ev yapımı doğal maskeler

Ev yapımı doğal maskeler Evdeki malzemelerle kolaylıkla hazırlayabileceğiniz tamamen sağlıklı ve doğal, her cilt tipine özel ev yapımı cilt maskesi tarifleri… Maske yaparken dikkat!

Maske yapmadan önce yüzünüze buhar banyosu uygulayın. Bunun için derin olmayan tencerede su kaynatıp, havluyla örttüğünüz yüzünüzü 5 dakika buhara tutun. Gözeneklerin açtığını göreceksiniz.

Göz kenarlarındaki cilt çok hassas olduğu için, buralara maske sürmeyin. Çünkü kırışıklıklara yol açar.

Meyvelerle yaptığınız maskelerde, meyvelerin çürük olmamasına dikkat edin. Aksi takdirde cilde mikrop bulaştırabilirler. Ham meyveler de vitamin açısından çok zengin olmayacağı için, olgun meyveleri tercih edin.

Maskeyi temizledikten sonra, cilde yağlıysa nemlendirici krem, kuruysa da yağlı bir krem sürün.

Maske kullanıldığında yüz üzerinde hemen bir parlaklık oluşur. Maske uygularken yüzün tamamen hareketsiz olması gerekir. Özellikle sırt üstü yatarken maske uygulamak en doğru hareketlerden biridir.

Hassas ciltler için
Malzemeler:2 çay kaşığı kekik, 2 çay kaşığı krema

Yapılışı:Kekiği kaynatıp çıkarılan konsantre suyu kremayla karıştırın. Göz bölgesi hariç, yüzünüze ve boynunuza uygulayın.

Temizleme maskesi
Malzemeler: 2 çay kaşığı un, 1 çay kaşığı su, 1 çay kaşığı bal

Yapılışı: Tüm malzemeyi karıştırıp, yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 7-8 dakika bekledikten sonra ılık suyla cildinizi temizleyin.

Avokado maskesi
Yapılışı: Avokadoyu tahta kaşıkla ezip yüzünüze ve boynunuza parmaklarınızla yedirin. 10 dakika bekledikten sonra ılık suyla çıkartın. Cildinizin E vitamini ihtiyacını giderin.

Yoğurt maskesi
Malzemeler: Sabahları kahvaltıda kullandığınız mısır gevreklerinden (2 kaşık) ve 2 kaşık yoğurt

Yapılışı:Bu karışımı yüzünüze uygulayın ve ardından bol su ile durulayın. Çok daha sağlıklı ve parlak bir cilde sahip olduğunuzu göreceksiniz.

Nemlendirici maske
Malzemeler: 1 yumurta, 1 çay kaşığı un ve 1 sıvı yağ

Yaplışı: Yumurtayı çırpıp, yağ ve unla iyice karıştırın. 15 dakika kadar yüzünüzde beklettikten sonra temizleyin.

Vücut maskesi
Malzemeler: 1 bardak bal, 1/2 bardak susam ve nane.

Yapılışı: Karışımı vücudunuza uyguladıktan 15 dakika sonra ılık suyla duş alın.

Limon maskesi:
Yağlı cilt gözenekleri büyük olan cilt tiplerine girmektedir. Cildinizdeki yağ oranını düzenlemek ve yaşlanmasını önlemek için limon maskesi en uygun maske olarak görülmektedir. Toz, duman vb. olgular yağlı cilt üzerine yapışarak gözeneklerin kapanmasına neden oluyor. Böyle oluncada hiç kimsenin benimsemediği ve görüntü bozukluğu olarak görülen sivilcelerin oluşmasına neden olmaktadır. Sıkılaştırıcı ve mikropları öldürücü özellikler içeren limon, bol su içerdiği için toksinlerin vücuttan atılımını sağlıyor. Böylece cilt pürüzsüz bir görünüme kavuşuyor. Zengin C vitamini deposu olduğu için cildi dış etkenlerden koruyup cilt hücrelerinin yenilenmesine katkıda bulunuyor.

Limon Maskesi-1: 2 limon ve su. 2 Limonun kabuklarını soyun. Daha sonra bunları bir kabın içeresine koyun ve yarım çaybardağı su koyun. Üzerine bir kaç damla limon damlatın. 5 dakika bekledikten sonra robotta veya sarmısak dövenini içinde püre haline gelecek kadar ezin. Elinizi değdirdiğinizde krem şeklini alıyorsa o zaman maske ile temizlik yaptığınız cildinize bir pamukla sürün. 3-5 dakika kadar bekleyin. Bazen akne olacak durumlarda ise cilt yüzeyinizde kızarıklıklar meydana gelebilir. Bu geçici olacaktır. Daha sonra ılık sıyla yıkayıp temiz bir havlu ile kurulayın.

Limon Maskesi-2: Cildin niteliğine göre bu kez hem besleyici hem de sıkılaştırıcı bir maske türüne yer veriyoruz. Bu maskenin yapılışı için 1 limon ve 250 gr yağlı yoğurta ihtiyaç vardır. Yüzünüzü temizlik maskesiyle temizledikten sonra yağlı yoğurdun üzerine 5 damla limon suyu katın. Daha sonra bu yoğudur iyice karıştırın. Yoğurtta tortular meydana gelecektir. Bu tortu bozulma değil aksite cilt asiti tortusu oluşturmaktadır. Temizlenmiş cildinizin üzerine maske yapın. Daha sonra 15 dakika kadar maskenin kalmasını sağlayın. Unutmayın, bu maskeyi dudaklarınıza gelmemesine özen gösterin. Daha sonra ılık suyla yıkayın. Temiz bir havluyla kuruladıktan sonra cildinizi dinlenmeye bırakın.

Limon Maskesi-3: Cilt gerginleştirmek ve gözeneklerini daraltmak istiyorsanız bu maske çeşidini kullanmanızda fayda vardır. Mazlemeler, 100 gr yulaf ezmesi, 1 limon, bir yumurta hazırladıktan sonra. Yulaf ezmesinin üzerine limon suyu ve yumurtanın akını dökün. Daha sonra bu elementleri karıştırın. Taa ki krem halini alacak niteliğe kadar getirin. Daha sonra cildinize (yüzünüze, boynunuza, dekolte olacak yerinize vs.) uygulayın. Daireler şeklinde uyguladıktan sonra maske halinde 10 dakika beklemesini sağlayın. Bu süre zarfında cildinizin gerginleştiğini hissedeceksiniz. Süre aşmadan ılık bir suyla cildinizi yıkayın.

Kayısı maskesi: İki tane olgun kayısıyı püre yapın. Yüzde 15-20 dakika bekletin. Bu maske yüzü gerer. Her cilde uygulanabilir.

Çilek maskesi: İki-üç çileği iyice ezip yüze sürün. Yine 15-20 dakika yüzde bekletin. Özellikle yağlı ciltlere bu maskeyi uygulayın.

Bal maskesi: Bir yumurta sarısının birazını, bir çay kaşığı bal ve bir çay kaşığı zeytinyağı ile karıştırıp yüze sürmek, özellikle kuru ciltler için çok yararlıdır. Maskeyi yüzde 15-20 dakika bekletmek gerekir.

Yulaflı maske: Bir çorba kaşığı yulaf ve bir çorba kaşığı gül suyunu boza kıvamına gelene dek karıştırın. Yüze sürün. Yağlı ciltler için çok uygundur. Üstelik siyah noktaları temizler.

Salatalık maskesi: Sıkıştırıcı ve ferahlatıcı özelliği nedeniyle yağlıya yakın normal ciltler içindir. Cilde parlaklık verip canlandırır ve gözenekleri sıkıştırır. Salatalığın çekirdeksiz bölümünden bir kahve kaşığı alıp iyice ezdikten sonra iki kahve kaşığı nemlendiriciyle karıştırın. 10 dakika yüzünüzde bekletin. Ayda sadece iki kez uygulayın.

Yumurta Maskesi: Buğday, 2 yumurta, badem yağı ve gül suyu hazır bulundurulmalı. Hazırlığı ise, 2 avuç buğday, 2 bardak suda ezilir. Ezme işlemini sıcak suda da yapabilirsiniz. (Sıcak suda ezilen buğday soğumaya terk edilirken)2 yumurta sarısı ve bir çorba kaşığı badem yağı buğday karıştırılır. Daha sonra bu karışımı buğday ezmesine konur. İyice karıştırılıp krem halini alması sağlandıktan sonra yüze sürülür. Maske halini aldıktan sonra maske ciltte kurumaya başlanması (maskenin kuruması cildin niteliğine göre değişmektedir) hissedildiğinde ılık suyla yıkanır. Havlu ile kurulandıktan sonra cilde gülsuyu sürülür. Böylelikle ciltte meydana gelen tahrişlerin zamanla yok olması sağlanmış olur.

Havuç maskesi: 1 yumurta, zeynityağı ve havuç malzemeleri elde edilmelidir. 1 tatlı kaşığı havuç suyu çıkartana kadar robotta havucun suyu çıkartılır. Mutfak robotu olmayanlar ise havucu rendeleyip sağanda döverek suyunu çıkartabilirler. Daha sonra, 1 yumurta sarısı, yarım tatlı kaşığı zeytinyağı ve karıştırılır. Karışımı tamamlayıp inceliğini baş ve işaret parmağımızın arasına alarak inceliğini kontrol edip kıvamı yakaladığımıza emin olduktan sonra cildimize süreriz. Unutmayın her maske kalın şekilde olacak diye bir şart yoktur. Bu cilt maskesi saydam olduğu için 2-3 kat sürüldükten sonra 20-30 dakika etkileşime bırakılır. Bu süre zarfında cildinizde sıkılaşma ve hücrelerde telleşme meydana gelecektir. Süre bitiminden sonra maske uyguladığımız yer ılık suyla yıkandıktan sonra kurulanmalıdır.

Yeşil çay maskesi:
Yeşil çayın cilt için vitamin ve bakteri öldürülmesi konusunda etkili olduğu ortaya çıktı. Yeşil çay maskesi saydam bir maskedir. Bunun özelliği ise etkileşimi kolay olan bir maskedir.

Malzemeler: Yeşil çay, badem yağı, çiçek balından oluşmaktadır. Bir çaydanlıkta veya cezvede bir su kaynatılır. Kaynar haline gelen sudan bir çaybardağına konulur ve soğumaya bırakılır. Daha ılığın üstünde bir sıcaklıktan 1 yemek kaşığı dolusu yeşil çay eklenerek 5 dakika demlendirilir, süzülür ve soğumaya bırakılır. 3 yemek kaşığı dolusu bademyağı ve 1 yemek kaşığı dolusu çiçek balı iyice karıştırılır. Yeşil çay bu karışıma yavaş yavaş eklenirken karıştırmaya devam edilir. 10 dakika karşım yapıldıktan sonra maskeye hazırlayın. Elinizle veya bir yüz fırçasıyla karışımı cildinizin genişliğine göre, boyuna veya enine elinizle yapıyorsanız dairesel hareketlerle yedirin. Yaptığınız maske cildinizde 20 dakika kadar etkileşime bırakıldıktan sonra ılık suyla temizleyin. Daha sonrada soğuk su masaj yaptıktan sonra kurulayın. Cildiniz taze ve zamanla derisinde incelme görülecektir.

gülşen ile güzellik üzerine

Gülşen ile güzellik üzerine Yeni tarzıyla beğeni toplayan Gülşen, güzelilk sırlarını ve olmazsa olmaz makyaj kurallarını anlattı. Saçlarınızda yine bir değişiklik görüyoruz. Bu modele nasıl karar verdiniz?
Saçlarımın rengiyle ve modeliyle oynamayı seviyorum. Ben de, kuaförüm Yıldırım Özdemir de bu modeli yapmayı düşündük. Yüzüme çok yakıştığını düşündüğüm, çok rahat bir kesim. Genelde sahne ya da çekim öncesi hep kuaför yapar saçımı fakat bu model o kadar pratik oldu ki, kendim yukarı doğru tarayıp karıştırıyorum, biraz da sprey sıkıyorum, inanılmaz zaman kazanıyorum.

Dünden bugüne Gülşen

Size göre güzel kadın nasıl olmalı?
İnsanın karizması ve enerjisi dış görünümünü de etkiliyor. Belli bir hayat duruşu olan kadın güzeldir bence. İlla ki renkli gözler ve kalın dudaklar değil, bazen çarpık dişler, kemerli bir burun da güzel olabilir; önemli olan insanın ışığı. Mesela, Amy Winehouse birçok kişiye göre güzel olmayabilir fakat ben onu çok karizmatık ve güzel buluyorum.

Cilt bakım rutininizi anlatır mısınız? Karma bir cildim var ve temizliğine çok dikkat ediyorum. Yurt dışından aldığım pirinç tozuyla her sabah ve akşam yüzümü yıkarım ve ardından mutlaka tonik sürerim. La Colline”ın ürünlerini kullanıyorum son zamanlarda. Bir de Lancöme”un nemlendiricisi ile La Prairie”nin göz kremi her gün mutlaka kullandığım bakım ürünlerim.

Annenizden öğrendiğiniz güzellik sırlarınız var mı?
Annemin bana verdiği en güzel öğüt makyaj
yapmamaktır. Kendisi hayatı boyunca en fazla beş kez makyaj yapmıştır. Sadece ruj sürer ve mükemmel bir cildi vardır. Bu öğüdü dinliyorum ve sahne ve çekimler dışında çok gerekli olmadıkça yüzümü yoracak makyaj yapmıyorum.

Vazgeçemediğiniz güzellik ürününüz hangisi?
Hiçbir şey sürmesem bile, maskaram olmazsa olmazımdır. Kirpiklerim açık renk olduğu için biraz belirgınleştiririm.

Parfümünüz hangisi?
Birkaç tane parfümüm var, moduma göre değiştirerek kullanıyorum. Calvin Klein”ın Be parfümü yıllardır vazgeçemediğim bir koku. O kadar çok seviyorum ki, içinde yıkanabilirim. Ayrıca Thierry Mugler”in Angel Innocent1! da çok sevdiğim bir kokudur.

“Keşke yapmasaydım” dediğiniz bir güzellik hatanız oldu mu hiç?
Genç kızken gür, belime kadar uzanan saçlarım vardı. 16 yaşındaydım ve saçlarımın sarı olmasını istiyordum. Bir gün, iki şişe oksijeni saçıma boşalttım. Sonuç: Saçlarım elimde kaldı! Neyse ki çabuk toparlandılar, fakat ben dersimi çoktan almıştım.Spor hayatımın vazgeçilmez bir parçası. Son olarak Fast Gym”i denedim ve çok memnun kaldım. Yüzme, pilates, kardiyo da yapıyorum. İstanbul”da beş farklı spor kulübüne üyeyim. O gün nereye yakınsam oraya gidip spor yaparım.

Makyaj hilelerine göz atmaya ne dersiniz!

Saç
Yıldırım Özdemir Kuaför’den Emre Bakacak, Gülşen”in saçının platin renginin çarpıcı olduğu kadar bakımı zor bir renk olduğunu söylüyor. “Gülşen”in siyah saçlarını bu tona çevirmek için bir haftada yavaş yavaş açmamız ve renk pigmentlerini geri kazandırmak için inci sarısı bir boya uygulamamız gerekti.” diye ekliyor. Bakacak, saça ayda bir uygulanan protein bakımının da gerekli olduğunu belirtiyor.

Makyaj
Makyöz Çiğdem Vartası, Gülşen”in dumanlı göz makyajı için M.A.C., Eyeshadovv in Fiction (33 YTL) farı, Shiseido, SL1 Black Variations (114 YTL; parfümerilerde) far paletini ve göz içlerine çektiği Chanel. Le Crayon Yeux (39 YTL; parfümerilerde) göz kalemini kullandı. Yartaşı, Bourjois, Lipstick in Lovely Rouge (25 YTL, Boyner; O212 345 50 70) ruju tercih etti.

Süslü haberler!

seksi güzellik için

Seksi güzellik için Çekici ve kusursuz olmak mı istiyorsunuz? İşte size seksi olma yolunda ilk adımı attıracak öneriler. Seksi, çekici ve dolayısıyla güzel görünmek için tepeden tırnağa itina şart. Bu özeni göstermekse tahmininizden kısa zaman ve masrafla gerçekleşebiliyor.

Dudaklar için

Seksi dudaklar
için iki seçeneğiniz var, ya kırmızı renkte ruj ya da dudağın doğal rengi. İlk durumda kırmızının teninizle uyumlu bir tonunu yakalamanız gerekiyor. Rujun düzgün
ve kalıcı olması için ruju fırçayla sürebilirsiniz. Ruju sürdükten sonra bir kat da parlatıcı kullanın. Dudaklarınızın doğal renginde kalmasını istiyorsanız sadece parlatıcı sürün.

Öpülesi dudaklar için!

Göğüsler için

İçinde pırıltılar bulunan bir kremi dekolte
bölgenize sürün! Teniniz beyazsa pembe tonlarında ışıltılar taşıyan kremi tercih edin.

Yanık tenliyseniz, tercihinizi altın rengi ışıltılar taşıyan bir kremden yana kullanın. Büyük bir fırça ile iki göğsünüzün arasına bronz toz pudra sürmeniz de göğüslerinizin daha yuvarlak görünmesini sağlar.

Saçlar için

Saç renginizin birkaç ton açığından gölgeler yaptırarak her zaman “ışıltılı” görünebilirsiniz. Bir başka öneri de saçınıza parfüm sürmeniz. Ensede bol toplanmış topuzun her zaman seksi göründüğünü de hatırlatalım. Uzun saçlıysanız saçınızı gün için de fırçalamayı ihmal etmeyin.

Ayaklar için

Bacaklarınız bronz pırıltıları olan kremlerden sürebilirsiniz. Topuklarınızın pembe
görünmesini de sağlamalısınız. Ve tabii ayakkabı seçimi. Topuklu, sivri ayakkabıların seksi olduğu kesin. Ancak rahatsız ayakkabılar duruşunuzu bozup nasırlara sebep olabileceğinden ayakkabı seçiminde rahatlığı ve kaliteyi ön planda tutun.

Boyun için

Ensenizi açıkta bırakacak bir saç modeli boynunuzu gözler önüne serecektir. Birkaç damla parfüm, boyuna sürülen ten renginde pudra, hafif sarkıntılı küpeler dikkati boyuna çekmek için yeterli. Boynu tümüyle açıkta bırakmak ya da ince bir kolye takmak da size kalmış bir seçim.

Eller için

Tırnaklarınızın hepsi ayni uzunlukta olmalı. Tırnaklarınız farklı boylarda ise tercihinizi doğal renklerden yana kullanın. Kısa kesilmiş ve parlatıcı ile doğal bir görünüm almış tırnaklar da seksi olabilirler. Enteresan, ama çok dikkat çekici olmayan bir yüzük de farklı bir stil yaratmanızı sağlayabilir.

çocuklarda sosyal fobi

Çocuklarda sosyal fobi Bir çok anne ve baba, çocuklarının zaman zaman çok çekingen olduğundan, tanımadığı insanların olduğu ortamlarda hep geri planda kaldığından, hiç veya bir-iki arkadaş edinip diğer insanlarla sohbet bile etmediklerinden… Bir çok anne ve baba, çocuklarının zaman zaman çok çekingen olduğundan, tanımadığı insanların olduğu ortamlarda hep geri planda kaldığından, hiç veya bir-iki arkadaş edinip diğer insanlarla sohbet bile etmediklerinden, dışarı çıkıp arkadaşları ile oynamak yerine çok uzun saatler bilgisayar oyunu oynadığından, zamanının çoğunu yalnız başına odasında geçirdiğinden şikâyet ederler. Bu durumun yaş büyüdükçe geçmesini veya hafiflemesini beklemek yanlıştır. Çünkü bazı çocuklar yaşıtlarından farklı olarak, yeni bir ortama girmek veya tanımadığı insanların olduğu ortamlarda tek başına olmakla ilgili yoğun kaygı ve huzursuzluk yaşarlar. Bunun sebebi, psikolojide “sosyal fobi” veya “sosyal kaygı” adı verilen bir durumdur.

Bu tip çocuklar, sosyal ortamlarda utanç verici bir duruma düşmekten veya yargılanmaktan çok korktuğu için fobik reaksiyonlar gösterip, sosyal ortamlara girmekten kaçınırlar. Böyle durumlarda oldukça çekingen veya utangaç bir yapıya sahip oldukları için söyleyecekleri ya da yapacakları herhangi bir şeyin onları başkalarının gözünde utanç verici bir duruma sokmasından korkarlar ya da insanlar arasında nasıl davranmaları gerektiğini bilemezler. Hatta zaman zaman başkalarının kendilerinden üstün olduğu düşüncesine kapılırlar. Çocukluk döneminde başlayan sosyal fobi bu kişilerin hayatlarına birçok kısıtlamayı da beraberinde getirir. Örneğin okulda parmak kaldırmak, toplum içinde söz alıp konuşmak, tahtaya kalkıp yazı yazmak okulda kaçındıkları davranışların başında gelirken, bir mağazaya girip tek başına bir şeyler almak veya sokakta birine bir şey sormak günlük yaşantıda çocuğu zorlayan davranışlardır. Fakat bütün bunlara genel olarak bakılması ve bu durumun sadece utangaçlıkla karıştırılmaması gerekir. Utangaç insanlar çevrelerinde başkaları varken rahat olamazken sosyal fobikler kendilerini rahatsız hissettikleri bu durumlardan kaçınırlar. Sosyal fobik olan çocuklar bu okul ve sosyal hayatlarında yaşadıkları bu engellemelerden dolayı günlük hayatta oldukça sıkıntı yaşayabilirler. Bahsettiğimiz sabit korku tek bir duruma indirgenmiş olabilir, ya da durum çok daha ileri seviyede yaşanıyor olabilir. Çocuk okulda gerçekleştirilmesi gereken sosyal aktivitelerden korkmaya başlarsa okula gitmekte yoğun isteksizlik duyup bu durumda kaçınma davranışları geliştirebilir; örneğin fizyolojik kökeni olmayan mide bulantıları veya boğaz ağrıları bu sebepten kaynaklanabilir.

Sosyal fobide sergilenen davranışları daha iyi anlayabilmek için durumu bir kısır döngü olarak düşünebiliriz. Sosyal fobisi olan kişiler ateş basması, aşırı terleme, titreme ve diğer kaygı sinyalleri olan konuşma zorluğu, bulantı ve mide rahatsızlıkları gibi belirtilerin ortaya çıkmasından korktukça, bu belirtiler daha fazla görünmeye başlar ve bir zaman sonra kaçınma davranışı bir yaşam şeklini alabilir.

Bu bozukluk tipik olarak çocuklukta ya da erken ergenlikte başlar. Yapılan araştırmalara göre, sosyal fobiklerin % 40’ ı, 10 yaşın altında % 95 ‘i ise 20 yaşın altında görülmektedir. Bu sebeple erken yaşlarda teşhis ve tedavi çok önemlidir. Sizin de gözlemlemeniz amacıyla, sosyal fobi de kişinin yaşadığı zorlukları toparlayacak olursak:

Sınıfta yüksek sesle okumak, yapılan tartışmalara katılmak, parmak kaldırıp söz almak
Yetişkinlerle sohbet etmek
Bir sohbeti kendiliğinden başlatmak
Restorantta kendi başına bir şey sipariş etmek
Davet edildikleri arkadaş doğum günlerine veya partilerine gitmek
Haklı oldukları durumlarda gerekli savunmayı yapmak
Yabancılarla konuşurken göz kontağı kurmak gibi konularda sıkıntı yaşayıp bu durumlardan kaçınma davranışları gösterirler. Bunların yanı sıra, dikkatin onlara çevrildiği hemen her ortamda rahatsızlık hissedip tepki gösterebilirler.
Bu konuda yaşanılan sıkıntıları çözümlemek için zaman geçirmeden bir uzmana başvurmanın yanı sıra aile ve öğretmenlerin de bu konuda destek olmak amacıyla yapabilecekleri bir takım davranışlar vardır. Öncelikle öğretmenler, bu çocukları korktukları veya kaçındıkları davranışlarla ilgili cesaretlendirici sınıf çalışmalarına alabilirler. Örneğin, okul içindeki sosyal etkinliklerde öncelikle başarabilecekleri hedefler koyularak çalışmalara katılabilirler. Bunun yanı sıra öğretmenlere düşen görevlerden biri de çocuğun sınıftaki ortamda fiziksel veya sözlü tehditlere maruz kalmamasını sağlamaktır. Sınıfta sunum yapan veya konu hakkında fikri söylenmesi istendiğinde bu durumdan dolayı yoğun kaygı yaşayan çocuk için sınıf ortamını sakinleştirmek ve alay konusu olmamasını sağlamak gerekir. Ayrıca, yaşı daha küçük olan çocuklar için öğretmenleri sınıfta utangaçlık ve çekingenlik ile ilgili hikâyeler okuyabilirler. Ailelere bu konuda düşen görevlere bakacak olursak; anne ve babanın çocuğun karşılaştıkları her türlü problemde çözümleyici görevi görmesi bu konuda çocuğu tembelliğe alıştırdığı gibi kaçınma davranışını da tetikler. Anne veya babasının herhangi bir sorunda müdahale edeceğini bilen çocuk halletmesi gereken sorunlarda gölgede kalabilir veya sorunu görmezden gelebilir. Bu durumlarla karşılaşılamaması için çocuğun karşılaştığı problemleri başka açılardan incelemesine yardımcı olunmalı, çok yönlü düşünmeye teşvik edilmeli ve ona bunları uygulaması için zaman verilmelidir. Bunun yanı sıra, çocuk eğer okulda arkadaş bulmakta zorlanıyorsa onun anlaşabileceği çocuklarla okul dışı ikili görüşme zamanları ayarlanması ona bu konuda destek olacaktır.

Bu yaşanılan sıkıntılar tabii ki çözümsüz değildir. Sosyal fobinin tedavisi konusunda yapılan çalışmalar, çocuğa değişik sosyal ortamlarda göstermesi beklenen davranışları ve gerekli sosyal becerileri kazandırırken yaşadığı gerginliği azalmasına da yardımcı olur. Alınan profesyonel yardım sayesinde, daha iyimser düşünüp olayları gerçekçi bir pencereden incelemeyi öğrenen çocuk sosyal ortamlara daha rahat girer ve de adapte olur. Kaçınma davranışından vazgeçen çocuk için artık yeni bir süreç başlar. Ortamda kaygı veren bir durum olmadığını görmesi bu konuda kendine duyduğu güveni arttır ve kısır döngü halini almış düşüncelerinde de çözülmeler meydana gelir.

Merve Soysal Başa
Klinik Psikolog
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü
Çocuk ve Genç Bölümü
www.dbe.com.tr

kanyon da şenlik var

Kanyon 12-13 Temmuz ve 19-20 Temmuz tarihlerinde birbirinden renkli ve eğlenceli çocuk atölyeleri PACE Çocuk Sanat Merkezi işbirliğiyle Kanyon”da gerçekleşecek. Oyuncak heykeller, çakalım – renklendirelim, rengarenk uçurtmalar ve topaç atölyeleri 13:00-18:30 saatleri arasında B2 katı meydanda olacak. Çocukların hayal güçlerini ve yaratacılıklarını kullanacakları sanat atölyelerini kaçırmayın!
Kanyon Çocuk Atölyeleri Program:
12-13 Temmuz
Rengarenk Uçurtmalar
Her çocuğun kendi uçurtmasını renklendireceği etkinlikte gün boyunca çocuklar Kanyon”da hayallerini uçuracaklar.

Topaç Atölyesi

Topacı nostaljik oyun olmaktan çıkaracak olan bu atölyede çocuklar önce kendilerine verilen doğal ahşap topaçları rengarenk boyayacaklar; sonra da bu topaçları hep birlikte çevirecekler. Tabii ki anne babalarından fırsat bulurlarsa!
19-20 Temmuz

Oyuncak Heykeller
Çocukların el becerisini geliştirecek ve yoktan oyuncak var etmelerini sağlayacak bu etkinlikte çocuklar gazete, koli bandı ve rengarenk hamurlar kullanarak hayallerindeki oyuncakları yaratacaklar.
Çakalım ve Renklendirelim

Anne ve babalarımızın çocukluklarında renkli ipler, değişik boncuk ve düğmelerle yaptığı ve şimdi çoğunun unuttuğu bu zevkli ve eğlenceli çalışmayı Kanyon”da şimdiki çocukları deneyecek.
Not: Atölyeler ücretsizdir.

yeni çıkan bebek ürünleri

Yeni çıkan bebek ürünleri Pusetten mama sandalyesine, tuvalet eğitimi setlerinden organik bebek kıyafetlerine kadar bebeklerle ilgili tüm yeni çıkan ürünler…
Playskool İkili Egzersiz Arkadaşım, Fiyatı: 72,00 YTL

Graco Poussette Trekko Bebek Arabası, Fiyatı: 460 YTL

Portamee marka ana kucağı, Fiyatı: 182 YTL

Cariboo marka beşik

Fisher Price, Zen Koleksiyonu

Ameda Lactaline Elektirikli ve Pilli Süt Pompası, Fiyatı: 400,00 YTL

bebek büyütürken yapılan 10 büyük hata

Bebek büyütürken yapılan 10 büyük hata Medical Park Fatih Hastanesi Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Uzmanı Dr. Feyza Çivici Gümüş; annelerin en değerli varlıkları çocuklarını büyütürken yaptıkları başlıca hataları anlattı. 1- EYVAH SÜTÜM YETMİYOR, MAMA VERMELİYİM: Yeni annelerin en çok endişe ettiği konulardan biri; bebeğin aç kalma ihtimalidir. Bu nedenle de çoğu zaman bebekler gereksiz yere mamayla besleniyor. Anneler, sütlerinin yetip yetmediğini bebeğin çişini takip ederek anlayabilir. 24 saatte en az 5-6 kez bezini ıslatan bebek, anne sütüyle doyuyor demektir. Anne sütü yetersizliğine ancak bir çocuk hastalıkları uzmanı karar verebilir ve o tavsiye ederse, mama takviyesine başlanabilir.

2- ŞEKERLİ SU SARILIĞA İYİ GELİR: İlk günlerde anne sütünün gelmesinde yaşanabilecek bir sorun, bebeğin zayıflamasına ve sarılık oluşumuna yol açabilir. Halk arasında, aç kalan ve az idrara çıkan bebeklere şekerli su verilmesi önerilir. Oysa bebeğin beslenmesinde şekerli suyun yeri yoktur.

3- ÇOCUĞUM 2 YAŞINA GELDİ, ARTIK BEZİ BIRAKMALI: İki yaş, çiş eğitimi vermek için başlangıç dönemidir. Ama çocuk bu konuda zorlanmamalı, altına kaçırdığı için azarlanmamalı, sık sık tuvalete tutularak eğitim verilmelidir.

4- DONDURMA HASTA EDER: Dondurma, tüm çocukların sevdiği ve faydalı bir gıdadır. Ancak boğaz ağrısına neden olmaması için yalayarak yenmeli ve yanında mutlaka su içilmelidir.

5- GÜRBÜZ ÇOCUK SAĞLIKLI OLUR: Gürbüz çocuk, sağlıklı çocuk değildir! Dengeli beslenen çocuk, zayıf da olsa sağlıklı kabul edilir. Çocukları asla yemek yeme konusunda zorlamayın. Yemediği zaman beslenmeyi sonlandırın.

6- ÇOCUK SICAK HAVAYI SEVER: Çocuk, her zaman terlemeyeceği şekilde giydirilmelidir. Üşüyeceği korkusuyla çocuğu çok giydirmek ve sarıp sarmalamak, terlemeye ve hasta olmaya yol açar. Pamuklu kıyafetler tercih edilmeli, içinde naylon karışımı olan ve özellikle polar tipinde olan kıyafetler giydirilmemelidir.

7- FAZLA HAREKET EDERSE, TERLEYİP HASTA OLUR: Hasta olur endişesiyle çocuğun hareket etmesini kısıtlamak yanlıştır. Terleyince üstünü değiştirebilirsiniz. “Terledin, artık otur” demek, onu tembel ve hantal yapar.

8- ŞAŞILIK BÜYÜYÜNCE GEÇER: Çocuklarda şaşılık bir yaşına kadar fizyolojiktir. Bir yaşından sonra düzelmeyen şaşılıklar için mutlaka göz doktoruna gidilmelidir. Bir yaşından önce bebeklerde Nistagmus (göz küresinin istemsiz titremesi) görüldüğünde de, mutlaka doktora başvurulmalıdır.

9- USLU DURDU, HAMBURGERİ HAK ETTİ: Çocuklar sağlığı ciddi şekilde tehdit eden fast-food gıdalardan uzak tutulmalıdır. Bu ödüllendirme şekli yerine, başka yöntemler seçin. Mesela onu sinemaya ya da tiyatroya götürün.

10- AĞLADI, HEMEN KUCAĞIMA ALAYIM: Her ağladığında kucağa almak, bir çözüm değildir. Ağladığı zamanlarda yanına yaklaşıp onunla konuşmak, ten temasında bulunmak, ona şarkı ya da ninni söylemek veya karnını okşamak da bebeği avutabilir.

Sayfa 4 of 6« ilk...23456