dikkat çocuklarda kolesterol

Dikkat! Çocuklarda kolesterol Araştırmalar bugünün her dört çocuğundan ikisinin orta yaşlara gelince kalp-damar hastalığına yakalanacağını ve bu iki çocuktan birinin de kalp krizi geçireceğini gösteriyor. Kalp ve damar hastalıklarının yaşam süresi ve kalitesini azalttığını biliyorsunuz. Bu sorundan daha az etkilenmenin en kolay yolu, koruyucu tedbirlerin mümkünse çocukluk döneminde başlatılmasıdır.

Araştırmalar bugünün her dört çocuğundan ikisinin orta yaşlara gelince kalp-damar hastalığına yakalanacağını ve bu iki çocuktan birinin de kalp krizi geçireceğini gösteriyor. Risk faktörleri erken yaşlarda denetim altına alınabilir, önlemler çocukluktan başlatılırsa kalp-damar hastalıklarına karşı daha etkili bir zafer kazanılabilir.

Çocuklar ve gençler arasında kolesterol yüksekliği sorunu sandığınızdan daha yüksektir. Sadece kolesterol sorunu için değil, koroner kalp hastalığı ile ilişkili diğer riskler için de bu durum aynıdır. Hipertansiyon, çocuk ve gençlerde beklenenden daha sıktır. Ayrıca, kilo fazlalığı ve obezite sorunu da çocuklar arasında hızla yayılmaktadır. Fast food’un yaygınlaşması, bilgisayarlar ve televizyon karşısında geçirilen saatlerin artması, park ve bahçelerin iyice küçülmesi ve oyun alanlarının neredeyse kaybolması, hareketsiz, aktiviteden uzak yeni bir nesil oluşturdu. Ağır öğrenim koşulları, ard arda gelen sınavlar, sürekli değişen öğrenim sistemi ve bu öğrenim sisteminin dayattığı yarışa dayalı öğrenim tarzı çocuklar ve gençler arasında stresin yayılmasına yol açıyor. Hareketsiz ve fazla kilolu-obez çocuklar neredeyse 10-15 yaşına ulaşmadan 50 yıl sonra yakalanabilecekleri erişkin tipi şeker hastalığı gibi yaşlılık hastalıkları ile boğuşmaya başlıyor. Kısacası çocuklarımız erkenden yaşlanıyor!

Düzenli egzersizin önemi
Çocukların ve gençlerin geleceğin kalp damar hastası olmasını engellemenin etkili bir yolu da onlara düzenli egzersiz alışkanlığını kazandırmanızdır. Aktif bir yaşam ve düzenli bedensel faaliyet, kalp-damar hastalıklarının görülme sıklığını düşürmektedir. Çocukluk çağından itibaren sürekli egzersiz alışkanlığı olan çocuklarda yüksek tansiyonun, şeker hastalığının ve kilo fazlalığı sorununun oldukça azaldığı bilinmektedir. Çocukların egzersiz alışkanlığı kazanmalarında en önemli etkenin anne ve babanın egzersiz yapıp yapmaması olduğunu unutmayın. Egzersiz alışkanlığınızla da onlara iyi örnekler olmaya çalışın.

Kalp hastalıkları önlenebilir
Kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, şeker hastalığı, kilo fazlalığı, hareketsizlik ve stresin yoğun olduğu ve uzun sürdüğü bir yaşamın beklenen sonucu, erken yaşlarda ortaya çıkan koroner kalp hastalığıdır. Çocuklarımızı geleceğin sağlıklı ve formda gençleri olarak düşünüyorsak, onları bu tehlikeli ve yaygın sağlık sorununa karşı eğitmek ve bilgilendirmek zorundayız. Çocuklara kolesterolün ne olduğunu ve ondan nasıl bir beslenme planı ile korunabilecekleri, ilköğretim sıralarında anlatılmaya başlanılmalıdır. Yüksek kolesterol düzeyinin aile geçmişi ile, yani genetik mirası ile bir ilişkisi olduğu doğrudur. Ama çoğu ailede yüksek kolesterol seviyelerinin nedeni, genetik geçmiş değil, aile içindeki yanlış beslenme alışkanlıklarının çocuklar tarafından da sürdürülmesidir.

Kolesterol sorunu olmayan çocuklar için de az yağlı yiyecekleri seçmeyi öğrenmek, doymuş yağların tüketimini en az düzeye indirmek ve kolesterol oranı düşük besin seçimlerine yönelmek koroner kalp hastalığına karşı korumada önemlidir.

Sakın unutmayın. Yemek yemek ve farklı yemekler seçmek her şeyden önce bir alışkanlıktır. Yetişkinlerin yeme alışkanlıkları önemli ölçüde çocukluk çağlarında oluşmaktadır. Bu alışkanlıkların daha sonra değiştirilmesi son derece zordur.

Bunlara dikkat edin
Çocuklarınıza doymuş yağ ve doymamış yağ kavramlarının ne olduğunu, bunları birbirinden nasıl ayıracaklarını öğretmeye çalışmalısınız.

Okuldaki yemek mönülerini incelemeli, gerektiğinde okul yönetimi ile işbirliği yapmalısınız. Öğle yemeği kalorilerinin yağlardan gelen miktarını yüzde 30 ile sınırlamalı, yüzde 35’i geçmemesine özen göstermelisiniz.

Çocuklarınızı az yağlı beslenmeye yönelttiğiniz zaman, onların iki-üç ay sonra çok yağlı besinleri itici bulmaya başlayacaklarını göreceksiniz.

Prof.Dr. Osman Müftüoğlu

ünlülerin ürün tercihleri

Ünlülerin ürün tercihleri Ünlüler yaz aylarında vazgeçemedikleri ürünleri açıkladılar. Ebru Şallı
Energizing Pomegranate Lip Therapy SPF 15. Dudaklara yoğun nem veriyor ve güneşe karşı koruyor.

Güneş ve deniz ojelerin çabuk yıpranmasına neden oluyor. Ojeyi sürdükten sonra, dayanıklılığını artırmak için Sally Hansen Top Coat uyguluyorum.

İçindeki A, C ve E vitaminleri ile ellerimi hep yumuşacık yapan Sally Hansen Flawless Hands el kremi de vazgeçilmezlerimden.

Siren Ertan
Yanık teni sevmiyorum. Bu yüzden, her zaman yüksek koruma faktörlü ürünleri tercih ediyorum. Favorilerim, Cellex-C Sun Çare SPF 30 ve göz çevrem için Shiseido Sun Protection Eyecream.

Yüzümde bronz bir dokunuş istediğimde, Sisley Phyto-Touches iki renkli pudrayı kullanıyorum.
Parfümüm yaz kış hiç değişmez: Dior J”adore.

Bacaklarımın hafif bronz olmasını istediğimde, Lancaster Legs Şelf Tanning Shimmering Bronzing Gel kullanıyorum.
Göğüs dekoltemde ve omuzlarımda altın rengi, parlak bir görünüm istediğimde, tercihim Nars Body Glow.

Teknedeyken serinlemek istediğimde, yüzüme, saçıma ve vücuduma Evian Brumisa sürüyorum.
Sıcakta ağır parfümlerden hiç hoşlanmıyorum. Yaz için tercihim Bulgari Rose Essentielle.

Özellikle plajdayken, yüzüme sık sık Clinigue Moisture Surge Face Spray sıkıyorum. Cildime ferahlık ve nem veriyor.

Ruj yerine Nivea Lip Care Cherrry Kiss kullanıyorum. Dudaklarıma hem nem, hem de renk veriyor.

Nicole Kidman
Özellikle tatildeyken saçımı doğal haline bırakmayı tercih ediyorum. Ve asi saçlarımı kontrol altına almamı sağlayan tek şey, John Frieda Frizz-Ease Hair Serum. Buklelerimi belirginleştiriyor ve elektriklenmelerini önlüyor.

L”Occitane Rose Bonbon Lips dudak kremi, dudaklarımın çatlamasını ve kurumasını önlüyor. Kokusuna ve dudaklarıma verdiği pembeliğe bayılıyorum.

Yazın, iddialı renkler yerine Dior Vernis No.24″ün bakır tonu ojesini tercih ediyorum.

O kadar beyazım ki, cildimi devamlı güneşten korumak zorundayım. Yanımda her zaman güneş koruyucu krem bulundururum.
Eda Taşpınar
Güneşlenirken saçıma mutlaka badem yağı sürüyorum. Güneşlendikten sonra duş alıp, vücuduma Johnson”s Baby Oil sürüp, fazlasını havluyla alıyorum.

Bacaklarım kurumasın diye Neutrogena Reparation Intense Body Lotion kullanıyorum. Yoğun nem veriyor ve cildimin ışıl ışıl görünmesini sağlıyor.

Yaz aylarında yüzüm için hafif dokulu bir nemlendirici kullanmayı tercih ediyorum. Favorim Nars Aqua Gel.

Yanık tenimin daha ışıltılı ve parlak görünmesi için Lancaster Infinite Bronze Cool Shimmer Blush ve Nars Body Glow kullanıyorum.
Md. Formulations Up Balm SPF 20, dudaklarımın güneş yüzünden çatlamasını önlüyor ve yoğun nem veriyor.

Yaz aylarında kahverengi tonları yerine MAC”in turkuaz ve mavi farlarını tercih ediyorum.

Kim Cattral
İnsan 50 yaşına gelince güneşte geçirdiği gençlik yıllarından pişmanlık duyuyor. Neyse ki son on yıldır koruyucu sürmeden sokağa çıkmıyorum. Favorim, Murad Oil-Free Sunblock SPF 30.

Yazın kalın dokulu rujları rafa kaldırıyorum ve Be-netint Üp Balm renkli dudak kremini yanımdan eksik etmiyorum. Rengi harika.

Sevgilimle ben aynı parfümü kullanıyoruz: Jo Malo-ne Surround Spray Lino nel Vento

Sıcaklarda düz fönden uzak durup, saçımdaki doğal dalgayı ön plana çıkarmak için tercihim Kerastase Oleo Curl serisi.

Estee Lauder”ın sedefli farları kolayca sürülüyor ve gözlerde şeffaf bir doku oluşturuyor.

Cameron Diaz
Marc Jacobs Daisy”nin çiçeksi ve yumuşak kokusu tam bana göre.

Guerlain Eye Shadow Palette Corail Ambre No.440 far seti, renkleri ve sedefli dokusu ile bronz tene çok yakışıyor.

Bu mevsimde kırmızı oje yerine pembe tonlarını tercih ediyorum. Şu sıralar favorim Lancome Vernis Magnetic No.17!

Hande Ataizi

Güneşten korunmaya özen gösteriyorum. Tercihim, cildimi güneşin yaşlandırıcı etkilerinden koruyan Dior Bronze Anti-Aging Sun Cre-me serisi.

Yazın hafif parfümleri tercih ediyorum. Farklı kokular kullansam da,vazgeçemediğim yaz parfümüm DiorSweet Sun.

Yves Saint Laurent Püre Lipstick No:21 Orange Rujun turuncu tonu ve dokusu yaz ayları için ideal.

Chanel Ombre D”Eau Glacier likit far gözlere çok hoş, sedefli bir parlaklık veriyor.

Güzellik habeleri için tıklayın!

makyaj malzemeleri hasta edebilir

Makyaj malzemeleri hasta edebilir! Arkadaşınızın rujunu denemek isterken onun uçuğunu da deneyebilirsiniz, ya da reyondaki rimeli test ederken görme duyunuzu bile yitirebilirsiniz! Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Ayfer Bankaoğlu, bir başkasının makyaj ürünlerini kullanmanın yaratacağı etkiler hakkında bilgi verdi. Makyaj yapmadan önce eller mutlaka yıkanmalıdır. Çünkü ellerdeki kir ve bakteriler makyajla birlikte yüze bulaşabilir. Diğer bir önemli nokta ise özellikle çok sayıda insanın kullandığı likit makyaj malzemelerinin bakteri üretmesidir.

Fondöten Mikrop Yuvası

Parmakla sürülen makyaj malzemelerinde, elde biriken tüm bakteri ürünün içine yerleşir. Ve bu şartlarda bakteriler çok hızlı bir şekilde ürer. Yani eller yıkanmadığı taktirde makyaj malzemeleri mikrop yuvası haline dönüşebilir.

Arkadaşınızın rujunun rengiyle birlikte uçuğu da deneyebilirsiniz

Çok yakın bir arkadaşınız dahi olsa başkasının ruju kesinlikle kullanılmamalıdır. Şayet rujunu kullandığınız kişinin uçuk gibi bir enfeksiyonu varsa, rujla birlikte onu da denemiş oluyorsunuz. Bir başkasının da rujunuzu kullanmasına kesinlikle izin vermeyin. Fakat rujunuzu arkadaşınıza vermek zorunda kalırsanız, bütün ruju çöpe atmaya da gerek yok. Rujun ucuna biraz kolonya damlatın ve sonra kağıt mendille silin. Parfümerilerde tester olarak kullanılan rujları denemeyin. Denemek zorunda kalırsanız, satış uzmanından rujun üst kısmını sıyırmasını isteyin.

Doğru ruj rengini bul

Başkasının maskarası kör edebilir

Modern likit maskaralarda aplikatör tüpün içine sokulu tutulduğu için maskaraya bakteri bulaşması için birçok fırsat doğmaktadır. Bu bakteriler arasında en korkulan özellikle kornea enfeksiyonudur ve görmeyi kalıcı bir şekilde etkileyebilir. Her ne kadar maskaralarda koruyucular bulunsa bile maskara tüplerini ilk kullanımdan 3 ay sonra atmak ve aynı maskara tüpünü başka kişilerin kullanmamasını sağlamak gerekmektedir. Tekrarlayan bakteri enfeksiyonları için kişilerin solvent bazlı maskaraları tercih etmeleri gerekmektedir.

Fırçalar bakteri ve mikrop yuvası

Makyaj malzemeleri arasında hijyenine dikkat edilmesi gereken en önemli ürünlerden biri fırçadır. Kaliteli bir fırça temiz ve dikkatli kullanılırsa 3- 5 yıl kullanılabilir. Ancak bunun için haftada 1 kez yıkamak gerekmektedir. Ayrıca başkalarının fırçası cildinizde bakteri ve mikrop oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle bu başkası arkadaşınız dahi olsa fırçası kullanılmamalıdır. Fırçalar çok kolay bakteri ve mikrop barındırır. Sürekli ciltle temas halinde oldukları için alerji ve sivilce gibi durumlara neden olabilir. Fırçalarınızı sıcağa yakın ılık su ve sabun ile yıkayın. Kesinlikle deterjanlı ürünler kullanmayın. Açıkta ve havlu üzerinde kurutun.

Makyaj malzemelerindeki uçuk, bakteri ve mikrop tehlikesi

Makyaj malzemesi standlarında tanıtım amaçlı yer alan deneme ürünleri, uçuk, bakteri ve mikrop kapmanıza sebep olabilir. Bu ürünlerin tanımadığınız birçok insan tarafından denenmesi rahatsız edici bir durum.

Kozmetik alışverişlerinizi yaptığınız mağazaların hijyenik olduğundan emin olmalısınız. Denemeniz için sunulan ürünlerin temizliğinden, silmeniz için size sunulan ürünlere kadar her şeyin dezenfekte edildiğine ve risk oluşturmayacaklarına dikkat etmelisiniz. Sizden önce başkalarının denemiş olabileceği ve mikrop taşıyabilecek ürünleri denemeyi düşünmemelisiniz. Satın almadan önce üründen emin olmak isterseniz, bu konuda eğitimli ve yetkin danışmanlardan yardım almanızda fayda var. Bütün uyarıların ışığında alışverişinizi tamamladıktan sonra mutlaka ellerinizi temizlemeyi unutmayın.

Dikkat etmeniz gerekenler

* Kozmetik ürünlerin bulunduğu şişe, kutu vb. kapaklarını sıkıca kapatın.

* Güneş, kozmetiklerin içindeki koruyucuların bozulmasına sebep olur. Kozmetiklerinizi güneşte ve sıcak ortamlarda bırakmayın

* Ürüne asla su eklemeyin. Su, bakterilerin üremesine sebep olur.

* Kokusu ya da rengi değişen ürünü atın.

* Ambalajı zarar görmüş ürünü satın almayın.

* Ürünün etiketini, içindekiler bölümünü ve kullanma talimatlarını mutlaka okuyun.

* CFC içeren spreyleri kesinlikle kullanmayın. Ozon tabakasına zarar vermeyen ürünleri tercih edin.

* Makyaj malzemelerinizi başkalarıyla ortak kullanmayın. Mikrop bulaşabilir

* Temizliğinden emin olmadığınız parfümerilerdeki deneme ürünlerini kullanmayın.

* Göz makyajı ürünlerinizi 3-4 ayda bir değiştirin..

* Enfeksiyon durumunda, durumu farkettiğiniz anda ürünü kullanmayı bırakın. O ürünü bir daha kullanmayın, atın.

* Ürünü kullanmayı bıraktıktan sonra, ciltte oluşan sorunlar devam ederse, bir cilt doktoruna gidin.

* “Dermatolojik olarak test edilmiştir”, hipoalerjenik”, “doğal ürünler içerir” gibi yazılara dikkat edin ve bu tür ürünleri almaya çalışın.

* Güneşe çıkarken, mutlaka yüksek koruma faktörlü kremler kullanın.

* Alfa hidroksil asit (AHA) içerikli kremleri almadan önce cildinizin küçük bir bölümünde deneyin.

* AHA içerikli ürünler güneşin etkisini artırmaktadır. AHA içerikli bir ürün kullanıyorsanız, güneşe mümkün olduğu kadar az çıkın; mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanın.

çalışan kadınlar için makyaj

Çalışan kadınlar için makyaj Ne bakıma ayıracak zamanınız var, ne de sabah makyaj yapmaya… O halde ihtiyacınız olan çok kısa sürede etkisini gösterecek birkaç öneri… İş yerine tam saatinde varabilmek için çektiklerinizin farkındayız. Saatin sesiyle fırla, aceleyle giyin, trafiğe gir… Peki, dakikalar son hız koşarken, bakımı, güzel ve hoş görünmek için ihtiyacınız olan zamanı nasıl yaratacaksınız? Aslında bu o kadar da zor değil. Tek yapmanız gereken, vakit kazandıran yollarımızı okumak. Böylece, yarın sabah alarmınızı 15 dakika ileriye kurabilirsiniz!

Makyaj tamam
Stick fondötenler, kızarıklıkları ve sivilceleri kapatmak için kullanılabilecek en pratik makyaj malzemeleridir. Ten renginize tıpatıp uyan bir stick fondöten sürerseniz, aceleyle hata yapsanız bile fark edilmez.

Vaktiniz ne kadar kısıtlı olursa olsun kirpik kıvırıcı kullanmayı ihmal etmeyin. Saniyeler içinde gözleriniz daha büyük, kirpikleriniz daha uzun görünecektir.

Far veya eyeliner kullanmıyorsanız, kirpiklerinize üç kat siyah ya da koyu kahverengi rimel sürmek yüzünüze anında canlılık katacaktır.

“Dudaklarımı boyadığım için geç kaldım,” bahanesine son! Kim uğraşır dudak kenarlarına kalemle çizgi çekip, içine ruj ve parlatıcı sürmekle? Renkli dudak nemlendiricisi veya parlatıcı ile saniyeler içinde hazırsınız.

Hiç makyaj yapmasanız bile koyu renk ruj sürerek durumu kurtarabilirsiniz. Kırmızı ve bordo tonlarında bir ruj, en yalın halinizle bile makyajlı görünmenizi sağlar.

Kusursuz kaşlar makyajsız bir yüzde bile büyük fark yaratır. Parmağınıza aldığınız bir parça şeffaf dudak parlatıcısıyla kaşlarınızı düzeltin. Böylece kaşlarınız gün boyunca düzgün görünecektir.

Bakımlı tırnaklar
Biliyoruz, hiçbirinizin oje sürüp de kurumasını bekleyecek vakti yok. Oysa doğru dürüst bir manikür için en az 15 dakikaya (ayaklarla birlikte en az 30 dakikaya) ihtiyacınız var. Neyse ki, tırnaklarınız çok daha kısa sürede insan içine çıkacak görünüme kavuşabilir.

— Önce tırnaklarınızın içini temizleyin ve tırnak diplerinize bir parça krem sürün. Koyu renk oje her türlü kusuru gösterir. Vaktiniz darsa, şeffaf ve renksiz bir tırnak parlatıcısı veya açık pembe oje sürün.

— Hangi rengi tercih ederseniz edin tek kattan fazla sürmeyin, aksi halde ojeniz daha zor kurur. Ellerinizi yaklaşık 30 saniye boyunca buz gibi suya sokmanız da kuruma işlemini hızlandıracaktır.

- Çalışan kadının her an her şeye hazır olması lazım. Mesela manikür sırasında sürdükleri o nefis bordo ojenin sabah uyandığınızda korkunç göründüğünü fark ettiniz. Bazı yerleri çıkmış, çatlamış, üstelik evde aseton da kalmamış! Panik yok, herhangi bir ojeyi tek kat halinde sürüp hemen silerseniz, altta kalan bordo oje de çıkacaktır.

— Ojesiz tırnaklar da çekici görünebilir. Yumuşak bir tırnak törpüsüyle tırnaklarınızın üstünü törpülerseniz, birkaç gün boyunca üzerlerinde şeffaf oje varmış gibi görüneceklerdir. Ama dikkat, bu işlemi haftada birden fazla yapmak tırnaklarınıza zarar verir.

Saniyeler içinde
Araştırmalar, cilt bakımına günde ortalama beş dakika ayırdığımızı gösteriyor. Ama bu zamanı yarıya indirmek bile mümkün.

— Sabah aldığınız duşun süresini ve suyun sıcaklığını azaltın. Uzun uzun duşta kalmak, üstelik bunu aşırı sıcak suyun altında yapmak hem gereksizdir, hem de cildinizi doğal yağlarından arındırarak kurumasına neden olur.

— Yatmadan önce cildinizi temizlemeniz sabah birkaç dakika kazandıracaktır. Zaten temiz olan yüzünüzü neden tekrar yıkayasınız ki? Çok komplike bir cilt bakımına ihtiyacınız yok. Nemlendiricinizin içinde cildin bütün gün nemli kalmasını sağlayan hyaluronik asit bulunması yeterli.

Saç saça
Saç yıkamak zincirleme reaksiyona benzer; şampuan, nemlendirici, fön, parlaklık veren serum… Eh, tüm bunlar da sabahları minimum 45 dakikayı gözden çıkarmanız demektir. Bu arada unutmayın, saç yıkandıktan bir gün sonra daha güzel görünür. Görünmüyor mu? O halde işte başvurmanız gereken hileler…

— Saçınızı daha dün sabah yıkamıştınız, ama sigara ve yemek kokuları üzerine yapışıp kaldı. Merak etmeyin, sizi şampuanlama derdinden kurtaracak çok özel ürünler var. Bir tüyo daha; saçınızın sadece görünen kısımlarını ve kâküllerinizi yıkayıp kurutursanız, saçınızın tümü kısa yoldan temiz görünür.

— Haftada iki kez kuaförde fön çektirmek; çalışan kadın için tam bir kurtarıcıdır. Saçlarınızın kirlenme süresine bağlı olarak, en az iki gün boyunca “Saçım bugün nasıl görünüyor?” stresi yaşamadan evden fırlayabilirsiniz.

— Saçlarınız elektriklendiyse ve artik dalgaları görünmez hale geldiyse, görünen bölümlerine bir spreyle su sikin, sonra da kıvırıp tokayla tutturun. Evden çıkmak üzereyken açtığınızda, buklelerinizin daha düzgün olduğunu göreceksiniz.

— Saçlarınız tamamen kontrolden çıktı, ama sıcak masayla, fön çekmekle uğraşacak vaktiniz yok! Nemlendirici özelliğe sahip durulanmayan bir ürün sürdükten sonra siki bir topuz yapın. Tam evden çıkarken açın ve elinizle düzeltin.

— Saçınızı ayırdığınız yönü değiştirmeniz, saçınızın daha hacimli ve dolgun görünmesini sağlar.

— At kuyruğunun gücünü küçümsemeyin. Saçınızı şık bir saç tokasıyla atkuyruğu yapıp, saniyeler içinde evden fırlamaya hazır olabilirsiniz. Bu arada, sezonun saç trendlerini de göz ardı etmeyin. Son derece düzgün toplanmış saçlar out, hafif dağınık atkuyruğu in. Dikkat etmeniz gereken iki şey var; saçınızı arkadan, tam ortadan toplayın ve üst kısmını biraz gevşek bırakın.

Gece uyurken
Uykuda geçen vakti de güzelliğiniz için kullanabilirsiniz.

— Yatmadan önce retinol veya glikolik asit içeren bir kremi maske şeklinde yüzünüze sürün. Sabah kalktığınızda ölü derilerinden arınan cildiniz ışıl ışıl görünecektir.

— Cildiniz duyarlıysa, yüzünüzü salisilik asit içeren bir temizleyiciyle yıkayıp, hyaluranik asit içeren bir kremle nemlendirin.

— Saçınıza ve cildinize nem vermesi için yatak odanıza havayı nemli tutan bir buhar aleti koyun.

— Sabah kalktığınızda tırnak diplerinizin manikürlü gibi görünmesi için yatmadan önce ellerinize ve tırnak diplerinize yoğun nem veren bir krem sürün.

— Saçlarınız uzunsa, iki yandan örerek uyuyun. Hem birbirlerine dolaşmazlar, hem de son derece düzgün dalgalarınız olur. Parlaklık veren bir serumla son noktayı koyun.

— İpek ve saten yastık kılıfları kullanırsanız fönünüz daha uzun süre dayanır. Yüzünüzde oluşan yastık izlerinden kurtulmanız da çabası.

kalıcı makyajla kalıcı güzellik

Kalıcı makyajla kalıcı güzellik Yaşasın! İşe giderken makyaj yapmaya uğraşmayacak, denizden çıkınca boyalarımız akmayacak ve uyanır uyanmaz bile harika görünebileceğiz! Nedir bu kalıcı makyaj?

Kalıcı makyaj; lokal anesteziyle de uygulanabilen ağrısız bir medikal uygulamadır. Kalıcı makyaj veya güzellik uzmanlarının değimiyle “mikro-pigment uygulaması, mikro, steril ve tek kullanımlık bir iğneyle doğal ve mineral renklerin deri yüzeyinin hemen altına aşılanması olarak açıklanıyor. Anti alerjik boyalar özellikle yüz ve vücut kullanımı için tasarlanmış olup, katkı ve koku maddesi içermiyor. Daha çok kozmetik-dövme sayılabilecek bu işlem sayesinde kaş, göz çizgisi veya dudaklarda doğal cilt rengine uyumlu makyaj uygulanıyor. Bu sayede cillteki bazı ufak kusurlar kapatılabiliyor veya anatomik bozukluklar giderilebiliyor. Böylece kişi daha bakımlı ve genç bir görünüm kazanılabilir.

Tarihçesi: Uzak Doğu’da başlı başına bir kültür olan bu metodun kökeni cok uzun yıllara dayanmaktadır. Geçmişi 500 yılı aşan bu yönteme Kaptan Cook, coğrafi keşiflerinde rastlamış ve 1774 yılında Avrupa’ya taşımıştır. O zamandan bugüne kadar geniş kitleler tarafından kabul görmüş, araştırılmış ve yeni yöntemler geliştirilerek zenginleştirilmiştir.

Hangi bölgelere uygulanır?

Majör uygulama alanları, kaş, göz, dudaktır. Ayrıca bazı hastalıklar sonucu kaş, kirpik ve saç kaybı oluşmuş kişilerde bu alanlar doğala benzeyen çizgilerle kalıcı olarak doldurulabilir. Meme ameliyatları sonucu göğüs ucu oluşturulmasında, derideki renk farklılıklarının giderilmesinde, bazı lekelerin derinin normal rengine dönüştürülmesinde , yapay ben ve benzeri talepleri karşılamada rahatlıkla kullanılabilir.

Kaş uygulaması kimlere yapılır?

Kaşları seyrek olanlar,hiç kaşı olmayanlar,kaşlarında yara ve ameliyat sonrasında boşluğu kalanlar, kaşının şeklini beğenmeyenler, kaşları ince ve asimetrik olan kişilerde uygulanır.

Göz uygulaması kimlere yapılır?

Gözlüksüz makyaj yapmakta zorlananlar, makyaj yaparken elleri titreyenler,göz çevresini belirginleştirmek isteyenler , yüzüne göre küçük gözleri olanlara uygulanır. Ayrıca istenilen renkte çizgi çekilerek gözlere daha anlamlı bir ifade de verilebilir.

Dudak uygulaması kimlere yapılır?

Dudak kenar çizgisinin kalıcı olarak çizilmesini ve belirginleşmesini isteyenlere, üst veya alt dudaklarında asimetri bulunanlara,dudak çevresi belirsiz ve dudak renginin soluk olduğu kişilere ,dudakların çekici ve dolgun bir görünüme kavuşturulmasını talep edenlere uygulanır.

Kalıcı makyajın avantajları nelerdir?

Kalıcı makyaj yöntemiyle bayanların makyaj için harcadıkları zaman kaybı tamamen ortadan kalkmış olur. Sporcular, çalışan bayanlar, günün her saati makyajlı ve güzel görünmek isteyenler ve makyaj yapmakla vakit kaybettiğini düşünen bütün kişiler için ideal bir yöntemdir.

Uygulama:

Uzmanlar 11 kaş şekli olduğunu söylüyor. Önce yüze şekline göre kaş çiziliyor. Daha sonra kirpik ekimi ve eye liner uygulaması yapılıyor. Böylece gözler kendinden sürmeli gibi görünüyor.
Kalıcı makyajın son adımında dudaklar var. Dudakların hem içi dolduruluyor hem de kontürleniyor. Renk olarak kırmızı veya pembe gibi naturel renkler seçiliyor. boyalar, tamamen bitki köklerinden oluşuyor. Ürünler hipo-allerjik.

Kalıcı makyajda 50″ye yakın renk bulunuyor. Kimyasal olmadığı için ortalama dört yıl kalıyor. Uygulama gerekirse iki seansta gerçekleşiyor. İkinci seans ilkinden 21 gün sonra tekrarlanıyor. Çalışma genel olarak bir buçuk saat sürüyor. Renk ve şekil belirlenip sabitleniyor. Ayrıca kişiye alerjik testler yapılıyor. Uygulama sonrası kalıcı makyaj 3-5 yıl dayanıyor.

Saçlar dolgunlaştırılıyor

Saç diplerine yapılan kalıcı makyaj metodu ise saçında seyreklik olanlara o bölgelerde renk koyulaşma şeklinde uygulanıyor. Uygulama bir buçuk saat sürüyor ve 20-25 gün sonra rötuş yapılıyor. Kalıcı makyajın kalıcılığı uygulanan bölgeye ve renge göre değişiyor koyu renkler daha uzun süre kalabiliyor. Ortalama iki-üç yıl kalıyor. İşlem sırasında su bazlı boyalar kullanılıyor. Kişiye özel iğne uçları kullanılıyor. Saçların fiyatı ihtiyaca göre değişiyor.

Kalıcı makyaj büyük kolaylık sağlıyor!

Kalıcı makyaj parlak ve yüzeysel görünen normal makyaja oranla daha doğal görünüyor. Bunun yanı sıra makyajı tazeleme, yenileme, ekleme gibi dertler ortadan kalktığı için, kişi hem zamandan hem de bütçeden tasarruf sağlıyor. Kalıcı herkese uygulanabiliyor. Uzmanlar ise kalıcı makyaj yaptıran müşteri grubuna çalışan kadınların hakim olduğunu söylüyor. Seyrek, çok açık renk ya da yarım kaşları olanlar, hassas gözleri yüzünden maskara kullanamayanlar, seyrek kirpikleri şikayetçi olanlar, lens kullananlar, kozmetik ürünlerine alerjisi olan kadınlar, artrit hastaları, stresli veya ağır işlerde çalışanlar, atletler, sporcular, profesyonel hayatta sürekli iyi görünmek zorunda olanlar kalıcı makyaja en çok rağbet edenler arasında bulunuyor. Yöntem, yüzde estetik açıdan simetri yaratmak isteyenler ve dağılmayan makyajın avantajını kullanmayı amaçlayan kadınlar için de ideal.

cameron diazın makyaj hileleri

Cameron Diaz Belki kusursuz bir güzel değil ama o bir makyaj ustası. Bakın ünlü yıldız mükemmel görüntüsüne nasıl kavuşuyor. Makyajsız hali o kadar sıradan ki, sırf bu yüzden yıllardır, ünlülerin makyajsız hallerinin konu edildiği haberlerin demirbaşı olmaktan kurtulamadı bir türlü! İşte, ortalıklarda canlı bomba misali boy gösteren, Cameron Diaz”ın uzmanlara taş çıkartan makyaj hileleri!

Teni için

- İlk olarak, fondöten ve pudrasını topaklanmadan yayabilmek için, su bazlı bir nemlendirici sürüyor.

- Stick kapatıcıyla sivilce ve siyah noktalarını gizliyor.

- Su bazlı fondötenini sünger yardımıyla bütün yüzüne ve boynuna uygulayıp, toz pudrasını sürüyor.

- Göz altı morluklarını gizlemek ve ifadesini yumuşatmak için, göz çevresine krem rengi far uyguluyor.

Gözleri için

- Bakışlarındaki ifadeyi derinleştirmek için, göz içine mavi kalem çekiyor. Göz çevresini koyu renk kalemle çerçevelendiriyor.

- Bronz renkli farını gözkapağının tamamına uygulayarak, gözlerinin daha büyük görünmesini sağlıyor.

- Farının üzerine ve alt kirpiklerine bronz renkli pırıltılı toz far sürüyor.

- Son olarak siyah maskarayla kirpiklerini belirginleştiriyor.

Dudakları için

- Rujunun uzun süre dayanması ve renk farklılığının azalması için, dudaklarına toz pudra sürüyor.

- Büyük ağzını küçültmek için, doğal dudak çizgisinden 1-2 cm içeriden kalem çekiyor ve rujunu bu çizgiyi taşırmayacak şekilde sürüyor.

- Koyu renk rujlarda, mat olanları tercih ediyor ki, dudakları daha da büyük görünmesin.

Ruj sürmenin incelikleri

Yüz hatlarını şekillendirmek için

- Büyük ve yayvan burnunu daha dar göstermek için, burun kanatlarına açık, burun üzerine koyu renk pudra uyguluyor.

- Gereğinden fazla çıkık elmacık kemiklerini ve uzun yüzünü yumuşatmak için, elmacık kemiklerinin altına, çenesine ve alnına koyu renk allık uyguluyor.

- Ayrık gözlerini ise, kalemini göz pınarından başlayarak sürüyor ve uzun bir kuyruk yaparak daha anlamlı hale getiriyor.

En iyi 10 makyözden öneriler

en iyi 10 makyözden öneriler

En iyi 10 makyözden öneriler Dünyaca ünlü 10 makyözden güzellik sırları…
1- Makyajda kapatıcınızı sadece gözaltı morluklarınıza sürmeyin. Fondoteninizden bir açık tonda, sarı bazlı kapatıcıyı kirpik çizgisine olabildiğinde yakın şekilde, göz çukurlarına ve burun etraflarına hafifçe sürün. – Bobbi Brown

2- Sıcak su, ince kirpiklerin bükülme özelliğini arttırdığı ve kopmasını engellediği için, banyo sonrası hemen kirpik kıvırıcısını kullanınız. – Kimberly Soane, Newyork City.

3- Kaş pudrası her ne kadar doğal gösterse de etkisi uzun süreli değildir.Hepiniz mi yaşıyorsunuz bunu?Öyleyse ilk olarak kaş kalemini açın ve parçalarını pudranın içine atın. Böylece kalemin kalıcı balmumu etkisiyle pudranız uygulayacağınız yere yapışacak ve uzun süreli etki sağlayacaktır. – Tia Hebron,Sandy Springs,GA

4- Fondoteni uyguladıktan sonra avuç içlerinizi 1 dakika birlikte ovalayın. Sonra alın,burun, yanak ve çene bölgesine iyice uygulayın. Ilık uygulamayla,daha doğal ve kıskanılır bir makyaja sahip olacağınızdan da emin olun. – Sherri Hubner, Snoqualmie,WA

5- Görüntünüzü aşırı abartılı yapmamanın en belirgin yolu: Önce arka fondan başlayın. Mesela, fondoteninizi uyguladıktan sonra, göz makyajından önce allık ve rujunuzu sürün. Böylece yüzünüz daha parlak görünecek ve az bir gölgelendirme, göz kalemi ve maskarayla aşırıya kaçmayacaksınız. – Ricki Gurtman Morgan Ville,NJ

6- Uzun ve yoğun kirpikler için, iki maskara kullanın. Önce, içindeki kremle kirpiklerinize hacim veren volume maskarayı kirpik başlangıcından başlayarak sürün. Biraz kuruması için bekleyin ve daha sonra içindeki jel ile kirpiklerinizin kıvırcıklaşmasını önleyen uzatıcı maskarayı uygulayın. – Tanya Millet, Victorville, CA

7- Eğer rujunuzu yanına almayı unuttuysanız korkmayın. Dudak kremini bir parça alıp, pembe pudra veya fara bastırın ve dudağınıza uygulayın. Dudaklarınız daha parlak ve kalıcı olacaktır. – Wendy Lick,Chicago.

8- Size hayran bakışlar mı görmek istiyorsunuz? Önce kirpik çizgisiyle,göz kapağındaki çizgi arasında boşluk olmamasına dikkat edin. Önce toz şeklinde farı veya göz kaleminizi uygulayın. Daha sonra kirpik çizgisine olabildiğince yakın şekilde,göz kapağını kaldırın ve göz kalemiyle hafif vuruşlar yapın. Böylece gözlerinize ve kirpiklerinize anlam katmış olursunuz. – Ellice Schwab, NYC

9- Kanıtlanmış bir tavsiye: Göz veya dudak kalemini uygularken dirseklerinizi mutlaka rahat edecek bir yere yaslayın (masa gibi) ki daha rahat ve doğru sürebilesiniz. – Shelby Sterrett, San Diego.

10- Yorgun görünen gözlerde kırmızılığı ve solgunluğu azaltan mavi renkte göz kalemi veya far kullanın. Mesela hafif gri renkte farla, koyu mavi veya dumanlı gri renkte kalemi beraber kullanabilirsiniz. Mor gibi kırmızı özlü kırmızılığını daha çok ortaya çıkaracak renklerden kaçının. – Barbara Stone, NYC.

Doğru fırça ve aplikatörü seçin…

Allık ya da pudra sürmek için sadece onların ambalajlarından çıkan minik fırçaları kullanıyorsanız, bu makyajınızı hiçbir zaman “tam kapasite” yapamadığınız anlamına gelir. İşte o nedenle makyözlerin önerisi, çantanızda mutlaka büyük boy, profesyonel bir fırça bulundurmanız ve onu sık sık kullanmanız. Farkı fark edeceksiniz!

Bronzlaşma; bu her zaman işe yarar

Tabii ki güneşin ışınlarıyla değil! Bronz görünmek her zaman sizi en güzel halinize ulaştırmak için etkili bir yol olsa da, yine de güneşin zararlı etkileriyle cildinizin sağlığını riske etmeye değmez. Üstelik “sahte” bronzluk için yararlanacağınız o kadar çok ürün var ki! Allıklar, pudralar ve otobronzan kremler size muhteşem bir bronzluk ve bunun yanında daha canlı ve genç bir görünüm armağan etmek için sıradalar. Uzmanların, bu konudaki tavsiyesi ise her zaman teninizden sadece bir ton koyu bronz ürün seçmeniz, yani aşırıya kaçmamanız.

Güneş koruyucunuz olmadan asla dışarı bir adım bile atmayın
Yazının başında, önerilerimizin sizi bugün ve 10 yıl boyunca güzel kılacağını ifade etmiştik. İşte bu önerimiz, önünüzdeki 10 yılı güzel geçirmenizi garantileyecek olanlardan. Dermatoloji uzmanları, yaz kış güneş koruyucu krem kullanmanın bir alışkanlık haline gelmesi konusunda hem fikir. Bizim tavsiyemiz ise, hem banyonuzda – örneğin saç fırçanızın hemen yanında- hem de çantanızda bir tane bulundurmanız.

Makyajınızın akmaması doğru fondötene bağlı!

Yazın akmayan bir makyajla gezebilmek hemen her kadının hayallerini süslüyor. Dünyaca ünlü makyaj sanatçıları fondöten, far ve ruj tercihlerinin doğru yapılması halinde bu hayalin kolaylıkla gerçekleşebileceğini söylüyor…

Yazın sıcak yüzünü iyiden iyiye hissettirdiği bugünlerde kadınların pek çoğu makyajlarının akmasından ya da uçmasından şikayet ediyor. Makyaj sanatçıları, yazın kalıcı bir makyajla dolaşabilmek için kimyasal yapıları sayesinde akmayan özel makyaj malzemelerinin ve rengi kaybolmayan makyaj ürünlerinin kullanılması gerektiğine dikkat çekiyor. İşte makyaj dünyasının ustalarının Marie Claire dergisine yaz makyajı konusunda verdikleri tüyolar…

Dudaklar bu yaz çok doğal

Giorgio Armani”nin baş makyözü Fred Lerailleur, yaz aylarında hafif, yağsız ve pırıltılı bir fondöten kullanılmasını öneriyor. Yağ içerikli fondötenler güneş ışınlarının etkisiyle yok oluyor ve daha fazla terlemeye yol açıyor.

Lerailleur cildi yağlı olanların pudra yerine fondöten öncesi pırıltılı bir primer kullanmalarını öneriyor. Kuru ciltlilerin ise pırıltılı bir nemlendirici kullanmaları gerekiyor. Bu ürünlerin içeriğinde güneşte cildin makyajsız parlak gözükmesini sağlayan güneş ışınlarından koruyucu bir yağ bulunuyor.

Bu yaz doğal bir görünüme sahip olmak moda. Makyaj sanatçısı Lee Pycroft göz ve dudak makyajında bej tonlarının revaçta olduğunu söylüyor. Pycroft”un yaz için önerdiği rujlar arasında M.A.C.”in Lispstick in Beige”i başı çekiyor.

Dudak makyajının kalıcı olmasını isteyenlerin dudak kalemiyle parlatıcıyı bir arada kullanmaları gerekiyor. Pycroft, Bobbi Brown Lip Tint ile Biotherm Glossy Splash Intense”in tercih edilebilecek ürünler arasında olduğunu söylüyor.

Altın tonları revaçta

Daniel Sandler, yazın yaşanan en büyük sorunun akan göz makyajı olduğunu söylüyor: “Farınızı uygulamadan önce farın kalıcı olması için göz kapaklarınıza primer uygulayın. Su geçirmez maskaraları ve açık renk göz kalemlerini tercih edin. Seksi görünmek için farda bronz, altın ve bakırın tonlarını tercih edin.”

Ünlü makyözler, maskarada waterproof ürünlerin tercih edilmesi, renk seçiminin ise siyah yerine kahverengiden yana yapılması gerektiğini belirtiyor. Uzmanlarca tavsiye edilen ürünler arasında Giorgio Armani Golden Eyeshadow ve Lancome”un Hypnose Custom Wear Wolume adlı maskarası yer alıyor.

Okyanusun tüm renkleri sizinle

Bobbi Brown”un okyanustaki renklerden aldığı ilhamla yarattığı “Beach” adlı koleksiyonu doğal içerikli ürünleriyle sağlıklı bronzlaşmayı ve mis gibi kokmayı garantiliyor. Koleksiyon, zeytinyağından jojoba yağına kadar çeşitli yağların özlerinden üretilen nemlendirici ve canlandırıcı 9 farklı ürünü içeriyor.

Pırıltılı otobronzanları kullanmayı tercih edin!

Yaz aylarında en çok kullanılan kozmetikler arasında başı otobronzanlar çekiyor. Uzmanlar otobronzan seçiminde ürünün doğal ten rengiyle uyumlu olmasına özen gösterilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca kıyafetlerde leke bırakmayan, kendinden pırıltılı ürünler tavsiye ediliyor. Dünyaca ünlü makyaj sanatçılarının çoğunun otobronzan konusundaki favori markaları ise Lancome, Giorgio Armani ve Christian Dior.

Sayfa 5 of 6« ilk...23456