sıcak yaz günlerinin lezzetli ve bol sulu meyvelerinden biri de şeftali. Şeftali de neredeyse tıka basa beta-karoten, potasyum ve posa ile yüklüdür. Düşük kalorili ve düşük glisemik yüklü bir meyve olduğundan kilo sorunu olanlara ve diyabetlilere önerilir.

Mevsimi geçmek üzere ama yaz meyveleri arasına kirazı da eklemelisiniz. Kiraz özellikle koyu renginin içine gizlenen antioksidan maddeler ve elajik asit isimli bitkisel kimyasal nedeniyle son zamanlarda müthiş bir popülarite kazandı. Elajik asidin çok etkili bir kanser savaşçısı ve mükemmel bir cilt koruyucu olduğundan kimse kuşku duymuyor.

Kayısı kansızlığı önlüyor

Yaz meyveleri arasında glisemik gücü en düşüğü hangisi diye sorarsanız kayısı cevabını işaretlemenizi öneririm. Bir orta boy kayısı 10 kalori civarında ve glisemik yükü 50’nin altında. Bu, kayısının hem düşük kalorili, hem de düşük glisemik yüklü bir meyve olduğunu gösteriyor. Diyet yapıyorsanız meyve seçimlerinize kayısı eklemeyi unutmayın. Kayısıda bol miktarda beta-karoten ve likopen var. Likopen özellikle kayısının pembe kırmızı bölümlerinde yer alıyor. Sarı rengi arttıkça beta-karoten oranı da yükseliyor.

Kayısıda potasyum miktarı muzdan daha da fazla. Posa içeriği yönünden de muzu aratmıyor. Bu nedenle kabızlık sorunu çekenlere ısrarla kayısı tavsiye ediliyor. Kayısı aynı zamanda güçlü bir demir deposu . Özellikle periyodik dönemlerinde fazla miktarda kan kaybeden kadınların, demir yetmezliği sorunu çekenlerin, genç kızların, hamile annelerin kayısıyı sofralarından eksik etmemesinde yarar var. Biz kurutulmuş kayısıyı da taze kayısı kadar el üstünde tutuyoruz. Kurutma sürecinde kullanılan sülfit gibi bazı maddelere alerjisi olanlara güneşte kurutulmuş kayısıyı tavsiye ediyoruz.

Kavun ve elma kolesterolü azaltıyor

Kavuna gelince… Kavun da tam bir beta-karoten ve potasyum deposu. Ayrıca posadan da çok zengin. C vitamini ve potasyum yönünden de güçlü. Kavunun bağırsak kanserini önlemede, kabızlıkla mücadelede ve kolesterol seviyesini kontrolde faydalı olabileceğini gösteren çok sayıda bulgu var. Orta boy bir elmanın 50-80 kalori enerji değeri var. Posadan zengin ve tokluk hissi sağlayıcı yapısı nedeniyle elma mükemmel bir diyet desteğidir. Bir orta boy elmada neredeyse 4-5 gr posa vardır. Bu bir günde almanız gereken miktarın beşte birini karşılar. Elmada kolesterolü azaltan bitkisel steroller ve pektin maddesi de bol miktarda bulunuyor. Pektinin özellikle kalın bağırsak kanserine karşı da koruyucu olduğu düşünülüyor. Kısacası 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’den öğrendiğim İngiliz atasözünün geçerliliği gittikçe artıyor: Günde bir elma giren eve doktor girmez!

Yaban mersini teflon etkisi yapıyor

Yaz meyvelerinin arasına kırmızı yaban mersinini de koymayı ihmal etmeyin. Bu mükemmel antioksidan deposuna ayı üzümü veya keçi yemişi diyenler de var. Yaban mersini idrar yolu enfeksiyonlarının en önemli etkeni e.coli bakterilerinin idrar yollarına yapışmasını engelliyor. Yani bu meyvenin veya suyunun idrar yollarında bir çeşit “teflon etkisi” yarattığı kabul ediliyor. Özellikle sık idrar yolu enfeksiyonu geçirenlere saf yaban mersini suyu özellikle tavsiye ediliyor. Yaban mersininin etkin bir antioksidan korunma sağladığını da bir kenara not edin.

zayıflamanın 20 kuralı

Zayıflamanın 20 kuralı Uzmanlar kilo vermek isteyen kişilere 20 önemli kuralı hatırlatıyorlar. Bu kurallara uyarsanız, fazla kilolarınızdan kurtulmanız daha kolay olur… 1- Kilo verme konusunda gerçekleşmesi imkansız olan hedefleriniz olmasın. Kendinizi belirli bir kiloya ulaşmak zorunda hissetmeyin. Bir iki kilo fazlalığın önemli olmadığını kabullenin.

2- Zayıf olan her kadın seksi değildir. Diyet uygulamaktaki amacınız seksi görünmekse bunun sadece kilo vermekle bağlantılı olmadığının farkında olun.

3- Diyet yaptığınızda vücudunuzun genel şeklinin değişeceğini sanmayın. Kilo verdiğiniz zaman vücudunuz sadece daha ince görünecek. Kilo vermek iri göğüslerinizi ve kalçalarınızı belli bir ölçüde küçültebilir ama bu bölgeleriniz yapı olarak iri gözükmeye devam ederler.

4- Aldığınız kalorilerin miktarını yavaş yavaş azaltın. Yiyeceklerinizin az yağlı olmasına özen gösterin. Menünüzden sebze ve meyveyi eksik etmeyin. Baharatları dilediğiniz gibi kullanın. Araştırmalara göre, zencefil, kırmızıbiber, pul biber gibi baharatlar ve bunlarla yapılan soslar vücudunuzun yağ yakma kabiliyetini %25 oranında artırabilir.

5- Amacınız kısa sürede çok fazla kilo vermek olmasın. Bu sebeple yaz mevsimine ince girmek istiyorsanız ya da özel bir günde daha ince gözükmek istiyorsanız kilo vermeye aylar önceden başlamalısınız. Tek gıda diyetleri, iradenize, beslenmenize ve vücudunuza zarar verir. Günde 1200-1500 kalori alacak şekilde beslenin ve sürekli hareket edin spor yapın.

Çalışanlar için diyet!

6- Diyet sırasında verdiğiniz kiloları geri almamak için sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirin. Sebze ve meyvenin porsiyonlarını artırırken şeker, et, yağ ve unlu gıdaları azaltın.

7- Kalori hesaplama işinizi göz kararı yapmayın. Mutfağınızda bir tartı bulundurun ve yanınızdan hiç eksik etmeyeceğiniz kalori listesine göre hesaplama yapın. Ama bunu yaparken fazla abartıya da kaçmayın

8- Egzersizlerinizi aksatmayın. En büyük kabusunuz egzersiz yapmaksa ve bunu yaparken canınız sıkılıyorsa sevdiğiniz hareketleri yapın. Bunun için haftada üç kez sevdiğiniz bir müziğe ayak uydurarak dans edebilirsiniz. İçinizden çılgınca yemek yemek geliyorsa, size kendinizi iyi hissettiren müzikler dinleyin. Araştırmacılar müziğin beyindeki, en sevilen yiyeceği yemenin etkilediği merkezi harekete geçirdiğini belirtiyorlar.

9- Her gün tartılmayı alışkanlık haline getirmeyin. Haftada bir gün, (günün aynı saatinde ve aynı kıyafetlerle) tartılmanız gerekir.

10- Her gün yediklerinizi not edin. Uyguladığınız diyetten memnun kalmadıysanız notlarınıza bakarak nerede hata yaptığınızı anlamaya çalışın. Bu bilgiler bir sonraki egzersizlerinize ışık tutacaktır.

Açlık hissettirmeyen diyet

11. Eliniz abur cubura değil, suya uzansın. İştahınızı yatıştırmanın eldeki en ucuz, en emniyetli yolu bu…

12. Dolapları boş tutun. Hem paradan hem de sizi caydıracak şeylerden tasarruf edersiniz. Etrafınızdaki yiyecek çeşitlerini azaltmanız sizi gereksiz yere atıştırmaktan alıkoyacak.

13. İlham verici bir şeyler yapın. Kilo verdiğinizde giymekten büyük keyif alacağınız bir elbiseyi buzdolabınızın kapağına yapıştırarak kendinizi teşvik edebilirsiniz. Göbeğinize ‘piercing’ yaptırmak da zayıflama azminizi artıracak bir fikir olabilir.

14. Kilo vermek için uyuyun. Uykunuzu yeteri kadar almanız, daha fazla enerji elde etmek için yemek yemenizi engeller. Yapılan son bir araştırmaya göre, yeterince uyuyan bir kadının metabolizması yüzde 40 oranında artıyor.

15. Gece mutfak seferlerine bir son verin. Araştırmacılar karanlık odaların ve gecenin karanlığının bizi daha fazla yemeye sevk ettiğini belirtiyorlar. Yataya bir saat erken girmeyi deneyin. Evinizde daha neşeli, parlak ışıklara yer verin, hem daha mutlu olacak hem de daha az atıştıracaksınız.

Ünlülerin önerileriyle zayıflayın!

16. Kahvaltıyı kesinlikle sektirmeyin. Gün için gereken enerji yakıtınızı almanızı ve öğle yemeğinde kendinizi daha az aç hissetmenizi sağlar.

17. Doğru bir biçimde atıştırın. Sert bir şeker 20 kalori civarındadır, tüketme süresi 20 dakikaya kadar çıkabilir. 400 kalori içeren bir dondurma külahı ise on dakikaya kalmadan midenizde olur.

18. Yeşil çay için. İsviçre Üniversitesi’nde yürütülen bir araştırmanın sonuçlarına göre, yeşil çay içmek vücudun yaktığı kalori miktarını artırıyor. Günde üç fincan içmeye çalışın.

19. Yediğiniz şeye yoğunlaşın. TV izlerken, bir şeyler okurken, ders çalışırken ya da e-mail’lerinizi yanıtlarken yiyecekleri gözden uzak tutun.

20. Dışarı çıkın. Günde en az yirmi dakikayı dışarıda oturarak ya da yürüyerek geçirin. Güneş ışığı içinizdeki yeme istediğini kontrol etmenize yardımcı olur.

Salata diyetiyle 6 kilo verin

Sayfalar: 1 2 sonraki