vücut tipinize uygun giyinin

Vücut tipinize uygun giyinin Uzun boylu, kısa boylu, şişman, zayıf hiç fark etmez. Güzel ve estetik görünmek için önemli olan vücut şeklinize uygun kıyafet seçimini yapmak… Sizin için kıyafet seçmek bir ızdıraba mı dönüşüyor? Her gün aynanın karşısına geçip “Acaba bugün ne giysem?” diye mi düşünüyorsunuz? O zaman şu an doğru yazıyı okuyorsunuz. İşte size vücut şeklinize uygun giyim önerileri…

Balıketli bir vücuda sahipseniz

Toplu kadınlar genellikle bol giysiler ve gösterişsiz renklerle vücutlarını saklamak eğilimindedir. Ancak bunun yerine üzerinize oturan, göğüs ve kalçalarınızı saran giysileri tercih etmekte fayda var. Vücudunuzun beğendiğiniz yanlarını öne çıkarmak için aksesuarlardan da yararlanabilirsiniz. Mesela dikkati ince belinize çekmek için, kontrast renklerde şık bir kemeri, gözden kaçmayacak parlak ayakkabılarla tamamlayabilirsiniz. Unutmayın, bol kesimli giysiler sizi daha da hımbıl gösterir. Üzerinize oturan tok kumaşlar daha şık durur.

Olmazsa olmazlar

* Kalçaları dik tutacak, bacaklarınızı uzun gösterecek size uygun yapılmış bir pantolon.

* Korse şeklindeki üstler belinizi de ortaya çıkarmada birebirdir.

* Rahat, yüksek topuklu bir ayakkabı, hem uzun gösterir, hem de yürürken salınmanızı sağlar.

Uzun ve inceyim diyenler

Bu vücut tipine sahip kadınlar her şeyi giyebilirler. Üstte taşınması zor pek çok trend, bu vücut tipinde harika durur. Bu nedenle maceracı olup, değişik kombinasyonları rahatlıkla deneyebilirsiniz. Peki nelerden kaçınmanız gerekiyor? Eğer göğsünüz küçükse, düşük kesimli üstlerden uzak duruyorsunuz. Ayrıca baldır hizasında biten kısa paçalı pantolonlar ve dirseğin biraz altında biten kol boyuna da dikkat. Bunlar çok kısaymışsınız gibi bir etki yaratabilir.

Olmazsa olmazlar

* Dar pantolonlar. Bunları topuklular, ya da babetlerle giyin.

* İnce ve üzerinize yapışan uzun elbiseler.

* Uzun olan gövde boyunu daha kısa göstermek için yatay çizgili üstler.

* Jean veya şık pantolonlarla giyebileceğiniz jarse üstler.

Ufak tefek misiniz?

Bu tip bir vücuda sahip olanlar için en önemli şey, giysilerinizin üzerinize oturmasıdır. Tek renk giyinmek ve koyu renkleri seçmek modern bir görünüm ve bütünlük sağlar. Minyonlara en çok kısa etekler yakışır. Uygun çoraplar ve ayakkabılar boyunuzun da daha uzun görünmesini sağlar. Farklı renk ve tarzları bir arada kullanmak dikkati böleceğinden, sade modeller, tepeden tırnağa tek bir renk kullanımı ihtiyacınız olan bütünlüğü sağlar.

Olmazsa olmazlar

* Diz üzeri etekler.

* Üzerinize oturan kazaklar.

* Pantolonlarla giymek üzere az topuklu botlar.

* Üzerinize uygun boru paça pantolonlar. Daha uzun görünmenizi de sağlarlar.

Vücudunuza hangi kıyafetlerin yakıştığını, hangilerinin yakışmadığını biliyor musunuz?

Kısa boyluysanız…

Pantolon: Eğer vücudunuzun üst kısmını uzun göstermek istiyorsanız düşük belli pantolonlar tercih etmelisiniz. Bacaklarınızı olduğundan uzun göstermek için ise yüksek belli ve düz inen pantolonlar seçin. Kontrast renklerden ve iri desenlerden kaçının. Canlı renkleri üstünüzle aynı tonlarda olmak kaydıyla rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Ceket ve gömlek: Fazla uzun veya belde biten kısa ceketlerden kaçının. Bele oturan ve kalça hizasında kalan modeller seçin. Düşük belli bir pantolon giymek istiyorsanız üzerine saçaklı, püsküllü veya payetli bir gömlek kullanabilirsiniz. Altla üst arasında renk kontrastları yapmayın, illa bir kontrast yapmak istiyorsanız, kumaş türü kontrastları uygulayın: ipek bir elbise üzerine jean ceket gibi.

Elbise: Tek renk ve düz kesim elbiseler silueti daha uzun gösterir. Ayrıca kadınsı ve seksi kesimleri de rahatlıkla kullanabilirsiniz. Etek boyu baldırların ortasına hatta topukların hemen üstüne kadar inebilir.

Kiloluysanız

Pantolon: Pantolonlarınızı mümkün olduğunca krep gibi dökümlü kumaşlardan seçin.

Üst: Özellikle pantolon üzerine, bacaklarınızın üst kısmına dek inen uzun tunikler giyin. Göz alıcı, dikkat çekici büyük desenler yerine tek renk ve koyu tonları tercih edin. Dekolte kullanmaktan kaçınmayın ama kalın ve belinizi saran kemerlerden Kaçının!

Ceket: Dökümlü kumaşlardan olanları tercih edin; mümkünse önünü iliklemeden giyin. Ceketlerinizde büyük vatkalar yerine daha küçük, omuzlarınızı hafifçe yükseltecek vatkalar kullanın.

Elbise – etek: Asla vücudunuzu sarmamalı, streç kumaşlara veda edin! Vücuda yapışmayan, uçuşan kumaşlar idealdir. Renk olarak daha çok tek renk ve koyu tonlar kullanın. Emprime seviyorsanız minik desenlileri tercih edin. Etek boyu baldırlarınızın hemen altına dek inmeli; daha uzun boylar da rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Geniş kalçalıysanız…

Pantolon: Geniş pantolonlarla kalçalarınızı kamufle etmeye çalışmayın. Dökümlü kumaştan dikilmiş, düz kesim pantolonlar giyin. Her zaman koyu ve tek renk tercih edin. Asla ve asla tayt giymeyin!

Üst: Üstünüz ince ve kalçalarınız genişse, vücudunuzdaki bu farkı yok etmeniz gerekiyor. O halde, dikkati vücudunuzun üst kısmına çekecek tarzda gömlek, kazak, tişört giymekte tereddüt etmeyin. Çiçekler, geometrik şekiller, karışık renkler, hatta büyük aksesuarlar kullanın, minik dekolteler uygulayın. Göz ve dudak makyajına ağırlık verin.

Elbise – etek: Eteklerinizde dökümlü kumaş ve nötr renkler (siyah, gri, bej gibi) kullanın. Verev kesim ve büzgülü modellerden kesinlikle kaçının. Bel oyuğu kalçanın hemen üzerinden başlayan kesimler tercih edin. Elbisede dikkat etmeniz gereken nokta, göğüslerinizi belirginleştirmek, kalçanızı ise saklamaktır. En doğru model, bel hattı olan ama bele fazla oturmayan, kalça yuvarlağını çıkarmayan düz kesimlerdir. Diz altı etek boyu en ideal olandır.

tek farkı fiyatı

Tek farkı fiyatı Stil sahibi olmak için bir servet harcanması gerektiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Aynı ürünlerin üç farklı bütçesinini sizler için araştırdık… Baştan aşağı marka giyinmek… Günümüz trendsetter’ları bu kavramı çoktan 80’lerde bıraktı! Onlar bu iflah olmaz lüks marka sevdasının sadece sonradan görme moda kurbanlarıyla özdeşleştiğini düşünüyorlar. Pek de haksız sayılmazlar… Banu Alkan’ın filmleri ve arada bir verdiği röportajlarını hatırladığımızda ne demek istediklerini çok daha iyi anlıyoruz. Ne yapardı Banu Alkan? Senede 2 kez Paris’e alışverişe gider, ne kadar lüks marka varsa bavullarına doldururdu. Çünkü onun için güzel giyinmek=marka demekti. Üzerinde nasıl durduğunun hiç önemi yoktu.

Foto Galeri için tıklayın!

90’ların sonunda güzel giyimin kavramı değişti. Ortaya birer birer yeni moda ikonları çıkmaya başladı. Kate Moss, Dolce Gabbana pantolonuyla semt pazarlarından aldığı tişörtünü giydiğinde yeni bir akımı başlattığından habersizdi. Yeni trend, farklı markaları, ucuz ve pahalıları, bir araya getirmek ve yeni bir tarz oluşturmaktı. Kate Moss’u Gwen Stefani, Mischa Barton ve Olsen kardeşler takip etti. Bizde ise en iyi örnekler Güzide Duran, Ahu Yağtu ve Deniz Akkaya. Onlar ucuz-pahalı kombinasyonun gayet başarılı yapıyorlar ve stilleriyle adlarından söz ettirmeyi başarıyorlar.

Biz de 2009 Sonbahar-Kış modasında öne çıkan parçaların 3 farklı kombinasyonunu derledik. Bütçenize uygun olanını seçin, tarzınızı konuşturun!

moda terimleri sözlüğü

Moda terimleri sözlüğü Vintage, Full-skirt ya da seamless… Bunları duyuyor ama ne anlama geldiğini bilmiyor musunuz? Modaya “fransız” kalmayın; sözlüğe bir göz atın… Moda dünyasına ait sezonda kullanılan önemli terimlerin anlamlarını aşağıda bulacaksınız.

Androgyn: (Androjen) İlk kez 80″lerde Annie Lennox ve David Bowie gibi isimlerin öncülük ettiği bu trendin ardından tasarımcılar maskülen ve feminen detayları koleksiyonlarında bir araya getirmeye başladılar. Androjen stil, erkek ve kadın modasından aynı kesimlerin, kumaşların ve detayların kullanımıyla oluşuyor.

Animal Print: Moda safarisine çıkmaya hazır mısınız? Leopar desen ya da kaplan desenli üstler, aksesuarlar, çantalar…

Baguette Bag: En önemli şeylerin sığabileceği uzun, küçük, dar çanta. Askısı da omuza asılabilecek kadar uzun. Böylelikle çanta kolun altına sıkıştırılabiliyor. Tıpkı bir Fransızın bagetini kolunun altında taşıdığı gibi…

Bourgeoise Bohemian: Hippi ve Yuppi karışımı. İdealist düşünen ancak materyalist yaşayan insanlar topluluğu. Örneğin; çevre bilinci olmaksızın sadece doğal ürünlerin satıldığı marketlerden alışveriş yaparlar, üçüncü dünya ülkelerinde üretilmiş jean”ler giyerler. Onlarınki günlük bir protestodan öte gitmez. Moda dünyasında ise “bourgeoise bohemian”ler imkansız kıyafetleri kendi stilleri doğrultusunda birbirleriyle kombinlerler. Kate Moss ve Sienna Miller gibi “it-girl”ler bu akımı temsil eden iki isim olarak öne çıkıyor.

Cool Chic: Şıklık ve feminenliğin karışımı bu tarzı oluşturuyor. Bele oturan ceket, vücut hatlarını ortaya çıkaran kalem etek kombinasyonu beyaz bluz ve yüksek topuklu ayakkabılarla tamamlanıyor. Kaşmir, ipek, flanel gibi materyaller tarzı lüks bir görüntüye kavuşturuyor. Stile uygun aksesuarlar ise inci ya da sade altın takılar.

Dandy-Look: Maskülen ve feminenin birlikte oynadıkları bir oyun bu. Erkek pantolonları, ceketler, küçük yelekler, büyük erkek gömlekleri, şapkalar ve erkek ayakkabıları gibi detaylar erkek gardırobundan ödünç alınan parçalar arasında. Bırakın, kendi içinde uyumlu parçalar birbirleriyle oyun oynasın. Örneğin, şık bir bluzun içine giyilen dantel bir iç çamaşırı, pantolonun altına giyilen yüksek topuklar ya da ceketle kombinlenen kalem etekler.

Empire-Stil: Bel oyuntusu yerine göğsün altında sonlanan robası ve vurgulanan dekoltesiyle Fransız İhtilali sonrası dönemin elbise modeli. “Empire”, Napolyon”un imparatorluk dönemi anlamına geliyor. Empire tarzındaki elbiseler, romantik ve feminen görünümleriyle kış sezonunun da gözde parçaları arasında yer alıyor.

Full Skirt: Kloş eteğin İngilizcesi. Bele oturan, aşağıya doğru genişleyen diz boyunda etek. Çoğunlukla pilili tercih edildiğinde çan etek formuna dönüşüyor. 50″li yıllarda bu feminen etek özellikle tarlatanın üzerine giyiliyordu.

It-Jeans: It-Jeans, Gwyneth Paltrow, Sienna Miller ve Kate Moss gibi yıldızların giydiği jean pantolonlara verilen isim. It-Jeans, aynı zamanda bir Amerikan rahatlığı sunarken, her kıyafete “cool” bir ihtişam katıyor.

Jabot: Bluz ve elbiselerin dantel ya da volanla süslendiği şık kumaş. İlk kez 17. yüzyılda Fransız erkek giyiminden esinlenilen bu tarz günümüzde en çok Louis Vuitton markası tarafından bizlere sunuluyor.

Lady Chic: Seksapel, klasik kesimler ve yüksek kalitede materyallerle buluşuyor; kaşmir twinset”ler, ton sür ton ya da leopar desenli kalem etekler ve bluzlar, onlara uygun ayakkabı ve çanta. Tüm bunlara ek olarak bu tarz inci ve altın takılarla ve modern taranmış saçlarla Catherine Deneuve havasında lüks bir kadın portresi çiziyor.

Manolo Blahnik: Nefes kesen feminen yüksek topukları ve yarattığı bir eşi daha bulunmayan stiletto topuklarıyla 1971″den bu yana mükemmel kalitede el yapımı ayakkabılar üretiyor. Blahnik”e göre onun tasarladığı ayakkabılar “her zaman daha fantastik görünmek isteyen” kadınlara hitap ediyor. Manololar ise zengin, moda bilinci olan kadınlar için vazgeçilmez bir “it” parçası. “Sex and the City” dizisinin de Manolo”ların daha fazla kadın tarafından tanınmasında önemli bir yeri olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Op-Art-desen: Op-Art, “Optical Art”ın kısaltılmış hali. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren farklı bir yön çizen bir sanat dalının adı. Keskin geometrik desen, üç boyutlu olabilme ya da hareket ettiğinde gözü yanıltma etkisiyle öne çıkıyor.

Pencil Skirt: Dar silüetli, dize doğru giderek daralan diz boyunda etek. Hareket serbestisini yarı yarıya azaltmasına rağmen, kalem etek vücut hatlarını vurguluyor, çocuksu figürlere ise feminen yuvarlaklıklar sağlıyor. Kesinlikle çok şık bir görüntü sergiliyor ve mutlaka altına yüksek topuklu ayakkabı giymek gerekiyor.

Redingota: Bel kısmı dikişsiz, vücuda oturan, eteklere doğru genişleyerek çan etek formuna bürünen manto.

Seamless: “Dikişsiz” kelimesinin ingilizce versiyonu. Özellikle dikiş izi olmayan iç çamaşırlarında şu sıralar oldukça gözde. Dikişsiz sutyenler de kadınlar tarafından tercih ediliyor. Dikiş izi olmaması giyilen pantolonun ya da eteğin altındaki nahoş görüntüleri önlüyor.

Trenchcoat: Beli kalın deri kemerle ya da kendi kuşağıyla sıkıca bağlanan çoğunlukla doğal tonlardaki modellerinin tercih edildiği her mevsim giyilen pardösü. Diğer detaylar arasında kapüşon, eğik yan cepler, fermuar ve geniş kolları sayabiliriz. Burberry modelleri ise artık klasikleşmiş durumda.

Used-Look: “Kullanılmış görünüm”ün İngilizce versiyonu. Bu tanımlamayla yeni satın alınmış ancak uzun zamandır kullanılmış ve yıpranmış görüntüsü veren giyim parçaları kastediliyor.

Vintage: Geçmiş döneme ait tek ve özel parça ya da koleksiyonlara verilen isim. Christian Dior’un 40’lardaki New Look’u, Pucci’nin 60’lardaki baskıları, YSL’nin 80’lerdeki takımları gibi…

Volant: Farklı genişlikte yuvarlak kesilmiş kollara, etek uçlarına ya da koltukaltlarına eklenen kumaş parçaları. Bu kesim sayesinde volan çan formu kazanıyor. Daha çok feminen ve romantik stillerde tercih ediliyor.

Wedge: İngilizce; dolgu topuk. Tahta, mantar ya da hasır versiyonları özellikle 50″lerin ve 70″lerin modasına, hippi ve folkrorik tarzlara uygun.

kırmızı elbise fenomeni

Kırmızı elbise fenomeni Kırmızı elbise, karşı cinsi etkilemenin herkesçe bilinen ama yazılı olmayan kurallarından biri. Elbette erkekleri etkilemenin yüzlerce yolu var ama en garantilisi kırmızı elbise! Yakışıklı ve iyi giyimli bir adam düşünün ve etrafında onunla ilgilenen kadınlar. Hepsi de güzel ve bakımlı, hatta aralarında adamın tam da tipi olan kadınlar var ama o adam kendisiyle ilgilenen kadınlara değil, odanın bir ucunda tek başına oturan kırmızı elbiseli kadına göz diker. Bu kırmızı elbisenin cazibesi değilse nedir?

Kırmızı, hem beyaz tenlilere, hem kumrallara, hem sarışınlara, hem esmerlere çok yakışan bir renktir. Kırmızı rengin insanlar üzerinde uyarıcı, canlandırıcı ve harekete geçirici bir etkisi vardır. Feng-Shui”ye göre de iyi şansın ve şöhretin rengidir. Hormonal artışı sağlayan ve cinsel çekiciliği artıran kırmızı, düşüncelerimizi de etkiler. Kırmızı tüm insan sistemini harekete geçirir. Duygusal sinirlere etkilidir, dolayısıyla koklama, görme, tat alma ve dokunma duyularını tetikler. Kan dolaşımını harekete geçirir, beynine enerji ve canlılık verir, kırmızının enerji dolu etkisi mükemmeldir. Dolayısıyla kırmızı, dünyanın en seksi rengi sayılabilir.

Kırmızı giyen ünlüler!

Kırmızı, doğası gereği çok güçlü bir renktir, kanımız gibi bize hayat verir ve dikkatleri üzerimize çekmemizi sağlar. Moralinizin bozuk olduğu bir gün kırmızı giyindiğinizde, gün içinde enerjiniz yavaş yavaş yükselecektir. Aynı zamanda dinç ve seksi hissetmenizi sağlayacaktır.

Kırmızı elbise deyip geçmemek gerek, bu kadar şeyi başarabilen bir renk erkekler üzerinde de aynı etkiyi yaratır ve ışığa gelen kelebekler gibi kendilerini kaybetmişçesine size doğru çekilirler. Kırmızı giyinen bir kadın cesurdur ve cinsel yönü oldukça gelişmiştir. Sadece bu mesajı karşı tarafa iletmek için bile kırmızı giyebilirsiniz!

Kırmızı bir elbiseniz yoksa bile, en sevdiğiniz siyah elbisenizi kırmızı kalın bir kemer ile ya da büyük kırmızı bir çanta ve ya kırmızı stilettolar ile tamamlayabilirsiniz. Kırmızı giydiğinizde dikkat etmeniz gereken şey, diğer aksesuarlarınızı, saçınızı ve makyajınızı fazla abartmamanızdır, çünkü kırmızı zaten tek başına yeteri kadar dikkat çektiği için geri kalan her şey minimal olmalıdır. Kırmızı elbisenizle kırmızı bir ruj kullanacaksanız, göz makyajınızı çok hafif yapmalısınız. Ayakkabı ve çantanız da basit ve sade olmalı.

gardırobunuzun trend jokeri

Gardırobunuzun trend jokeri! Sade, gösterişsiz masum atletlerinizin; dolabınızın en temel parçalarının, sizi nasıl trendi ve de seksi yapabileceğini öğrenmek ister misiniz? “Sokaklara çıkamayan moda, moda değildir” demiş efsanevi modacı Coco Chanel. Bir şey daha demişti… “Şıklık üzerine yeni bir elbise geçirmekle olmuyor.” Atlet adındaki temel parça her iki yoruma da çok uyuyor. Hem “bolca sokağa çıkıyor” hem de insanı, “şıklık yaratmak için hayal gücünü zorlamaya teşvik ediyor.” Yani başlığa bakıp hemen “bunun moda veya şıklıkla ne ilgisi var!” gibi itiraz etmekte acele etmeyin. Çünkü atlete burun kıvırıyorsanız yanılıyor olabilirsiniz. Dolaplarda adeta “suya sabuna dokunmadan” dururmuş gibi gelen atlet aslında ona ihtiyaç duyduğumuzda hızır gibi imdadımıza yetişiyor.

Atletin alternatifi yok. Yerini kimse dolduramaz. Buna gerek de yok, çünkü o tek başına çok şey başarıyor. Diğer parçaların yardımı ile gerektiğinde şekilden şekile, giriyor, bazen gayet spor, başka zaman ise gösterişli ya da iddialı, seksi ya da adeta görünmez, hatta gayet küstah olabiliyor.

SICAK GÜNLERİN VAZGEÇİLMEZİ

Atlet yaz gardırobunuzun çok yönlü parçaları arasında ilk sıralarda yer alıyor: Terletmiyor, trendlere ayak uydurup çok hızlı değişebiliyor; bencil de sayılmaz, birçok başka parça ile işbirliğine açık, usulca yan yana gelebiliyor; üstelik rafta ya da tatil bavulumuzda fazla yer kaplamıyor.

ATLETİ NASIL GİYELİM?

Bunun ilk ve tek cevabı: Siz nasıl isterseniz öyle. Ancak tabii ki akla ilk gelen çeşitlemelerden de bahsetmeden olmaz…

• En rastlanan versiyon, atleti bol bluz veya gömleğin altına giymektir. Yazın özellikle akşamüzeri, kolları sıvanmış, bu sezon da çok “in” olan ince, çizgili veya düz gömleklerle veya “salaş” yazlık kaşmir kazakların altına giyebilirsiniz. Buna kat kat giyinmenin sıcak sezon modeli de diyebiliriz.

• Daha iddialı bir görünüm elde etmek için, tek renk (ya beyaz ya da siyah/gri gibi koyu renk) sade ancak kaliteli bir atleti smokin ile kombinleyip bunu şık topuklu ayakkabı ve gösterişli küpelerle tamamlayın.

• Atleti iş ortamının ciddiyetine adapte etmek için, daha az dekolteli ve kalın askılısını, vücuda oturan klasik bir blazer ceketin altına giyin. Kötü ve abartı görünmesini istemiyorsanız iş yerinde derin dekolteli ve çok ince askılı ve hatta çok spor kaçan çapraz veya arkası iyice oyuk askılı modellerden kaçının.

• Atlete daha feminen bir hava kazandırmak için, onu volümlü bir eteğin üzerinde kullanın.

• Çok bilinen bir numara olan üst üste iki atlet tarzını deneyecekseniz, ya benzer ya da kesinlikle çok zıt modelleri birleştirin. Renkler konusuna gelince, bu konuda da cesur olup zıt veya alışılmadık renkleri kombinleyin.

• Biraz umursamaz görünmek için, siyah veya beyaz bir atletin altına belirgin renkte bir sutyen giyin. Ancak bunun dozunu da çok iyi ayarlamayı ihmal etmeyin.

• Dümdüz bir atleti, gösterişli, mesela iri kristal taşlı bir kolye veya kolunuzda bir dolu bilezikle süsleyin. Bu kadarı havasını değiştirmeye yeter de artar bile.

• Çılgınca ancak bir o kadar da “stylish” bir sonuç için, renkli bir pantolonu aynı renkteki atletle tamamlayın. Mesela baştan aşağı lacivert, gri, siyah veya beyaz giymeye ne dersiniz?

• Daha somut örnekler mi istiyorsunuz? Çok kısa bir jean şortun üzerine düz(veya “rock vari” baskılı) bir atlet giyip bu ikiliyi erkeksi bir (beyaz veya siyah) yelekle tamamlamaya ne dersiniz? Çok seksi görüneceğinize şüphe yok. Tabii vücudunuza güveniyorsanız.

• Askıları olan bir şort veya uzun pantolonun üzerine derin dekolteli bir atlet giyin. Babetler ve bir şapka bu serseri görüntüyü mükemmel tamamlayacaktır.

• Çizgili denizci ceketinizin altına atlet giyin. Altına jean veya iddialı bir pantolon. İşte size yaz geceleri için uygun bir kıyafet. Dikkatleri üzerinize çekmeniz kaçınılmaz.

• Üzerinde ünlü simaların fotoğrafları olan atletler bu yaz çok moda, aklınızda bulunsun!

• Atlet üzerine adeta bir övgü yazmamız boşuna değil. Bunu hak ediyor. Öyle olmasaydı, Kate Moss”un, üzerinde pembe bir atlet altında siyah pantolonu olan ilk fotoğraflarından biri (kariyerindeki ilk karelerinden yani) açık artırmada üç sıfırlı sürpriz bir fiyata satılır mıydı?

tehlike ayağınızda

Tehlike ayağınızda Ayakkabı ilgisi bazı insanlarda saplantı halini alacak şekilde büyüktür. Çeşit çeşit ayakkabıları giyerken ayaklarımızda oluşabilecek deri hastalıkları ve şekil bozuklukları neler? Nasıl korunabiliriz? İnsan vücudunda en büyük yük ayaklar üzerindedir. Yürürken bu yük daha da artar. Düşünün ki saatte altı kilometre hızla yürüyen bir insan gün boyunca toplam bin ton yük basar.

Ayakkabının icadının aslında bu yükü en aza indirgeyip, eşit şekilde yayılmasını sağlamaya dayandığını, artık ayakkabının sosyal konumu gösteren bir araç halini aldığını ekliyor. Sivri burunlu, uzun ve ince topuklu ayakkabıların seksi olduğu bir gerçek. Hiçbir dönem modası geçmeyecek olan bu ayakkabıların gelecek yıllarda da egemenliğini sürdüreceği kesin görünüyor. İçinde bulunduğumuz mevsimin modası dolgu topuklular da şıklığın vazgeçilmez tamamlayıcıları. Uzun boy, daha ince görünümlü bacaklar, kıyafetin daha göz doldurucu olması uğruna seçilen yüksek topuklu ayakkabılar, doktorlara göre ayak sağlığı açısından sorun yaratabilecek nesneler.

Uzmanlara göre, 5 cm yüksekliğindeki topukta normal yürüyüş bozulur. 7,5 cm”lik topuk yüksekliği, ayaktaki yük ve basınç miktarını yedi kat artırır. Günlük aktivitelerde yüksek topuklu ayakkabı giyenler, gün içinde 6 km”den fazla yürüyüş yapmış kadar ayaklarına ek yük bindirirler.
Ayakkabı seçme kılavuzu

Yüksek topuktan dolayı oluşabilecek sorunları şöyle sıralanıyor:

Nasır: Ayakkabı ile ayak arasındaki sürtünme sonucu derinin sertleşip kalınlaşmasıyla oluşur. Daha çok parmak altında ve parmak aralarında görülür. Yüksek topuklu ayakkabıda ayağın öne doğru kayması veya dar ayakkabının belirli noktalara basınç uygulaması sonucu gelişir.

Hafluks valgus: Baş parmağın dışa doğru anormal derecede açılanmasıdır.

Tırnak problemleri: Yüksek topuklu ayakkabıda ayağın öne doğru kayması sonucu ayak parmakları ayakkabının ucuna doğru itilerek parmaklar ve tırnak yataklarına sürekli basınç uygulanarak tırnaklarda şekil bozukluğu, tırnak batması ve mantar oluşumuna neden olur.

Yüksek topuk tehlikesi!

Çekiç parmak: Parmaklar ayakkabının ucuna doğru itildiğinde parmaklar biçimsiz olarak kıvrılır ve parmağın orta eklemi bükülerek oluşan deformite, ayakkabının üst kısmına baskı sonucu ağrıya neden olur.

Kas ve bağlarda problem: Denge çabuk bozulduğu için ayakta burkulma riski artar, ayak bileğindeki bağ ve eklemlerde zedelenmelere yol açar. Bacak arkasındaki kas ve bağların kasılması, bacak ön ve yan bağlar ile kasların gerilmesi ve zorlanmasına neden olur.

Ayağınıza göre ayakkabı!

Topuklu ayakkabı giymenin püf noktaları

Tüm bu rahatsızlıklar gözünüzü korkutmasın. Yüksek topuklu zevkinizden kendinizi sonsuza dek mahrum bırakmak zorunda değilsiniz. Uzmanların önerilere kulak verin yeter:
• Yüksek topuklu ayakkabıyı mümkün olduğunca az giyin, ise giderken giymek zorundaysanız ya da giymek istiyorsanız, yanınızda topuksuz bir ayakkabı götürüp oturduğunuz zaman değiştirin.
• İş yerinde topuklu ayakkabıyla olma zorunluluğunuz varsa işe gidiş gelişlerde topuksuz ayakkabı kullanmaya çalısın.
• İş yerinizdeki molalar esnasında bacak kaslarınızı esnetin.
• Akşamlan ayaklarınızı ılık suda 5-10 dakika dinlendirin, masaj uygulayın. Bu, ayağınızdaki dolaşımın düzenlenmesine yardımcı olur.
• Ayak, bacak, uyluk ve bel kaslarınıza yönelik esnetme ve germe egzersizleri yapın.

Ayakkabı deyip geçmeyin!

Stiletto egzersizi

Stiletto olarak tanımlanan sivri topuklu ayakkabılarla güven içinde yürüme yetisi kazandıran, hem de bacaktan şekillendirmeye yardımcı olan bir egzersiz türü var “Stiletto strength”. ABD menşeili bir egzersiz türü olan stiletlo strength, henüz Türkiye”de uygulanmıyor.
Sporun illa ki spor ayakkabıyla yapılmayacağını kanıtlamak istercesine kadınlara hem spor yaptıran hem de topuklu ayakkabıyla nasıl yürümeleri gerektiğini öğreten Stiletto strength”te, dersin 30 dakikalık ilk bölümünde spor ayakkabıyla vücudun alt kısmı ve karın kaslarını çalıştırmak üzere egzersizler, 15 dakikalık ikinci bölümde ise sivri topuklu ayakkabılarla devam ediliyor. Yani baldırların güzel görünmesine yardım eden, bucakları güçlendiren egzersizler ve ardından eğlence, güven kazanma egzersizleri… Stiletto ile yürürken:

Ayakkabı alırken dikkat!

• Mümkün olduğunca küçük adımlar atma,
• Adım atarken topuk ve burna aynı zamanda ağırlık vererek basma,
• Adım atarken ayakkabının içinde parmakları yayarak yürüme (yere sağlam tutunmayı sağlar),
• Karnı içeri çekerek, dik durma öneriliyor.

Spor giyim modası

Hayatınızın büyük bölümünde salaş giyim altı Converse modası ya da eşofrnan-Louis Vuitton çanta-fönlü saç-spor ayakkabı modasının ugulayıcılarındansanız,”ayakkabı hastalıkları”ndan tam yırtmış sayılmazsınız.

Zira topuklu ayakkabı hiç tarzım değil zaten, ne şanslıyım ki hep spor ayakkabı giyiyorum” diyenlere de söyleyecek bir çift sözü var doktorların.

Topuklu ve dar ayakkabılara bakılınca en rahatı spor ayakkabı gibi görünse de herkesin dikkatinden kaçan bir nokta var.Uzmanlara göre, her gün giyilen bir spor ayakkabı, bir tuvaletten 75 kat daha fazla mantar üreme hücresi taşıyor. Bir yandan topuklu ayakkabı giymeyi en aza indirgeyip nasır gibi problemleri engellerken, diğer taraftan mantar gibi havasızlıktan oluşan rahatsızlıklara yakalanmamak gerek. Bu nedenle spor ayakkabılarının bakımının çok iyi yapılması, her gün kullanıldıktan sonra mutlaka havalandınlması, dolaba hapsedilmemesi gerektiğini belirtiyor. Aynca uzmanlara göre, spor ayakkabı, mutlaka pamuklu çorap her gün değiştirilerek kullanılmalı.

Açılır diyen satıcıya kanmayın

Ayakkabı seçerken dikkat etmeniz gereken hususlar şöyle sıralanıyor:
• Gün boyu ayaklara yük bindiği için ayaklar şişer ve genişler. Bu nedenle ayakkabılarınızı akşama doğru alın. Akşam alınan ayakkabı rahat ise gün boyu giydiğinizde rahatsız etmez. Yaş ilerledikçe ayak tabanında çökme sonucu ayaklar uzar ya da genişler, bu nedenle ayak numaranızı aralıklı olarak kontrol edin. Ayakkabınızın uzunluğu ve genişliğinin ayağınızla orantılı olmasına dikkat edin.
• Yük bindiğinde ayak genişleyip uzadığından, ayakkabıyı ayakta, üzerine basarak denemek gerekir.
• Ayak bileği burkulmalannı önlemek için daha geniş ve daha kısa topuklu ayakkabılan tercihedin. Geniş topuklular dengeyi daha iyi korur.Tercihen ayakkabının topuk yüksekliği 2,5 cm”yi aşmamalı.
• Sivri burunlu ayakkabılar parmaklarda şekil bozukluğu yaratacağından ön kısmı geniş olanayakkabılan tercih edin.
• Ayakkabı seçerken altının esneme özelliği olmasına dikkat edin. Tahta ve benzeri çok kalın
ve esnek olmayan ya da çok ince olan ayakkabılar ayak bağ ve eklemlerine aşın yük
bindirerek ağnya neden olur.
• Ayakkabının iç kısmı çok kaygan ve sert olmamalı, ayak kavislerine destek verecek
biçimde olmalı.
• Ayakkabının üst kısmı, içinde parmaklarınızı kıvıracak kadar yüksek ya da esnek olmalı.
• Kesinlikle satıcının ayakkabının açılıp ayağınıza uyacağı sözlerine kanmayın. Düzgün ayakkabıda böyle bir şey olamaz.
• Ayağınızın hava almasına izin veren materyalleri, örneğin köseleyi tercih edin,
naylon benzeri maddeden yapılan ayakkabılardan kaçının.

Ünlü isimler ve ayakkabıları…

şeker gibi giysiler

Şeker gibi giysiler Pembe, en göz alıcı renklerdan biri olarak moda dünyasını kasup kavurmaya devam ediyor… Evvel zaman önce kız çocuklarının rengi olarak bilinen pembe, bu çocukların büyüyüp serpilip genç hanımlara dönüşmesiyle birlikte yine moda dünyasını kavurmaya başladı.

Foto galeri için tıklayınız!

Beyaz atlı prensinin peşinden koşan dişinin rakibi pembe, kimi zaman seksapeli, kimi zaman keyifli kimi zaman duygusallığıyla 2008″in rol çalan aktrislerinden… Modern, iyimser ve neşeli bir tarzın simgesi olmasıyla alışılmışa kafa tutarken pop-retro-vintage üçgeninde çiçek çocuklarının da ruhunu günümüze taşıyor. Aynı zamanda rahatlıkla da özdeşleşen bu renk, tişört, gömlek ve bluz gibi gündelik kıyafetlerin yanı sıra çanta, ayakkabı, elbise ve bikini zamana ve mekâna göre de kullanım olanakları yaratabiliyor. Siz “Legally Blonde” kadar ileri götürür müsünüz bilinmez ama ceket ve etek kombinasyonunda iş kadınlarının da pembeden yana çekince koymadıkları da artık bilinen bir gerçek.

Yazın vazgeçilmez tonları

Pudradan şekere, fuşyadan magenta”ya uzanan skalada hazır giyim endüstrisinin de 2008 yazı için yöneldiği pembe, bazen monokrom tek parçalarda bazen ton sür ton aksesuvarlarla desteklenerek vitrinlere çıktı. Zac Posen, Sonia Rykiel, Diane von Furstenberg gibi ünlü moda tasarımcılarının podyumlara taşımasıyla birlikte haute-couture camiası da nasibini aldı ve ayakkabıdan çantaya, gözlükten bikiniye kadar yaz modasının belirleyicisi oldu. Feminen, ateşli, yerine göre dışavurumcu ama bir o kadar da çekingen olan pembe, floral desenler ve çocuksu kesim detaylarıyla bir araya geldiğinde bu yaz kalıplan yıkmak isteyenlerin kılavuzu oluyor.

Sayfalar: 1 2 sonraki