ilişkiniz bitti Peki ya şimdi
Uzmanlar teselliyi başkasında aramaktan yana değil. Peki ayrılık acısıyla beraber gelebilecek yeni bir ilişkinin geleceğini nasıl yönlendirmelisiniz? Yapılan araştırmalar sonucu edinilen bilgilere göre uzmanlar; biten bir aşkın
ardından yeni bir ilişkiye başlamadan önce;gerektiğinde risk alarak gelişmek gerektiğini söylüyor.. Ancak bu sayede ilk hataları tekrarlamamak mümkün olduğunu belirtiyorlar..
Biten bir ilişkinin ardından yeni bir ilişkiyi risk olarak görenlerin sayısı bir hayli fazla. Ama bu endişe, yine de çoğu zaman teselliyi bir başka insanda aramaya engel olamıyor. Peki, böyle bir ilişki ne kadar doğru?
Psikiyatristler, insanların yeni bir ilişkiye başlamadan önce mutlaka içlerinde özeleştirilerini yapmaları gerektiğini belirtiyor.Uzmanlara göre, mutluluğun yolu,”değişmek” ve “gelişmek” ten geçiyor.
İnsanlar biten bir ilişkinin ardından yeni bir ilişki için endişe duyuyorlar. Bu gibi durumlarda nasıl düşünülmeli?İnsanlar ya terk ediyorlar ya da terk ediliyorlar. Eğer terk edilirlerse, o partner ile ilgili bir hayal kırıklığı, acı, öfke yaşanıyor. Partnerden yola çıkılarak, “erkekler böyledir” ya da “kadınlar böyledir” diye genelleme yapılabiliyor. Bu da tabii bir sonraki ilişkiyi olumsuz etkiliyor. Genel olarak, karşı cinsle ilgili bir tür güvensizlik, öfke ya da uzak durma eğilimi olabiliyor. Bir başka yaklaşım ise, yalnızlık korkusu olabiliyor. Bu insanların kendilerine güvenleri azalıyor ya da endişeli, kaygılı olabiliyorlar. Bu gruptaki risk; çok çabuk, bir şekilde önlerine gelen ilk kişiyle bir ilişkiye başlamak. Kendilerine hiç de uygun olmayan ama ruhlarını okşayacak bir partner tercih edebiliyorlar. Partnerin sevecen, güvenilir, dengeli olması lazım. Ama ayrılan insanlar çok çabuk bir ilişkiye başladıklarında, eski ilişkilerinin kriterlerini baz alıyorlar. Yani eski partner, güvenilmezse, güvenilir olduğunu düşündükleri ilk kişi ile birlikte oluyorlar. Oysa biz bunu önermiyoruz. Bir insan çok güvenilir olabiliyor ama sevecen olamayabiliyor.
İkinci ilişkide ilk ilişkideki hataları tekrarlamamak mümkün mü?
Genellikle ilişkide ortaya çıkan sorunlar, her iki tarafın da çeşitli oranlarda katkılarıyla ortaya çıkıyor. Kişinin o ilişkinin iyi gitmemesine, kötü gidişine kendi katkısını fark etmesi çok önemli. İlişkinin gidişatıyla ilgili sorunlar ortaya çıktığı zaman nasıl çözmeye çalıştıkları, kaçma eğiliminde olup olmadıkları da çok önemli. Kişi eğer bu sorunlara kendi katkısını görmezse, o zaman aynı sorunlu davranışları bir sonraki ilişkiye taşıyor. Genellikle erkeklerdeki
sorun, kendilerini partnerlerinin yerine koymuyor, empati kuramıyorlar. Kadın olduğunu çoğunlukla unutup, erkek arkadaşlarıyla kavga eder gibi ediyorlar. Kadının dünyasını duygularını ve bakış açısını kafalarında canlandıramıyorlar. Erkek sert konuştuğunda, kadına onu sevmediği mesajları gidiyor. Ve bu da kadını çok yaralıyor. Kadın ise, kendi isteklerinin onu ifade etmeden karşılanmasını istiyor. “Söylendikten sonra kıymeti yok” anlayışı ilişkileri tehdit eder. Kadın erkekten zihnini okumasını bekliyor ama erkek bunu yapamayabilir, kadının ifade etmesi gerek. İnsanlar, iyi bir ilişkide karşılıklı olarak isteklerini dile getirebilmeli. Bir de partnerlerinin istek ve ihtiyaçlarını yerine getirirken, bunu partnerlerinin istediği tarzda yapmayı başarmalılar.
Sağlıklı bir ilişki nasıldır?
Sağlıklı bir ilişkinin ilk prensibi, bizim düşündüğümüz tarzda sağlıklı bir ilişkinin olmadığını kabul etmekle başlıyor. Sorunsuz ilişkiler sadece filmlerde var. Ortaya çıkan sorunları birlikte başarmaya hazır olmak, bunun için fedakârlık yapmak gerek. Değişimin olmadığı bir ilişki düşünmek mümkün değil. “Ben böyleyim, buna uyacaksın” demek aslında bir ilişkiyi yetersiz olmaya mahkum etmekten başka bir şey değildir.
İlişkide dürüstlüğün dozu ne olmalı?İnsanların yaşamlarında “mutlak dürüstlük” zaten yok. Böyle bir dünya yok. Belki şunu ayırmak lazım: Karşısındaki insanı kandırmaya, aldatmaya yönelik olarak, aslında söylenebilecek bir şeyi, kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılayarak, söylememek. Yani kendisine bir avantaj yaratmak… Dürüst olmamak ile aldatmayı birbirinden ayırmamız gerekir. Arkasındaki niyete bakmak gerekir. “Ona asla güvenemem” yaklaşımında, nasıl şartlarda, nasıl yalan söylenmiş, test etmek lazım karar vermeden önce. Bir de karşımızdaki insan dürüst olamadıysa, bunda bizim payımız ne, ona da bakmalıyız. Bazı partnerlerin hiç toleransları yoktur. Sınırların çok dar olduğu bir noktada karşınızdaki insanın dürüst olmamasını, aslında siz planlamış olursunuz. Aldatma ile dürüstlüğü, birbirinden ayırmak gerekiyor. Eğer partnerinizi aldatıyorsanız, ya da o sizi aldatıyorsa, hiç şansınız yok demektir. Kendinizi, karşınızdaki insanı ve ilişkiyi gözden geçirmelisiniz. İyi gitmeyen bir ilişkiden sonra, “neden iyi gitmedi” diye de bakmak gerekir.
- Yorumsuz »
- Kategori ilk buluşma - Eylül 26th, 2008
Sevgilim yok diye şikayet etmeyin, bu yazıyı dikkatlice okuyun ve hemen uygulamaya geçin. Biraz çaba gösterirseniz yalnız geçirdiğiniz günlerin bitmesi an meselesi! İşte size 1 haftada sevgili bulmanın yolları!
İlk buluşmalar daima en heyecanlı ve en zor geçenidir çünkü onun üzerinde iyi bir izlenim bırakmak için tek bir şansınız var! Bu şansı iyi kullanın… Nihayet o heyecanlı gün geldi çattı. Panik yapmadan önce yazımızı okuyun. İşte ilk buluşmada işinize yarayacak bazı önemli detaylar ve ipuçları:
Tutkulu bir aşkın başlangıcı mı, yoksa tek gecelik bir heves mi? Tek gecelik ilişkisi olanlar neler yaşıyor, ne hissediyor? Hepsi bu yazıda… Sorumluluk yok, monotonluk yok… Sadece heyecan ve tutkunun hakim olduğu sevişmeler var. Acaba tek gecelik ilişkiler akıllarda bir kabus mu yoksa çok hoş anılar olarak mı kalıyor? 3 genç kadın tek gecelik ilişkilerini tüm açıklığıyla anlattılar. Hikayeleri uzman bakışıyla yorumlayan da psikolog Treysi Kazmirci oldu.
Size sunduğumuz bu rehberin yardımıyla odanın diğer ucundan bile sizi hayal kırıklığına uğratacak erkeği tespit etmeniz mümkün olacak. Siz şimdiye dek böyle biri ile deneyim yaşamadıysanız bile, bu tiplerin ortalıkta dolaştığını biliyorsunuzdur: Süper etkileyici, kadının ayaklarını yerden kesen, flörtçü, “Bu dünyada gördüğüm en güzel kadın sensin” türünden iltifatlar eden, belki de müthiş bir cinsellik yaşatan ve bir anda ortadan kaybolan erkeklerden söz ediyoruz. Ya da daha kötüsü bir müddeti ortalıkla olan, sonra kovalamaca bitince, gerçek sevimsiz yüzlerini gösteren tipler.
Bu ikileme cevap vermek hiç de kolay değil. Bu konuda genellikle kadınlar erkeklerden daha önyargılıdırlar, ilk buluşmada seks yapan kadının ucuz olduğuna inanırlar. Bu her zaman doğru demek değildir ve doğal olarak, eğer kadın ucuzsa, erkek de ucuzdur demektir.
Erkekler genelde pek konuşkan değillerdir ama onların ketum yaratılışları duygularını çözememenize neden olmamalı… “Sevgilinizin konuşmadan gönderdiği mesajları deşifre etmeyi başarırsanız, onun karakterini ve sizin için ideal seçim olup olmadığını anlayacaksınız.” diyor “The Science of Influence: How To Get Anyone to Say Yes in 8 Minutes or Less!” (Etkilerne Bilimi: 8 Dakika veya Daha Az Sürede Herkesten Evet Cevabını Nasıl Alırsınız?) adlı kitabın yazarı Kevin Hogan.